ENGLISH
DESTEK OL!
Gönüllü Ol
HABERLER

İklim değişikliğinin kahve, kaju ve avokado üretimine etkisi

Yayınlanma Tarihi: 21 Mart 2022
İklim değişikliğinin kahve, kaju ve avokado üretimine etkisi

Plos One dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmada, önümüzdeki 30 yıl içinde kahve, kaju fıstığı ve avokado için yetiştirme koşullarının nasıl değişeceği modellendi. Sıcak iklimlerde kahve yetiştirmenin zorlaşacağı ve bazı ülkelerin de kaju ve avokado yetiştirme şansının artacağı saptandı.

2050 yılına gelindiğinde, dünyanın tarımsal peyzajı günümüzden çok farklı görünecek.

10 milyar insanın gıdaya erişmesi gerekecek ve iklim değişikliğiyle gıdaların üretildiği yerler değişecek. Günümüzde sıcaklığın artmasıyla beraber tropik yiyeceklerden bazıları kuzey bölgelerde yetişmeye başladı bile. Örneğin, turunçgiller Gürcistan’da, avokado ise İtalya’nın Sicilya adasında yetiştiriliyor.

Kahve yetiştirmeye en elverişli alanların tropik bölgelerden uzaklaşması bekleniyor.

Dünyanın en iyi beş kahve üreticisinden dördünün (Brezilya, Vietnam, Kolombiya ve Endonezya) kahve yetiştirmek için kullandığı alanlarının boyutunun ve verimliliğinin azalması öngörülüyor. Kahvenin doğduğu yer olan Etiyopya, üretimde beşinci sırada yer alıyor ve kahve yetiştirme verimliliğinin aynı kalması bekleniyor. Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Uruguay ve Çin gibi bazı ülkelerin kahve yetiştirmeye başlaması da muhtemel görünüyor. Özellikle tropik bölgelerin dışındaki bazı ülkeler elverişli arazileriyle kahveden kâr etmek için yeni fırsatlar yaratabilir. 

Bu araştırma iklim değişikliğinin kahve çekirdekleri üzerindeki zararlı etkisini belgeleyen önceki çalışmaları da genişletiyor. Araştırma, toprağın pH ve dokusunun fazla yağışla nasıl değişebileceği gibi geniş bir yelpazede değerlendirme yaparak düşüşe dair daha fazla kanıt sunuyor. Çalışma aynı zamanda iklim değişikliğinin kaju ve avokado yetiştirilen bölgeleri nasıl etkileyeceğine dair ilk küresel bakışı sunuyor.

İsviçre’deki Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden çevre bilimcisi ve çalışma yazarı Roman Grüter, değişen koşulları telafi etmek için “Birçok yere adaptasyon sağlamak elbette mümkün.” diyor. Bilim insanları ve çiftçiler, iklim değişikliğinden az etkilenmesi adına bazı mahsulleri melezlemeyi deniyorlar. Gürcistan ve Sicilya gibi bölgelerde uyum için tamamen yeni mahsul türleri ekiliyor. Ancak çalışma bunların yeterli olmayabileceği konusunda uyarıyor.

Grüter,” Bir noktadan sonra bir mahsulün geleneksel bölgesinde yetişmesi artık mümkün olmayabilir” diyor..

Geleceği modellemek 

İklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkisini modelleyen çalışmalar genellikle soya, mısır ve buğday gibi kazanç sağlayan ürünleri temel alıyor. Küçük ölçekli çiftliklerde yetiştirilen gıda türleri üzerinde az çalışılıyor. Oysa bu türler, iklim değişikliği için küresel gıda arzını planlarken yapbozun önemli parçalarını oluşturacak. Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre küçük çiftlikler dünyadaki gıdaların üçte birini üretiyor. 

Bu üç mahsulün çalışmada neden analiz edildiğini anlamak da önemli. Çünkü bu mahsüller mısır veya buğday gibi ürünlerin aksine hasattan yıllar önce ekilir. Bu da ne tür mahsullerin yetiştirileceğine ilişkin alınan kararların gelecekteki sıcaklık ve yağış düzeni gibi koşullarla ilgili varsayımlara dayandığı anlamına geliyor.

Dünya şimdiden 1,1 santigrat derece ısındı. Bu da bitkilerde ısı stresinin ve doğal afetlerin şiddetinin artmasına neden oluyor. 2100 yılında, dünya 3 ° C ısınabilir. 14 farklı modeli inceleyen araştırmacılar, üç farklı iklim senaryosu altında küresel koşulların nasıl değişeceğini tahmin ettiler: Sera gazı emisyonlarında ciddi bir azalmayla beraber ve ısınmanın 1,6°C ile sınırlandırılması, ısınmayı 2,4°C ile sınırlayan orta düzeyde bir değişim ve ısınmanın 4°C’yi aştığı en kötü durum senaryosu.

