DESTEK OL!
Gönüllü Ol
HABERLER

TaTuTa Çiftlikleri gönüllülerini ağırlamaya devam ediyor

Yayınlanma Tarihi: 14 Mayıs 2020
TaTuTa Çiftlikleri gönüllülerini ağırlamaya devam ediyor

Buğday Derneği’nin Türkiye’deki ekolojik çiftliklerde gönüllülük imkanı sunan, bugüne kadar farklı kültürlerden pek çok insanı buluşturan projesi TaTuTa (Ekolojik Çiftliklerde Tarım Turizmi ve Gönüllü Bilgi, Tecrübe Takası), baharda olmamıza rağmen Covid-19 salgını sürecinde ortaya çıkan kaygılar ve seyahat kısıtlamaları nedeniyle sessiz günler yaşıyor. TaTuTa ev sahiplerinden kimi gönüllü kabul etmeye ara verdi, kimi ise “gönüllüsüz olmaz” diyerek gerekli güvenlik tedbirini alarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

TaTuTa Koordinatörü ve WWOOF Federasyonu Başkan Yardımcısı Ahmet Berkay Atik ve gönüllü kabul etmeye devam eden Erzincan Kemaliye’de bulunan Yalçıner Çiftliği’nin sahibi Latif Yalçıner ile Covid-19 salgını döneminde TaTuTa faaliyetlerinin devamlılığı ve gönüllülük olmadan yeri doldurulamayan sosyal beslenme üzerine konuştuk.

Röportaj: Aslı Gürbüz (Buğday Derneği Gönüllü İletişim Ekibi)

Covid-19 salgını nedeniyle oluşan kaygılar ve seyahat kısıtlamaları nedeniyle TaTuTa sisteminde değişiklik olacak mı? Mevcut dönemde TaTuTa nasıl işleyecek? 

Berkay Atik: Bu salgının Türkiye’de ilk başladığı günlerde herkes gibi çiftçiler de temkinli yaklaştı. Mevcut başvuru ve daha önceden sözleştikleri gönüllülere iptal kararlarını bildirmek zorunda kaldılar. Şu sıralar ise toplum genelinde normalleşmeye yönelik adımlar var. Bazı çiftçiler bunu bir şekilde baş edebilecekleri bir durum olarak görmeye başladı.

Biz de TaTuTa olarak bu dönem için ortak bir karara vardık. Gönüllü başvuru sistemimizi açık tutuyoruz, TaTuTa devam ediyor. Türkiye genelinde 91 tane ev sahibimiz var. Gönüllü kabul edip etmemeyi ev sahiplerinin kendi iradelerine bıraktık. Dolayısıyla, 91 ev sahibinin bir kısmı kendi kararlarına göre gönüllü kabul ediyor, bir kısmı etmiyor. Şu an gönüllü olarak ziyaret etmek için yeterli sayıda seçenek var. Doğu’da da, Ege’de de, Akdeniz’de de seçenekler var. 


Ahmet Berkay Atik

Baharın sonundayız, normal şartlar altında olsaydık; TaTuTa’nın iyice güzelleştiği, gönüllülük başvurularının arttığı bir döneme girecektik. İçinde bulunduğumuz süreçte, gönüllü başvuru sayıları azaldı mı?

Berkay Atik: Evet, bahar uyandığında insanların içinde kırsala gitme isteği de uyanıyor ki bu bizim başvuru sayımıza direkt yansıyor. Mart-Nisan aylarında başvurular artmaya başlıyor. Tam bu zamanlarda, Mayıs-Haziran aylarında ise başvurular iyice artıyor. Bu dönemde ise ziyaret başvuruları seyahat kısıtlamaları nedeniyle mecburen azaldı. Yerli gönüllülerin birçoğu İstanbul’dan olduğu için ziyaret sayısı epey düştü. Mevcut durumda, kendi ilinin sınırları içerisinde, İzmir merkezde yaşıyorsan mesela İzmir kırsalındaki TaTuTa’ya gidebilirsin.

TaTuTa sistemine yapılan kayıtlar ise devam ediyor. İnsanlar ileriyi düşünerek sisteme kaydoluyor. Üyelik bir yıllık olduğu için şimdiden kaydolup bu salgın geçince ziyaret yaparım diye düşünüyorlar. 

TaTuTa sayesinde, yurtdışından birçok gönüllü Türkiye’deki kırsal yaşamı deneyimliyor. Bu yaz, yurtdışından ziyaretçi gelebilecek mi?

Berkay Atik: TaTuTa ev sahipleri, bugüne kadar Malezya’dan Afrika’ya, Rusya’dan Amerika’ya, Avrupa’nın ise hemen hemen her ülkesinden ziyaretçi ağırladı. Bu yaz ise uluslararası uçuşlar kısıtlandığı için yabancı ziyaretçiler gelemiyor. Uzun vadeli düşünerek kayıt olan yabancı gönüllüler var.

