DESTEK OL!
Gönüllü Ol
HABERLER

Saç tellerimizde bile pestisit kalıntısı var!

Yayınlanma Tarihi: 9 Kasım 2018
Saç tellerimizde bile pestisit kalıntısı var!

Ayşe Bereket’in Yeşil Gazete‘de yayımlanan haberi, tarımda kullanılan pestisitler konusunda yeni bir araştırmanın sonuçlarını ortaya koyuyor: Avrupa’da saç teli örneklerinin yüzde 60’ında pestisit tespit edildi.

Ayşe Bereket’in yazısı:

Avrupa Parlamentosu’ndaki Avrupa Yeşilleri ve Avrupa Özgür İttifakı grubu dün (7 Kasım 2018) uzun dönemli pestisit maruziyeti araştırma projesinin sonuçlarını sunduDetox Project ve Kudzu Science tarafından desteklenen projenin raporu önümüzdeki günlerde yayımlayacak.

Temmuz ve Ekim 2018 arasında 6 Avrupa Birliği ülkesinden (Almanya, Danimarka, Birleşik Krallık’tan Galler, İtalya, Fransa ve Belçika) alınan 148 saç örneğinde insektisit (böcek öldürücü kimyasal), fungusit (mantar öldürücü kimyasal), ve herbisitten (ot öldürücü kimyasal) oluşan toplam 30 pestisitin kalıntılarına bakıldı. Araştırmada bu 30 pestisitten 15’ine en az bir örnekte rastlanırken, örneklerin %60’da da en az bir pestisite, örneklerin %23’de ise en az iki pestisite rastlandı. Örneklerde en sık rastlanan pestisitler %29,7 ile Fipronil (insektisit), %18,9 ile Propikonazol (fungusit), %18,9 ile Permetrin(insekstisit) ve %10,1 Klorpirifos-etil (insektisit) oldu. Bu pestisitlerin hormon bozucu etkilerini, üreme bozukluğuna ve çocuklarda nörolojik gelişim bozukluklarına yol açtığını ve “muhtemel kanserojen” olduğunu gösteren çok sayıda bilimsel çalışma mevcut.

Ülke bazında bakıldığında Galler’den alınan örneklerin %84’ünde en az bir pestisite rastlandı ve Galler en yüksek pestisit seviyesine sahip ülke olarak listenin başında yer aldı. Örneklerin %44’ünde en az bir pestisit kalıntısıyla  Almanya liste sonunda yer aldı. Belçika’da ise bazı örneklerde 4 pestisite birden rastlandı.

Saç örneklerinde en yüksek pestisit sayısına 0-10 yaş grubunda, konsantrasyon seviyesine ise 40-60 yaş grubunda rastlandı

Yaş gruplarına bakıldığında ise 0-10 yaş grubundan alınan saç örneklerinin %28,6’da mantar öldürücü Propinakonazol, %25’inde böcek öldürücü Permetrin kalıntılarına rastlandı. 10-20 yaş grubunda ise örneklerin %42,1’nde böcek öldürücü Fipronil ve %15,8’de böcek öldürücü Klorpirifos bulundu. Yaş gruplarına göre ortalama pestisit sayısına bakıldığında ilk sırada 1,21 ile 0-10 yaş grubu, ardından da 1,12 ile 40-60 yaş grubu yer alıyor. Ortalama konsantrasyon seviyelerinde ise 40-60 yaş grubu 143 pg/mg ile ilk sırada, 10-20 yaş grubu 108 pg/mg ile ikinci sırada ve 0-10 yaş grubu 69 pg/mg ile üçüncü sırada yer alıyor.

Saç örneğinde pestisit araştırmaları henüz yeni sayılsa da, idrar ve kan testlerini geride bırakacağı düşünülüyor. Örneklerin kolay toplanması, nakli ve muhafaza edilmesi açısından da avantajlı olan saç teli testi 90-120 günlük bir süreyi kapsarken, idrar yaklaşık 14-21 gün ve kan testi 2-3 günlük dönemleri kapsıyor.Dünyanın en çok kullanılan pestisiti, ot öldürücü glifosat ise saç telinde tespit metodu araştırmanın başlama tarihinden sonra onay aldığı için bu araştırma kapsamına alınamamıştı. Ancak, geçtiğimiz haftalarda The Detox Project, onaylı testlerle yapılan saç teli örneklerinde glifosat, AMPA (glifosatın birincil metaboliti) ve glüfosinat kalıntısı araştırma sonuçlarını açıklamıştı. Temmuz 2018’de başlayan araştırma kapsamında ABD, Avrupa ve Avustralya’dan alınan kısıtlı sayıda saç örneğinin bazılarında 66 milyar parçanın (ppb) üzerinde glifosat tespit edildi. Bu seviye, University of California San Francisco’nun 2016’da yayımladığı ve test edilen idrar örneklerinin %93’ünde glifosata rastlanılan çalışmada belirtilen 3 ppb seviyesinin çok üzerinde.”

Kaynaklar:

https://sustainablepulse.com/wp-content/uploads/2018/11/201811_CP_Green-Party_Pesticides-in-Hair_Final_HR.pptx

https://sustainablepulse.com/2018/11/08/european-parliament-group-finds-pesticides-in-hair-samples-across-europe/#.W-PsVidoSu4

https://sustainablepulse.com/2018/10/17/glyphosate-found-in-human-hair-as-unique-testing-project-releases-first-results/#.W-Nud9UzbIU


 

Peki ne yapmalı?

Karamsar olmaya gerek yok. Umut da, cesaret de en az tarımda kullanılan zehirler kadar bulaşıcıdır.

Doğayı, hayvanları ve insanı zehirleyen pestisitlere mecbur değiliz. Dünya’da ve Türkiye’de tarımsal üretimde doğa dostu yöntemler giderek yaygınlaşıyor ve insanların ekolojik ürünlere ilgisi giderek artıyor. Üstelik araştırmalar, konvansiyonel tarım savunucularının savlarının aksine organik tarımın daha verimli olduğunu kanıtlıyor. Konuyla ilgili makalemizi buradan okuyabilirsiniz.

Ekolojik ürünleri tercih ederek, doğa dostu üretim yapan küçük üreticiye destek olarak ülkemizde ekolojik üretimin daha da yaygınlaşmasına destek olabiliriz.

 

 

Etiketler:

Henüz yorum yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaş