ENGLISH
DESTEK OL!
Gönüllü Ol
HABERLER

Moda markalarında kirli yeşil yıkama

Yayınlanma Tarihi: 21 Haziran 2022
Moda markalarında kirli yeşil yıkama

Çevresel kimlikleri hakkında yanıltıcı iddialarda bulunan moda markaları, yeşil yıkama yaptıkları için Rekabet ve Piyasa Otoritesi’nin (CMA) sıkı önlemleriyle  karşı karşıya kalıyor.

Markalar, sahte çevresel iddialarla tüketici koruma yasasını ihlal ettikleri tespit edilirse, reklam verme yöntemlerini değiştirmek veya mahkemeye çıkmak zorunda kalabilir.

Rekabet Kurumu’nun, pazarın büyüklüğü ve tüketici endişeleri nedeniyle modaya öncelik verdiği anlaşılıyor. Ulaşım, yiyecek, içecek ve güzellik gibi diğer sektörlerin de çevresel iddiaları üzerinden araştırılması bekleniyor.

CMA’nın Tüketiciyi Koruma Direktörü Cecilia Parker Aranha şunları söyledi: “İnsanlar modanın gezegenimiz üzerindeki olumsuz etkisinin giderek daha fazla farkına varıyor. Pek çok müşterinin aktif olarak çevre için iyi şeyler yapan markalar aradığını biliyoruz ve gördükleri iddiaların gerçeği yansıttığından emin olmak istiyoruz.

“Şimdiye kadar yaptığımız çalışmalar, moda sektöründe yeşil yıkama ile ilgili sorunlar olabileceğini gösteriyor ve bu nedenle daha derin araştırmalar yapmak için bu alana öncelik verdik.”

“Moda endüstrisinin, müşterilere ne söylediğini yeniden değerlendirmesinin ve yasalara uymak için gereken değişiklikleri yapmasının zamanı geldi. İddialarını destekleyemeyen işletmeler, CMA’dan yaptırım gelmesi riskiyle karşı karşıya kalacak ve uzun vadede itibarlarına zarar verecektir.”

Soruşturma, moda endüstrisinin çevresel etkisini azaltmak için artan baskıyla karşı karşıya kalması sonucu başlatılıyor, çünkü bazı tahminler küresel karbon emisyonlarının %2 ila %8’inden sorumlu olduğunu gösteriyor.

Bu küresel endüstrinin iklim acil durumuna, havacılık ve denizcilik endüstrilerinin toplamından daha fazla katkıda bulunduğu ve böyle devam ederse, 2050’ye kadar dünyanın karbon bütçesinin dörtte birini oluşturabileceği düşünülüyor ve online alışveriş iadelerinin artan hacmi tüketiciler arasında endişeleri de körüklüyor.

Değişen Piyasalar Vakfı baskı grubu, geçen yıl önde gelen 46 markanın sentetik elyaf kullanımına ilişkin bir rapor yayınladı. Asos, H&M ve Zara da dahil olmak üzere İngiltere ve Avrupa moda şirketlerinin iddialarının %60’ının asılsız ve yanıltıcı olduğunu söyledi.

Raporda, özellikle plastik şişelerin geri dönüştürülmesiyle elde edilen polyester kullanımı eleştirildi  ve bunun “yanlış çözüm olduğu”nun altı çizildi. Ayrıca markaların kıyafetlerinin geri dönüştürülebilir olmasını sağlamak için yeterince çaba göstermediği belirtildi.

Changing Markets’ın kampanya yöneticisi Urska Trunk şunları söyledi: “Markalar, sürdürülebilirliği bir pazarlama taktiği olarak kullanarak tüketici endişelerinden yararlanmakta hızlı davransalar da bu tür iddiaların büyük çoğunluğu tamamen pazarlama amaçlı ve yüzeysel. Markalar kıyafet koleksiyonlarını yeşile yıkama yaparken eş zamanlı olarak -örneğin kıyafetlerin yeniden kıyafete dönüşebileceği bir gelecek sağlamak için gerekli yatırımları yapmamak gibi-  gerçek döngüsel çözümleri benimseme konusunda ayak sürüyorlar.”

CMA, ana koleksiyonundan daha fazla sentetik kullandığı için H&M’in etik “Conscious” koleksiyonunu seçti ve analiz edilen beş parçadan birinin %100 fosil yakıttan türetilen sentetik malzemelerden yapıldığını tespit etti.

H&M, ürün sürdürülebilirlik iddialarını Global Recycled Standard gibi “sürdürülebilir kaynak kullanımı ve bütünlüğü sağlamak adına malzemelerimiz için güvenilir üçüncü taraf sertifikasyon planlarına” dayandırdığını söyledi.

İsveçli hızlı moda perakendecisi, polyesterin malzeme kullanımının %27’sini oluşturduğunu, ancak “tek kullanımlık plastik şişelerden geri dönüştürülmüş polyesterin endüstri için uzun vadeli bir çözüm olmaması gerektiği” konusunda hemfikir olduğunu söyledi.

Geri dönüşüme yatırım yaparken tekstilden tekstile geri dönüşüm çözümlerine ihtiyaç olduğunu, dolayısıyla Worn Again, TreeToTextile ve Renewcell gibi geri dönüşüm teknolojilerine yatırım yaptığını belirtti.

CMA, 2020’de yeşil iddiaları araştırmaya başladı ve %40’a kadar olan miktarın tüketiciler için yanıltıcı olabileceğini tespit etti. Çevresel kimlikleri hakkında yanıltıcı iddialarda bulunan şirketlere, “yeşil yıkama” olarak bilinen uygulamayı durdurmaları için geçen yılın sonuna kadar süre verdi.

Reklam Standartları Kurumu, son yıllarda  Ryanair havayolu şirketi, otomobil üreticisi BMW ve petrol üreticisi Shell de dahil olmak üzere birçok büyük şirketini yeşil yıkama reklamları nedeniyle  sıkı denetim altına aldı.

Çeviren: Nil Ormanlı Balpınar

Kaynak: Dirty greenwashing: watchdog targets fashion brands over misleading claimsa, Sarah Butler, The Guardian

Fotoğraf: indiaforte/Alamy

Henüz yorum yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Paylaş