DESTEK OL!
Gönüllü Ol
HABERLER

Kardeş bitkiler doğal bir bağışıklık sistemi oluşturuyor

Yayınlanma Tarihi: 15 Haziran 2020
Kardeş bitkiler doğal bir bağışıklık sistemi oluşturuyor

“Doğal dengeler gözetildiği için kardeş bitkiler yöntemi kullanılan alanlarda biyoçeşitlilik artıyor. Toprağın organik, canlı yapısı korunurken, hastalıklara ve zararlılara karşı da doğal bir mücadele yöntemi kullanılmış oluyor, bu da zehirli kimyasallar ve yapay gübre kullanımını ortadan kaldırıyor.”

Yasemin Kireç

Sohbetlerde ve eğitimlerde biyoçeşitlilikten, sürdürülebilirlikten, onarıcılıktan ve biyomimikriden yani doğayı taklit etmekten çok sık bahsediyoruz. Bitkiler doğada nadiren bizim bahçelerimizde olduğu gibi yalnız büyürler. Aslında diğer bitkilerle karışırlar ve genellikle simbiyotik ilişkilerle birbirlerine yarar sağlarlar. Bunu orman ekosistemlerinde çok açık ve net bir şekilde gözlemleyebiliriz. Hâlbuki biz kendi bahçelerimizde bunu bir karmaşa olarak görüp, zararlı ve estetikten yoksun bir şekilde sıra sıra dizilmiş, tek tip bitkileri tercih eder hale gelmişiz.

Kardeş bitkiler yöntemi, yabancı kaynaklarda “companion planting” olarak geçiyor: bir bahçede farklı türdeki bitkilerin yan yana ekilmesi. Doğada bulunan “sinerjistik etkileri” kullanan bir bahçecilik yöntemi, yani optimum sağlık ve canlılık elde etmek için bitkiler arasında işbirliğini teşvik ediyoruz. Birbirlerine yararlarını arttırıp, zararlarını azaltacak şekilde planlayarak ekiyor ve dikiyoruz. Ekolojik tarımda kullanılan etkili yöntemlerden biri, entegre zararlı mücadelesi olarak birebir…

Bitkilerin uyumlu olması ve birbirine yarar sağlaması ne demek diye düşünüyorsanız, hemen açıklamaya başlıyorum: 


  • Zararlıları kaçırma: Tuzak bitkileri dikerek, zararlı böcekleri bu tuzak bitkilerine doğru çekiyoruz ve böylece esas yetiştirmek istediğimiz bitkileri rahat bırakmalarını sağlayarak daha sağlıklı bitkiler yetiştirebiliyoruz.
  • Toprağa besin maddesi olma: Azot sabitleyen bitkileri (baklagiller) sabitlemeyen bitkilerle beraber ekerek topraktaki azot miktarını arttırabiliriz. 
  • Malç: Bazı yer örtücüler ve biraz büyüdükten sonra biçilerek toprak üzerinde bırakılan bitkiler yabani otların büyümesine engel oluyor, toprağın üzerini örttüğü için de topraktaki besin maddelerinin ve nemin daha uzun süre tutulmasını sağlıyor.
  • Fiziksel destek: En meşhur kardeş bitki birlikteliklerinden biri “üç kız kardeş”tir. Mısır, sırık fasulye ve kabak yan yana ekiliyor; sırık fasulye mısıra tırmanabiliyor ve kabak da yer örtücü görevi görüyor, gölge yapıyor, kökleri aşırı güneşten koruyor ve toprağın üstünü her zaman örtülü tutuyor.

Bu bahsettiklerimiz sayesinde, doğal dengeler gözetildiği için kardeş bitkiler yöntemi kullanılan alanlarda biyoçeşitlilik artıyor. Toprağın organik, canlı yapısı korunurken, hastalıklara ve zararlılara karşı da doğal bir mücadele yöntemi kullanılmış oluyor, bu da zehirli kimyasallar ve yapay gübre kullanımını ortadan kaldırıyor. Kardeş bitkiler yöntemini kullanarak oluşturduğunuz bir bahçenin, zamansal ve mekansal olarak bütününe baktığınızda, doğal bir bağışıklık sistemi oluştuğunu düşünebilirsiniz yani doğal bir savunma mekanizması geliştirmiş oluyorsunuz.

Aslında kardeş bitkiler yöntemi daha çok bahçelerde uygulanıyormuş gibi geliyor olsa da aslında geniş arazilerde yapılan tarımsal üretimde ve balkon gibi küçük alanlarda uygulanması da oldukça iyi sonuç verir. Sadece planlamasını daha büyük veya küçük düşünerek yapmak gerekir. Toprağın altından başka, üstünden başka fayda sağladığı için, aynı saksıda yetiştirmek ve farklı saksılarda yan yana yetiştirmek çeşitli avantaj ve dezavantajlar ortaya çıkarabilir.

Kardeş bitkiler yönteminde, “yardımcı bitkiler” dediğimiz bazı bitkiler de var. Bunlar direkt olarak asıl yetiştirmek istediğimiz bitkilerin sağlıklı büyümesine destek olur. Toprağa besin takviyesi yapar, yararlı böcekleri çeker, zararlıları uzak tutar ve bitkilerin en uygun şartlarda büyümesine imkan tanır. Sebzeler için birçok şifalı ve aromatik bitki ve çiçek iyi bir yardımcıdır. Örneğin fesleğen bahçelerin olmazsa olmazıdır… Kadife çiçeği, zinya, ada çayı, biberiye, civanperçemi, ısırgan otu, latin çiçeği gibi bitkiler hemen hemen her şeye yardımcı bitkidir.

Biraz araştırma yaparsanız hangi bitkilerin birbiriyle iyi anlaştığını kolayca bulabilir, ilgili tablolara ulaşabilirsiniz. Okumalarınızın ardından, bitkilerin özelliklerini ve birbirleriyle nasıl etkileşime girebileceklerini düşünmeye başlayabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken şeylerle ilgili ufak bir liste:

  • Su ihtiyacı: Eğer yan yana dikmeyi düşündüğünüz her şey sudan hoşlanıyorsa veya hepsi kuraklığa dayanıklıysa sorun yok ama ikisini karıştırırsanız sulama sizin için önemli bir soruna dönüşebilir.
  • Bitki kökleri: Kök sistemleri, bitkilerin rekabet etmeyeceği şekilde yerleştirmek gerekli. Mesela yayılıcı bir kökü olan domates ile kök bitkisi olan havuç iyi anlaşır. Fesleğen de bu birlikteliğe çok yakışır.
  • Bitki düzenlemesi: Farklı boyutlarda ve şekillerdeki bitkileri bir araya getirerek, yakın oldukları zaman nasıl çalışabileceklerini düşünün. Mesela o köşeye diktiğiniz asma ne kadar büyüyecek? Nereye yayılacak, neleri gölgede bırakacak? Ufak bir tüyo, asma altında marul gibi gölge isteyen yeşillikler güzel yetişir.
  • Böceklere karşı cazibesi: Yararlı böcekleri çekmek ve zararlıları caydırmak için kullanılan bitkilerin birlikte olması iyi olur. Örneğin, uğur böceği her zaman bahçenize görmek istediğiniz bir böcek, onu nasıl davet edebilirsiniz? Ayçiçeği bahçenizden eksik olmasın.
  • Toprak: Toprağın kalitesini arttırmak her zaman besin değeri yüksek ve lezzetli ürün almanızı sağlar. O yüzden toprağın üzerini örtmek, yani malçlamak önemli. Biçip bırakabileceğiniz bir türü zemin örtücü olarak kullanabilirsiniz. Bunun yanı sıra, toprağın besin değerini arttırmak için de azot bağlayan bitkileri tercih edebilirsiniz. Hiçbir şey dikmesem bile mutlaka bakla dikiyorum.

Yediğimiz şeyler üzerinden bir örnek vermem gerekirse, havuç, bezelye, marul, soğan, domates dereotu birlikte uyumlu bitkilerdir. Ama mesela, lahana ve domates uyumsuzdur.

Geçenlerde bir yazıda okudum ama ne yazık ki bunu yazarken aradığımda kaynağını bulamadım. Yukarıda bahsettiğim “üç kız kardeş” örneği, 700 yılı aşkın bir zamandır kullanılan, klasikleşmiş bir örnekmiş, zaten hep lafı geçer. Beslenme açısından neredeyse eksiksiz bir öğün oluşturacak, yani protein, karbonhidrat ve vitamin içeriği ile dengeli bir yemek ihtiyacımızı karşılayacak her şeyi birlikte yetiştirebilmemizi sağladığından, kendi kendine yetmeyi hedefleyen bir üretici için de harika bir birliktelik. Üç kız kardeş için en yaygın bilinen birliktelik mısır, kabak ve fasulye olsa da ayçiçeği, amarant ve kavun gibi benzer işlevi görecek bitkiler veya aynı familyadan olan bitkilerle de bu uyumu yakalamak mümkün.

İyi bir planlama ile çok şey yapılır; araştırın, okuyun, yazın ve çizin. Sonra oturup keyfini çıkarın, ben hiç iyi kayıt tutamıyorum ama, siz mutlaka tutun, bir sonraki sene çok faydasını görürsünüz.

Yazı: Yasemin Kireç

Kardeş bitkiler tablosunu buradan indirebilirsiniz.

Etiketler: , ,

7 adet yorum var

  1. Hacer

    Bir yazıda okumuştum. Domates bahçelerinde kendiliğinden biten semizotları hem domatesi zararlılardan koruyor hem de sizin dediğiniz gibi yayılan bitki olduğu için toprağın nemini koruyor. Ne harika değil mi?

  2. Yeşim Sacbagli

    Çok faydalandım bilgilerinizden. Çok teşekkür ederim. Biz de bu yıl minik bahçemizde ilaçsız tarıma başladık.☀️ Domateslerin yanına bol kadife çiçekleri ektim şimdilik hastalik yok sadece salatalikta cokkk zorlandım yaprak bitleriyle mücadelemde denemediğim doğal yöntem kalmadı.
    Malclama da yapıyorum!!!

    Yalniz bu yıl yerel tohum bulamadim benimkiler ne yazık ki hibrit sizden tohum temin etmek isterim.

    Iyi ki varsınız. Sevgiyle kalın ☀️

  3. Düriye

    3 kardeş uygulaması hoşuma gitti kanser hastasıyım doğal üretimden yanayım bir birine uyumlu bitkiler listesinide paylaşırsanız mutlu olacağım başarılarınız katlanarak artsın

  4. Mükerrem Gündüz

    Merhaba
    Sizin üçkızkardeş dediğiniz uygulama karadeniz göçmeni ailelerin yaşadığı Düzce köylerinde
    Ana ürün atalık mısır ekilen tarlalarda benim bildiğim 60 yıl önce aynen uygulanır hiçbir ilaç kullanılmaz ve hiçbir bitki hastalanmazdı
    Ürünler olgunlaşınca önce fasulyeler hasat edilir
    Sonra mısırlar sonra mısır sapları..
    Enson tarlada olgunlaşmaya bırakılmış rengarek kabaklar..
    Fırınlanıp şeker ilavesiz tatlı olarak yendiği gibi kalanlarda kış için hayvanlara mükemmel doğal yiyecek olurdu..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaş