Pestisit Toksisitesi Artıyor
Birleşmiş Milletler’in (BM) 2030 yılı için koyduğu iddialı hedefi duymuş olmalısınız: Tarımda pestisit kullanımından kaynaklanan çevresel riskleri %50 oranında azaltmak. Kağıt üzerinde net ve ulaşılabilir görünen bu hedef, Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre ne yazık ki ters yöne doğru ilerliyor. Jakob Wolfram ve Ralf Schulz liderliğindeki ekip tarafından yürütülen araştırmaya göre küresel ölçekte uygulanan pestisitlerin toplam toksisitesi (zehirlilik miktarı) sanılanın aksine artmış durumda.
Yazı: Jakob Wolfram, Ralf Schulz | Çeviri: Büşra Demircan – Buğday Derneği İletişim Gönüllüsü
Araştırmacılar, pestisitlerin sadece kullanım miktarını değil, ekosisteme verdikleri potansiyel zararı ölçmek için Toplam Uygulanan Toksisite (TAT) adlı yeni bir metrik geliştirdiler. 2013-2019 yılları arasındaki verileri inceleyen ekip, 625 farklı aktif maddeyi ve bunların balıklar, tozlaştırıcılar (arılar), toprak canlıları ve karasal böcekler gibi sekiz ana canlı grubu üzerindeki etkilerini analiz etti.
Sonuçlar oldukça endişe verici:
- Karasal Böcekler: Bu grup için TAT her yıl %6,4 oranında arttı. Bu, sadece 7 yıl içinde %50’ye yakın bir artış anlamına geliyor.
- Toprak Canlıları: Sağlıklı bir ekosistemin temeli olan bu canlılar üzerindeki toksisite baskısı %30’dan fazla arttı.
- Temel Nedenler: Bu yükselişin arkasında hem tarım arazilerinin genişlemesi/yoğunlaşması hem de kullanılan ilaçların (özellikle böcek öldürücülerin) birim başına daha zehirli hale gelmesi yatıyor.
En çok kimler risk altında?
Araştırmaya göre karasal böcekler, toprak organizmaları ve tatlı su balıkları en çok etkilenen gruplar arasında. Kuşlar ve memeliler gibi gruplarda görülen hafif iyileşmeler, genel tablodaki karamsarlığı gidermeye yetmiyor.
Dikkat çekici bir bulgu ise şu: Küresel toksisitenin büyük bir kısmından sadece 20 aktif madde sorumlu. Bu, aslında çözümün göründüğünden daha yakın olabileceğini; tüm pestisitleri bir anda yasaklamak yerine en zararlı olanları aşamalı olarak devre dışı bırakmanın bile devasa bir fark yaratacağını gösteriyor.
Brezilya, Çin, ABD ve Hindistan küresel toksisiteye en çok katkıda bulunan ülkeler olarak öne çıkıyor. Ürün bazında bakıldığında ise; meyve, sebze, mısır, soya ve pirinç üretimi, toplam uygulanan toksisitenin yaklaşık %80’inden sorumlu. Yani ne yetiştirdiğimiz, ne kadar ilaçlama yaptığımız kadar önemli.
İyi haber, hâlâ düzeltebiliriz!
Karamsar tabloya rağmen umut verici örnekler de var. Şili, Çin, Japonya ve Venezuela gibi ülkeler bu dönemde uygulanan toksisiteyi azaltmayı başardı. Bu da BM hedeflerine ulaşmanın imkânsız olmadığını kanıtlıyor. Ancak Almanya dahil pek çok ülke için yol hâlâ çok engebeli.
Çözüm için neler yapılmalı?
- Daha az toksik aktif maddelere geçiş.
- Organik tarım ve agroekolojik yöntemlerin ana akım haline getirilmesi.
- Bilimin rehberlik edebilmesi için daha şeffaf veri paylaşımı ve izleme sistemleri.
- Tüketicilerin daha bilinçli kararlar vermesi.
Referanslar
- Ana Makale: Wolfram, J., Bussen, D., Bub, S., Petschick, L. L., Herrmann, L. Z., & Schulz, R. (2026). Increasing applied pesticide toxicity trends counteract the global reduction target to safeguard biodiversity. Science. [Link: science.org/doi/10.1126/science.aea8602]
- Kurumsal İletişim: RPTU University Kaiserslautern-Landau, Çevre Bilimleri Enstitüsü (iES Landau).
Ek Bilgi: Science basın paketi ve EurekAlert üzerinden çalışmanın detaylarına ulaşılabilir.