%100 yenilenebilir enerji hedefine ulaşmak mümkün mü?
Elektrik sisteminde %88 yenilenebilir enerji payına ulaşan Danimarka 2035 yılına kadar elektrik ve ısıtma sektöründe, 2050 yılına kadar ise tüm sektörlerde %100 yenilenebilir enerji kullanmayı hedefliyor.
Danimarka’nın adı deniz üstü (offshore) rüzgâr santralleri ile anılıyor olsa da yenilenebilir enerjisinin üçte ikisinden fazlasını biyoenerjiden elde ediyor. Ülkede büyük bir sektör olan tarım dolaylı olarak enerji üretimine de katkı sağlıyor; biyogaz ve sıvı biyoyakıtların temel hammaddeleri olarak gübre, hayvansal yağlar ve saman kullanılıyor.
Birçok enerji santrali, fosil yakıtlardan biyokütleye (odun peletleri, odun yongaları veya saman) geçiş yapıyor.
Danimarka’daki hanelerin yaklaşık üçte ikisinin yararlandığı ısıtma şebekelerinde kullanılan sıcak suyun yaklaşık yarısı biyokütle ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ısıtılıyor.
Biyokütle yenilenebilir bir enerji kaynağı olsa da, iklim üzerindeki etkisi kullanılan biyokütle türüne bağlı olarak değişiyor. Danimarka bu konuda da ekolojik bir tavır sergileyerek, sürdürülebilir biyokütle kullanımının sağlanmasına önem veriyor.
Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirerek yıkıcı etkilere sahip yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltmak iklim krizinin etkilerini yavaşlatmak için izleyebileceğimiz yegâne strateji, elbette yenilenebilir enerji sistemleri kurarken ekosisteme verilen hasarı, sosyal ve kültürel etkileri hesaba katmak koşuluyla.