Kimyasallar ve atıkların zararlarından arındırılmış bir gezegen için ortak çağrı…
Dünyanın önde gelen sivil toplum kuruluşları, 2023’te imzalanan Küresel Kimyasallar Çerçevesi’nin (Global Framework on Chemicals – GFC) uygulanmasını sağlamak amacıyla Kimyasallardan ve Atıklardan Zarar Görmeyen Bir Gelecek adı altında ortak bir bildiri yayınladı. Tüm sivil toplum kuruluşlarını, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği olarak bizim de yer aldığımız bu ortak bildiriye katılmaya; GFC’nin amaçlarına ulaşmak ve zehirsiz bir gelecek inşa etmek üzere harekete geçmeyi taahhüt etmeye davet ediyoruz.
Küresel Kimyasallar Çerçevesi GFC nedir?
Kimyasallar ve Atıkların Zararlarından Arındırılmış Bir Gezegen İçin Küresel Kimyasallar Çerçevesi, insanlığın kimyasallardan güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde faydalanırken olumsuz etkilerinden kaçınabileceği bir gelecek için gerekli temel yapı taşlarını sunuyor.
Eylül 2023’te beşinci Uluslararası Kimyasal Maddeler Yönetimi Konferansı’nda (ICCM5) kabul edilen söz konusu Çerçeve, güçlü yönetişim mekanizmalarını savunarak ve uluslararası standartları teşvik ederek hem gezegenin hem de insan sağlığının korunmasını amaçlıyor.
Bu Çerçeve, ülkeler ve paydaşların, ürünler ve atıklar da dahil olmak üzere kimyasalların yaşam döngüsünü birlikte ele almalarına rehberlik edecek beş stratejik hedef ve 28 alt hedef içeren kapsamlı bir plan sunuyor.
Bu eşsiz çok paydaşlı anlaşma, hükümetler, özel sektör, sivil toplum ve hükümetler arası kuruluşlar, gençler ve akademi temsilcileri de dahil olmak üzere çeşitli sektörleri bir araya getiriyor.
Uluslararası Kirleticileri Ortadan Kaldırma Ağı (International Pollutants Elimination Network-IPEN), Uluslararası Pestisit Eylem Ağı 8 Pesticide Action Network International-PAN), Ortak Bir Gelecek İçin Kadın Katılımı (Women Engage for a Common Future-WECF), Zarar Vermeyen Sağlık Hizmetleri (Health Care Without Harm-HCWH) ve Uluslararası İşçi Sendikaları Konfederasyonu (International Trade Union Confederation-ITUC), dünya genelindeki diğer kuruluşları, GFC’nin amaçlarını gerçekleştirmek üzere birlikte çalışmaya teşvik etmek üzere biraraya geldi. Bu anlamda Küresel Kimyasallar Çerçevesi (GFC), zehirli kimyasallar ve atık krizini ele almak üzere dünyanın birlikte çalışması için kritik bir fırsatı temsil ediyor. GFC’nin çok paydaşlı ve çok sektörlü iş birliğine dayalı yaklaşımı, acil sorunlara yönelik çözümlerin teşvik edilmesinde temel bir rol oynayabilir.

Küresel Kimyasallar Çerçevesi (GFC) Ortak Bildirisi
Güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı da dahil olmak üzere, tüm insanlar temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevre hakkına sahiptir. Bu nedenle, sivil toplum olarak Küresel Kimyasallar Çerçevesi’ni (GFC) uygulama ve güvenli, sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelecek için kimyasallardan ve atıklardan zarar görmeyen bir gezegen vizyonunu teşvik etme taahhüdümüzü beyan etmek üzere bir araya geliyoruz.
Farklı sektörleri, ülkeleri ve koşulları temsil eden kuruluşlar olarak, GFC’nin çok sektörlü yapısını somutlaştırıyor ve birlikte daha güçlü olduğumuzu kanıtlıyoruz.
Bonn Bildirgesi’nin “kimyasalların ve atıkların rasyonel yönetiminin, toplumun ve ekonominin tüm sektörlerinde acil eylem gerektirdiği” yönündeki sözlerini yineliyor ve aşağıdaki hususlarda çok sektörlü, iş birliğine dayalı eylemler çağrısında bulunuyoruz:
- Kimyasallardan ve atıklardan kaynaklanan riskleri ortadan kaldırmayı veya azaltmayı amaçlayan tüm faaliyetlerin temel özelliği olarak önlemeye odaklanmak; ispat yükümlülüğünü tersine çevirmek ve kimyasal üreticilerinin ürünlerini piyasaya sürmeden önce tüm yaşam döngüleri boyunca zararlı olmadıklarını kanıtlamalarını zorunlu kılmak amacıyla, ihtiyatlılık (precautionary) ilkesine dayalı düzenleyici eylemlerin önemini vurgulamak.
- İnsan sağlığını, özellikle de kadınların ve çocukların sağlığını korumak ve erken çocukluk dönemine özel bir dikkat göstermek amacıyla zararlı kimyasallara maruz kalmayı ortadan kaldırmak ve en tehlikeli olanları hızla kullanımdan kaldırmak.
- Adalete erişim temelinde, şimdiki ve gelecek nesillerin yararı için insan haklarını ve temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevreye yönelik insan hakkının uygulanmasını teşvik etmek.
- İnsan sağlığının ve çevrenin korunması için temel oluşturan; katılımcı karar alma süreçleri, kamuoyu bilinci, yaşam döngüleri boyunca kimyasallarda şeffaflık ve çevresel bilgiler aracılığıyla çok sektörlü ve çok paydaşlı işbirliklerini mümkün kılmak için kapsayıcı ve anlamlı katılımı sağlamak.
- Yerli halklar, sanayi tesislerine komşu/kirlilikten ilk elden etkilenen topluluklar ve kimyasallar ile atıklardan orantısız şekilde etkilenen diğer gruplar dahil olmak üzere kırılgan durumdaki grupların haklarını korumak ve güvence altına almak; geleneksel bilginin hayati rolünü tanıyarak zehirsiz alternatifleri desteklemek.
- Kimyasallar ve atıklarla mücadelede toplumsal cinsiyet açısından adil çözümleri hedefleyerek, kadınların liderliğini ve tüm çeşitlilikleriyle kadınların insan haklarını teşvik etmek.
- “Önce zarar verme” ilkesine dayanarak ve güvenli bakım hizmeti sunumunu sürdürerek sağlık sektörünü kimyasal ve atıkların ortadan kaldırılması ile azaltılması sürecine dahil etmek; insan sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve ekosistemleri sürdürülebilir bir şekilde dengeleme ihtiyacına dikkat çeken ve insan sağlığı, biyolojik çeşitlilik ile daha geniş anlamda çevrenin birbiriyle bağlantılı ve karşılıklı bağımlı olduğunu kabul eden bir “Tek Sağlık” (One Health) yaklaşımını benimsemek.
- İşyerindeki Temel İlkeler ve Haklar’a saygı göstererek, bunları teşvik ederek ve hayata geçirerek insana yakışır, güvenli, sağlıklı ve sürdürülebilir iş imkânlarını garanti altına almak.
- Toplumsal katılımın, insan haklarının korunmasının, eşitliğin teşvik edilmesinin ve yoksulluğun ortadan kaldırılmasının temeli olan herkes için insana yakışır iş hedefleriyle, çevresel açıdan sürdürülebilir bir ekonomiye doğru adil bir geçişi sağlamak ve işçi haklarına saygı gösterilmesini temin etmek.
- Zehirli pestisitlerden kaynaklanan tehditlere son vererek, yüksek düzeyde tehlikeli pestisitlerin (HHP’ler) ve tüm zehirli tarım kimyasallarının üretimini ve kullanımını kademeli olarak durdurarak güvenli gıda, yem ve lif üretimini artırmak için çiftçilerin, tarım işçilerinin, kırsal toplulukların ve gıda tedarik zincirindeki tüm katılımcıların katılımını sağlamak ve aynı zamanda zehirsiz agroekolojik çözümleri teşvik etmek.
- Kimyasalların ve atıkların yasadışı ticaretini ve kaçakçılığını, ayrıca kullanımlarını halihazırda yasaklamış veya kısıtlamış olan ülkelerden tehlikeli kimyasalların ihraç edilmesini sonlandırmak ve ticareti yapılan tüm tehlikeli kimyasallardan kaynaklanan zararları önlemek.
- GFC’nin uygulanmasını finanse etmek için “kirleten öder” ilkesini ve endüstri katkılarını desteklemek ve işlevsel hale getirmek; sivil toplumun ve tüm paydaşların adil katılımını destekleyen özel fonlar sağlanmasını güvence altına almak.
- Politika oluşturma süreçlerinde haksız endüstri nüfuzuna ve çıkar çatışmalarına karşı koruma sağlayacak politikaları ve prosedürleri uygulamak.
Hükümetleri, kamu yararı gözeten kuruluşları, sivil toplum kuruluşlarını, özel sektörü, hükümetler arası kuruluşları ve diğer kuruluşlar dahil olmak üzere tüm paydaşları bu amaçları gerçekleştirmek için birlikte çalışmayı taahhüt etmeye çağırıyoruz. Bunu başarmak, kimyasal krizi tersine çevirmek ve herkes için zehirsiz bir geleceğe doğru ilerlemek adına kritik bir öneme sahip olacaktır.
Buğday Derneği olarak işbirliği içinde olduğumuz Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe) gibi kuruluşların önderliğinde hazırlanan bu bildiriyi imzalayarak bu taahhüdü ve çağrıyı yineliyoruz. Uzun yıllardır zehirli tarım kimyasallarının zararları konusunda farkındalık oluşturmaya çalışan, bu kimyasalların yasaklanması için kampanyalar yürüten bir dernek olarak 2019 yılında PAN ile ortak yürüttüğümüz Zehirsiz Sofralar projesi kapsamında başlattığımız Zehirsiz Kampanya bugüne kadar 207 bini aşkın kişi tarafından imzalandı ve kampanya süresince 37 pestisit (tarım zehiri) aktif maddesi yasaklandı.
GFC’nin imzacılarından biri olarak zararlı kimyasallardan, atıklardan ve pestisitlerden arındırılmış bir gelecek için ulusal ve uluslararası işbirlikleriyle birlikte çalışmaya devam edeceğiz.