Çalışma sonuçları, üç çeşit “uygunluk” kriteriyle karakterize edildi. Yüksek uygunluk, belirli bir mahsulün, sulama ve gübrelere dayanmadan en yüksek verimi üreteceği yer anlamına geliyor.  

Senaryoya göre, bu üç ürün arasından kahve iklim değişikliğinden en çok etkilenen mahsul olacak. 2050 yılına gelindiğinde her üç iklim senaryosunda da kahve yetiştirmek için uygun bölge sayısı yüzde 50 azalacak. Bu düşüş, öncelikle Brezilya, Vietnam, Endonezya ve Kolombiya gibi kahve üreten ülkelerde yıllık sıcaklıkların artmasının sonucu gerçekleşecek.

Kaju fıstığı için sonuçlar oldukça çeşitli. Batı Afrika’da emisyonlar azaltıldığında bile yıllık sıcaklıkların artmasıyla kaju yetiştirmek için uygun olan arazi sayısında yaklaşık yüzde 55’lik bir düşüş olacağı tahmin ediliyor. İklim değişikliğini kontrol altına almak için bir şeyler yapılmazsa diğer ülkeler sadece tek haneli düşüşler görecek. Bununla birlikte, ABD, Arjantin ve Avustralya gibi yüksek ve alçak enlemlerde kışların daha sıcak geçmesiyle beraber kaju fıstığı yetiştirmeye uygun arazinin dünya çapında yüzde 17 oranında artması öngörülüyor. 

Yağmur ormanlarında yetişen avokado için de benzer sonuçlara ulaşıldı. Yağış değişimlerine bağlı olarak yetişebilecekleri yerlerde değişiklikler görüldü. Isınan bölgelerin 2050 yılına kadar daha fazla yağmur üreteceği ve avokado yetiştirmek için en elverişli bölgelerin dünya genelinde yüzde 14 ila 41 oranında azalacağı tahmin ediliyor. Orta derecede uygun olan bölgelerin yüzde 12 ila 20 oranında artacağı öngörülüyor.

Şu anda en büyük üretici olan Meksika’da, uygun avokado yetiştirme koşullarının 2050 yılına kadar salınan emisyonlara bağlı olarak yüzde 66’dan yüzde 87’ye yükselmesi bekleniyor.

Gıdaları geleceğe uyarlama

Bu çalışmanın sonuçları, 2050’de küresel gıda arzımız için ne anlama gelebilir?  

Cornell Akıllı İklim Çözümleri Enstitüsü’nün eski yöneticisi Hoffman, iklim değişikliğinin gelecekteki gıda güvenliğini nasıl etkileyeceğine dair daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu söylüyor. Örneğin, iklim değişikliğiyle beraber mahsullere saldıran zararlıların miktarının ve türünün artabileceğini söylüyor. Varsayımlar bu mahsullerin azalacağını öngörüyor. Bazı yetiştirme bölgeleri genişler ve diğerleri küçülürken, belirli gıdaların akıbetini tahmin etmek zor.

Hoffman, “Belirli bir mahsulün azalmasının yerel düzeyde yıkıcı bir etkiye sahip olabileceği açık,” diyor.

Çalışma, bu değişikliğin üstesinden gelmek ve toprağı sağlıklı tutmak için örtü bitkileri kullanılabileceğini söylüyor ve kahve gibi yüksek sıcaklıkları tolere edebilen dayanıklı türlerinin yetiştirilmesine kadar çeşitli uyum önerileri sunuyor.

California Üniversitesi’ndeki bitki yetiştirme merkezi müdürü Charles Brummer ise “Bu üretimin sınırları var: Mükemmelleşmesi yıllar alabilir ve bitki yetiştiricileri iklim değişikliğinin hızına ayak uyduramayabilir. Isı dalgaları daha şiddetli ve daha sık hale gelirse, ısıya en dayanıklı bitkiler bile başarılı bir şekilde yetişmeyebilir,” diyor.

Tarımın nasıl değişeceğini yıllar önceden tahmin etmek, çiftçilerin ne bekleyeceklerini bilmelerine yardımcı olabilir. Politikacılar çiftçileri erozyonu önlemek veya gerektiğinde yeni mahsuller ekmek üzere, örtü bitkileri ve diğer yetiştirme yöntemlerini kullanmaya teşvik edebilirler. 

Çeviri: Gökada Yılmaz

Kaynak: İklim değişikliğinin kahve, kaju ve avokado üretimine etkisi, Sarah Gibbens, National Geographic 

Fotoğraf: Canva

Henüz yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Paylaş