Latif Abi, gönüllü kabul etmeye devam eden ev sahiplerindensin. Senin çiftliğine bu dönemde başvuru talepleri oluyor mu? Başvurular ne kadar azaldı?

Latif Yalçıner: Son zamanlarda başvurular çok düştü. Eskiden yılda 10’un üzerinde gönüllü geliyordu. İki ay kalan da oluyordu, bir hafta kalan da oluyordu.  Şu an çiftliğimizde gönüllü yok. Haziran sonu için bir kişi müracat etti; onu kabul ettik. 


Latif Yalçıner

Çiftliklere gelecek gönüllülerin güvenliği için nasıl tedbirler aldınız?

Berkay Atik: Gönüllü kabul eden her çiftlik kendi önlemleri ile hareket edecek. Gönüllüyü ayrı bir evde yatıracağım diyen var, çadır kurmayı düşünen var. Fiziksel mesafemizi koruyarak, zaman geçirebiliriz diyenler de var. 

Latif Yalçıner: Mesala biz konaklama yerlerini ayrı tutarak 14 gün karantina uygulayabiliyoruz. Üç katlı bir yerimiz var. Evin içerisine girmeden de alt kata girilebiliyor. Alanımız büyük olduğu için yemek yeme bölümünü de ayırabiliyoruz. 14 günlük süreyi bu şekilde ayarlayacağız. Dolayısıyla, çiftliğin koşulları da izin verdiği için herhangi bir endişe duymuyoruz.

Aslında kalabalık ve sıkışık kentlerle kıyaslandığında bir çiftlik, hem fiziksel sağlığımız hem psikolojik sağlığımız için daha korunaklı olabilir. Bu konudaki görüşünüzü alabilir miyim?

Berkay Atik: İnsanlar şu an bir çiftlik ziyareti yapmaya çekiniyor olabilirler. TaTuTa ev sahiplerinin de böylesine olağanüstü bir durumda kapılarını kapatıyor olmaları anlayışla karşılanması gereken bir durum. Yine de şehirlerle karşılaştırdığımızda, gerekli önlemler alındığı zaman bir çiftlik belki de bulunabileceğimiz en güvenli yerlerden biri; çünkü şehirdeki kadar fazla insana maruz kalmıyorsunuz. TaTuTa yaparken sadece ev sahibi aileyle, bir de varsa diğer gönüllülerle birlikte oluyorsunuz. Sürekli açık havadasınız, sağlıklı besleniyorsunuz.

Latif Abi, gönüllü kabul etmeyen çiftliklerin genel kaygılarını biliyoruz. Senin bu dönemde neden gönüllü kabul ettiğini öğrenmek isterim. Altında yatan özel bir motivasyonun var mı?

Latif Yalçıner: Çiftliğimiz büyük, dolayısıyla gönüllü olmadığı için zorlanıyoruz. Mart ile Kasım ayları arasında yoğun bir iş gücü ihtiyacı oluşuyor. 15 dönümlük büyük bir çiftliğimiz var, farklı işlerimiz oluyor. Dut üretimi ağırlıklı olarak dikili tarım yapıyoruz. Hasat zamanı dutları topluyoruz, kurutuyoruz; topladığımız dutlardan pekmez ve pestil yapıyoruz.  Topladığımız meyvelerden reçel yapıyoruz, bunları paketleyip satışa sunuyoruz. Toprağın bakımı, ağaçların budanması, bahçenin temizlenmesi, su kanallarının açılması gibi işlerimiz oluyor. Bu saydığım faaliyetler için iş gücü ihtiyacımız oluyor. Bu süreçte ise, eşim, annem, iki tane de oğlum var, bana destek oluyorlar. Üç tane de personelimiz çalışıyor.

Gönüllü iş gücü dışında, TaTuTa projesinin ve gelen misafirlerin farklı kültürleri bir araya getirmesi ve Kemaliye’nin tanıtımı açısından bölgeye oldukça olumlu etkileri oldu. Brezilya’dan Malezya’ya dünyanın her tarafından gönüllüleri ağırladık, kültürümüzü tanıttık. Misafirlerin çiftliğimizde oluşturduğu hava çok farklı. Gönüllüler mutlu olarak çalışıyorlar. İçlerinden yemek yapıp bize sunan da oluyor; kitap okuyup özetini anlatan da oluyor.  Yemekleri birlikte neşeyle yiyoruz,  dinlenirken yine birlikte oluyoruz. Bizim genel olarak motivasyonumuzu artırıyorlar. Çiftliğin o halleri bir başka… Bu ortamın devamlılığı için de gönüllü kabul ediyorum. 



