ENGLISH
DESTEK OL!
Gönüllü Ol
HABERLER

İklim Krizi ile Büyüyen Gıda Krizine Çözüm Agroekoloji

Yayınlanma Tarihi: 19 Mayıs 2026
İklim Krizi ile Büyüyen Gıda Krizine Çözüm Agroekoloji

Kapımıza dayanan gıda krizinin görünen yüzü gıda enflasyonu olmakla beraber, sorun çok daha derin: İklim değişikliğine neden olan karbon salımının neredeyse üçte birinden gıda sistemi sorumlu. Yetiştirilen her 3 ton gıdadan 1 tonu tarladan tezgâha giden yolda heba oluyor. Tarımda kullanılan zehirli kimyasallar toprak ve suyla birlikte hem üreteni hem de tüketeni zehirliyor. Biyoçeşitliliğini yitiren toprak yavaş yavaş ölüyor. İklim değişikliği tarımsal üretimde kayıplara yol açıyor. Emeğinin karşılığını alamayan çiftçi nüfusu yaşlanarak azalıyor. Üretilen gıdaların besleyici değeri azalıyor. Doyuyor ama beslenemiyoruz! Gıda sistemindeki sorunları çözmek için yapısal bir dönüşüme ihtiyaç var.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği olarak, uzun zamandır eşikte görünen gıda krizini yaratan nedenleri araştırıp analiz ediyor, kronik hale gelen sorunlara yönelik çözümler üretiyor, ekolojik, sağlıklı, adil ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için uygulanabilir örnekler oluşturuyoruz.

Ancak gıda krizindeki sorunlar ne sadece çiftçilerin ne sivil toplumun ne de akademik çevrelerin çabalarıyla çözülebilir. Üretimden tedarik zincirine ekolojik, ekonomik, sosyal ve politik bir değişim gerektiren sorunların çözümü için üreticiler, uzmanlar, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları ve karar vericiler ortak bir anlayış etrafında işbirliği yapmamız gerekiyor. 

Bu gereklilikten yola çıkarak Buğday Derneği olarak İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirdiğimiz “Çözüm Agroekoloji” başlıklı toplantıda konunun uzmanları ile iş dünyası temsilcilerini biraraya getirdik. Toplantıda mevcut gıda sisteminin iklim krizinin de etkisiyle neden ve nasıl bir çıkmazda olduğunu; gıda sisteminin sadece ekonomik değil ekolojik, sosyolojik ve politik olarak da değerlendirilmesi gerektiğini; agroekolojik bir yaklaşımın gıda sistemini nasıl iyileştirebileceğini derinlemesine ele aldık. 

Toplantıda konuşan CERES Tarım Okulu Kurucusu Mine Pakkaner, sistemin en önemli halkası olan üreticinin zayıflamasıyla, sistemi oluşturan zincirin kırıldığını belirterek öncelikli olarak bu halkanın onarılması gerektiğini söyledi. Üretimden tedariğe ve tüketime uzanan yolda agroekolojik yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini belirten Pakkaner, “Agroekolojik üretim yaklaşımını en kolay benimseyip dönüşümü en hızlı gerçekleştirecek olanlar da yine küçük çiftçiler” dedi.

Pakkaner konuşmasında toprak onarımının önemine dikkat çekti: “Anadolu toprakları 1960’larda başlayan yeşil devrimle birlikte verimliliğini yavaş yavaş yitirdi. Topraktaki organik madde miktarı %1’in altına indi. Bu arada geleneksel tarım bilgisine sahip üreticilerimizi de kaybettik. Topraktan yeniden verim alabilmek için toprağın organik madde miktarını artırmalıyız. Bunu ancak agroekolojik üretim yöntemleriyle ve küçük çiftçinin sosyo-ekonomik koşullarını iyileştirip tarıma devam etmesini sağlayarak başarabiliriz.”

