Simbiyotik Vatandaşlık
Bir başka güzel örgütlenme örneği de bizim aramızdan Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nden çıktı: “Zehirsiz Sofralar Hareketi”. Neden: Pestisitler ve diğer tarımsal zehirlerle doğamıza ve sağlığımıza zarar verildiği için. Nasıl: Pestisitlerin olumsuz etkileri ve pestisitlere alternatif yöntemler hakkında üretici ve tüketicilerde farkındalık yaratmak, dijital medyayı aktif kullanarak kampanyalar yürütmek. Kimlerle: Bu konuda çalışan bütün diğer sivil toplum kuruluşları, belediyeler ve bu konuyu dert etmiş yurttaşlar. Zehirsiz Sofralar Platformu Change.org’u sokaktaki yurttaşa ulaşmak için çok etkili bir şekilde kullandı.
Change.org örgütlenmeleri ciddi şekilde destekleyen bir araç olarak 2012 senesinden beri hizmet veriyor, bireylere ve sivil toplum kuruluşlarına örgütlenme konusunda destek veriyor. Örneğin Türetim Ekonomisi Derneği iklim konusundaki kampanyalarda bu hizmeti etkin bir şekilde kullanıyor. Türetim Ekonomisi Derneği İklim Projesi Kampanya Danışmanı Nil Ormanlı diyor ki: “2021’de yedi büyük gençlik ekibinin başlattığı Karbon 0 Bir Gelecek için İklim Acil Durumu kampanyası büyük etki yarattı. Kampanyaya 45 bine yakın kişi imza verdi. Ünlü sanatçılar ve milli sporcular destek oldu. Mabel Matiz, “Fan” şarkısının klibinde kampanya linkini koydu ve konserinde kampanyacı gençlerden birine sahnede söz verdi. Kampanya mektubu TBMM’de okundu. Sekiz belediye başkanı söz verdi, imza attı ve kampanya çağrısına resmi yanıtlarını yayınladı.” Tam bir örgütlenme ve etki hikayesi.
Bu örnekler bize kurduğumuz örgütlenmelerde başarılı olmamız gereken prensipleri anlatıyor:.
1) Örgütlenme sürecinin başarısı için açık ve belirli bir amaç gerekir. Bu amaç, örgütün varlık nedenini ve yol haritasını belirler. Amaç, üyelerin motivasyonunu arttırır ve örgütün devamlılığını sağlar.
2) Örgütlenme, üyelerin bir tutkuya sahip olması ve bu tutkuyu paylaşmasıyla daha etkili hale gelir. Ortak bir ilgi veya tutku, örgütün devamlılığını ve başarısını artırabilir.
3) Her üyenin ne yapması gerektiği ve örgütün hangi görevleri üstlendiği açık bir şekilde tanımlanmalıdır. Bu, işlerin düzenli ve etkili bir şekilde yürütülmesine yardımcı olur.
4) Örgütlenmenin faaliyetleri, katılımcılar için cazip ve kolay olmalıdır. Bu, topluluğun büyümesini ve etkileşimin artmasını teşvik eder.
5) Örgütlenme süreci ve faaliyetleri, zamanla değişen koşullara uyum sağlayabilmelidir. Teknolojik gelişmeler gibi faktörler, örgütün iletişim ve faaliyetlerini etkiler.
6) Diğer benzer amaçlara sahip örgütlerle bağlantı kurmak ve işbirliği yapmak, hareketin büyümesine ve daha geniş bir etki yaratmasına yardımcı olur.
7) Veri toplama ve kaynakları etkili bir şekilde kullanmak, örgütün amacına ulaşmasını sağlar. Veriye dayalı bilgi, karar almayı ve faaliyetleri yönlendirmeyi kolaylaştırır.
Sonuç olarak, neden örgütleniyoruz, kimlerle örgütleniyoruz ve nasıl örgütleniyoruz sorularını sormalıyız. Örgütlenmenin açık bir amacı, tutkulu ve motivasyonu yüksek paydaşları ve cazip, somut ve kolay faaliyetleri olmalı. Örgüt; atacağı adımları doğadan öğrenerek, bu dünyanın ve bu doğanın bir vatandaşı olduğunun farkına vararak, doğa gözlemlerinin sonucunda edindiği içgörülerle dayanarak, yani simbiyotik bir vatandaş olarak atmalıdır. Örgütlenme o zaman başarıyla ulaşır.
Uygar Özesmi’nin yazısını Buğday E-Dergi’den okuyabilir, ekolojik yaşamın gündem ve pratiklerinden haberdar olabilirsiniz.