Berkay, TaTuTa Koordinatörü olarak pek çok TaTuTa ev sahibi ile iletişimdesin. Ev sahiplerinin bu dönemde gönüllü sayısının azalması üzerine sana ilettiği ihtiyaçları oldu mu? Nasıl dönüşler alıyorsun?

Berkay Atik: TaTuTa ev sahiplerinin çoğunluğu gönüllü olmadan hayatta kalabilen çiftlikler. Fakat gönüllülüğün bir de sosyal boyutu var. Çoğu Tatuta ev sahibi gönüllüleri iş gücü olarak görmüyor, onlar için sosyal alışveriş daha değerli. Bu dönemde, bu sosyal beslenmeden mahrum kaldılar.

Mesela, Avşa Adası’ndan bir TaTuTa ev sahibi “Bu böyle gitmez, gönüllüsüz olmuyor” diyor. Gönüllülerin muhabbetini çok seviyor, şu an o muhabbetten mahrum kaldı. “Çadır mı ayarlayacağım, bir yolunu bulacağım. Gönüllüler mutlaka gelsin” diyor.   

Ne güzel bir yere geldik. İkiniz de TaTuTa’nın çiftliklere gönüllü iş gücü sağlamanın ötesinde, ev sahiplerine kültürel ve sosyal ilişkiler için alan açtığını anlattınız.  

Berkay Atik: Şöyle düşün; iş gücünü başka şekilde de temin edebilirsin. Yevmiyeyle işçi çalıştırırsın; yine o elma toplanır, o hasat yapılır. Oysa çiftçiler mobil insanlar değildir. Çok kolay terk edemezler bulundukları yeri; çünkü bahçenin ilgiye ihtiyacı var. Başka insanların onlara gidiyor olması çiftçiler için çok renkli bir durum, para ile satın alınamıyor. Yerli veya yabancı hiç fark etmez, yeni insanlarla tanışıyorlar. Ev sahibi olarak onlardan bir şey öğrenebiliyorlar. Amasya’daki bir çiftçi abimiz; “Bu yaşıma geldim, ben dünyayı gezemedim; ama TaTuTa sayesinde dünya bana geldi. Dünyanın her tarafından insan ağırladım.” derdi. Bu sosyal alışveriş bizim için çok önemli.

Sadece gönüllüler değil, ev sahipleri de bu sistemde birbirini ziyaret edebiliyor. Türkiye’deki bir TaTuTa ev sahibi yurtdışındaki ekolojik çiftliklerde gönüllülük imkanı sağlayan WWOOF’un uluslararası ağındaki herhangi bir ülkeye gidip orada kendi meslektaşlarından yeni bir şey öğrenebilir. Döndükten sonra burada öğrendiklerini uygulayabilir, buradaki gönüllülere aktarabilir. Türkiye’de de oluyor. Aynı bölgede olan ev sahipleri bilgi alışverişi ve muhabbet için birbirlerini ziyaret edebiliyor, tanışabiliyorlar.

TaTuTa’nın sağladığı, pek bilinmeyen bir fırsata değindin. TaTuTa ev sahipleri kendileri de ziyaretçi olarak yeni ilişkiler kurabiliyor, farklı yerlerdeki kırsal hayatı deneyimleyebiliyor. Peki bu dönemde, çiftlik ziyareti yapan bir ev sahibi oldu mu? 

Berkay Atik: Şubat sonunda TaTuTa ev sahiplerimizden birini kendi imkanları ile İtalya’ya gönderdik. Kendisi yıllardır organik tarım yapan tecrübeli bir çiftçi. Yurtdışındaki çiftlikleri görmek, yeni şeyler öğrenmek istiyordu. Ona İtalya’daki WWOOF ağından 3-4 tane çiftlik ayarladık. Göreceği yerlere, öğreneceği yöntemlere göre çok güzel bir rota oluşturduk. Bu arada, koronavirüs salgını nedeniyle çiftliklerin çoğuna gidemedi. Neyse ki sağlığı yerinde, sorun yaşamadan geri döndü. Salgın olmasaydı ve orada kalabilseydi, İtalya’daki çiftliklerden yeni bir şey öğrenip burada öğrendiklerini uygulayabilirdi.

Berkay, aynı zamanda WWOOF (Worldwide Opportunities on Organic Farms – Organik Çiftliklerde Uluslararası Fırsatlar) Federasyonu Yönetim Kurulu’nda Başkan Yardımcısısın. Gönüllü kabul eden yabancı çiftliklerde durum nasıl, konuşuyor musunuz? 

Berkay Atik: Evet, WWOOF ekibi ile temas halindeyiz. Salgın başladığından beri her ülkede toplam ziyaretçi rakamlarında ciddi düşüşler oldu. Uluslararası uçuşlar kısıtlandığı için yabancı ziyaretçi sayıları her ülkede düştü. Yerli gönüllülerin katılımı ise ülkeden ülkeye değişiyor. Çok sıkı karantina önlemleri olan ülkelerde kendi ülkesindeki çiftliklere gidemeyenler var. Diğer ülkeler yerli gönüllülerin sistemi kullanmaları için kendi vatandaşlarına yönelik iletişimlerini artırdı.

Son olarak; TaTuTa ziyareti yapmayı düşünenlere önerileriniz ne olur? Eklemek istediğiniz bir mesaj var mı?

Berkay Atik: TaTuTa yapmak isteyenler şu an bir çiftlik ziyareti yapmaya çekiniyor olabilirler. Sonuçta bu salgın bitecek. Üyelik bir yıl geçerli. Sisteme kayıt olup şimdiden çiftlikleri incelemeye başlayabilirler. Önümüzdeki dönem planlarına, takvimlerine dahil edebilirler. 

Latif Yalçıner: Toplumsal sağlığımızın gündemde olduğu, hastanelere büyük yatırımların yapıldığı bu dönem için genel bir mesajım olacak.  Ekolojik yaşamı sürdürmeye ve geleneksel yöntemleri kullanmaya ağırlık verirsek toplum olarak daha sağlıklı olacağız. Dedem bu çiftlikte sağlıklı, uzun bir ömür geçirdi; çünkü toprakla uğraştı ve çok mutlu oldu. Toplumsal sağlığımız için ekolojik tarıma yatırım yapılmalı.


TaTuTa’ya wwoofturkey.org sayfasından kayıt olabilirsiniz.

Ahmet Berkay Atik

2010 yılında TaTuTa gönüllüsü olarak yola çıktı. TaTuTa ağındaki tüm ev sahiplerini gezme hayalini kurarken kendini Buğday Derneği’nde buldu. Bugün Kaz Dağları’nda bir köyde yaşıyor, TaTuTa/WWOOF Türkiye Koordinatörü ve WWOOF Federasyonu Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor.

Latif Yalçıner

Kemaliye, Erzincan’da dut ve meyve ağaçlarının gölgelendirdiği çiftlikte, tertemiz suyunu içip tertemiz havasını içine çekebildiği, dalından meyveleri koparıp yiyebildiği, damdaki yıldızların ışığı ve kayan yıldızların seyriyle uyuyabildiği, sabahları ise arıların günaydın uğultusu ile heyecanla uyanabildiği, sağılan taze süt kokusunu koklayabildiği ve daha tarifi yaşanmadan bilinemeyen pek çok güzelliği tadabildiği için kendini doğuştan şanslı buluyor. TaTuTa Programı ile, bu yaşamı tüm misafirleri ile paylaşmayı amaçlıyor.

Röportaj: Aslı Gürbüz (Buğday Derneği Gönüllü İletişim Ekibi)

Fotoğraflar: WWOOF ve TaTuTa Arşivi

Etiketler: , ,

10 adet yorum var

      1. sibel kurtar

        Merhabalar psikiyatri hemşiresiyim doğada olmayı çok seviyorum. Aynı zamanda toprağın gücü ve bereketi ile besleniyorum. yıllık izin alıp bu çiftliklerde yer almak için gönüllüyüm.

        1. Buğday Derneği

          Merhabalar,

          WWOOF Türkiye/TaTuTa ekolojik çiftliklerinin profillerinde yer alan iş takvimlerini inceleyerek size uygun olan ev sahibi ile iletişime geçebilir, gönüllü başvurusunda bulunabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi ve kayıt için wwoofturkey.org sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

  1. şafak deniz

    gönüllülük sisteminizde yer almak isterim.ıstanbuldan aramaktayım. bir çok hizmette yer alabilirim.mutfak bahçe… cevabınızı bekliyorum sevgi saygılarımla şafak deniz

    1. Buğday Derneği

      Merhabalar,

      WWOOF Türkiye/TaTuTa çiftliklerinin profillerinde yer alan iş takvimlerini inceleyerek size uygun olan ev sahibi ile iletişime geçebilir, gönüllü başvurusunda bulunabilirsiniz.
      Ayrıntılı bilgi ve kayıt için wwoofturkey.org sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

      Sevgiler,

  2. Osman

    Merhabalar, 2 yılı aşkın bir zamandır bir çiftlik kurarak derneginiz bünyesinde bir gönüllü olarak diğer gönüllü arkadaşlar ile buluşma hayalim var.hikayem biraz uzun aslında. Ancak su an hayallerimi gerçekleştirebilecek bir arazım var fakat şimdide nereden nasıl başlamam gerektiğini bulamıyorum. Istanbulda ikamet ediyorum.
    Bu anlamda bana yardımcı olacak fikir ve tecrübelerini paylaşacak arkadaşlar ile görüşmek istiyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Paylaş