Toplantıda konuşan Tarım Ekonomisi Derneği Başkanı İpek Toğuzoğlu ise mevcut sistemde üreticinin ne üreteceği ürüne ne tarımsal girdilerin içeriğine ve miktarına ne de ürünün fiyatına karar verebildiğine dikkat çekti. Topuzoğlu şöyle devam etti:. “Ürettiğimiz gıdanın üçte birini lojistik zincirlerde kaybediyor, tarım diye yaptığımız faaliyetin sonucunda ekolojiye geri dönüşsüz zararlar veriyoruz. Doğal kaynaklar dahil her şeyi metalaştıran ve insanın doğanın hâkimi olduğunu savunan anlayış yerini hepimizin doğanın bir parçası olduğu anlayışına bırakırsa, oluşturduğumuz ekonomik ve politik modeller de değişecektir.”  İpek Topuzoğlu, tüketiciler olarak doğal yaşamın ve gıda sisteminin bir parçası olduğunu hatırlamamız ve marketten ürün seçerken nelere etki ettiğimizin farkında olmamız gerektiğini vurguladı.

Sürdürülebilir tarım uygulamaları ile sosyal hareketleri bir araya getiren agroekoloji, sürdürülebilir gıda sistemleri için bir anlayış değişikliği öneriyor ve uzun vadeli çözümler sunuyor. Dış girdi ihtiyaçlarını en aza indirirken ürün ve hizmet çeşitliliğini mümkün kılıyor, gelir olanaklarını çeşitlendiriyor, endüstriyel tarımın neden olduğu doğal yaşam alanları tahribatının kontrol altına alınmasına yardımcı oluyor, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına katkı sağlıyor.

Sağlıklı bir dönüşüm için örnekler oluşturmak gerek…

Toplantıda Buğday Derneği adına söz alan Strateji Kurulu Üyesi Oya Ayman, derneğin felsefesini ve agroekolojik yöntemler de dahil olmak üzere gıda sistemlerini dönüştürmek için bugüne kadar derneğin geliştirdiği modelleri ve uygulamaları anlattı. 


Yaşam dönüşümdür, şiarını benimseyen Buğday Hareketi olarak 30 yıldır dönüşüyor ve dönüştürüyoruz. Bir restorandan dergiye, dergiden derneğe dönüşürken ekolojik yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmak için binlerce tohum attık. Sağlıklı, adil, ekolojik ve ekonomik anlamda dayanıklı gıda sistemlerinin kurulması için çiftçiler, akademisyenler, araştırmacılar, uzmanlar, sivil inisiyatifler ve tüketiciler, topluluklar, konuya duyarlı şirketler ve yerel yönetimlerden oluşan işbirliği ve dayanışma ağları kuruyoruz.” 

Buğday Derneği olarak, %100 Ekolojik Pazarlardan Ekolojik Çiftlik Ziyaretleri programına, Zehirsiz Sofralar kampanyasından Gıda Toplulukları’na kadar yürüttüğümüz pek çok model proje, sağlıklı gıda üretimini destekliyor ve binlerce insanın sağlıklı gıdaya erişmesini sağlıyor.

Son olarak Hatay’da başlattığımız Tarımsal Üretimde Onarıcı Dönüşüm projesiyle; iklim krizinin etkilerini derinden yaşamamız ve aynı zamanda deprem kuşağında bulunmamız nedeniyle ihtiyaç duyduğumuz Afetlere ve Krizlere Dayanıklı Gıda Sistemleri konusunda, Türkiye’nin diğer bölgelerinde de uygulanabilir bir model oluşturduk. 

Agroekolojiyi, üretimden tedarik zincirine kadar gıda sisteminin hemen tüm halkalarında yaşanan bozulma ve kırılmaları onarıp sürdürülebilir sistemler kurmak üzere çözüm olarak öneriyor, agroekolojik uygulamaların bir an önce hayata geçmesi için çalışmaya devam ediyoruz. 

Henüz yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Paylaş