Etiket Hafiyesi: En çevreci ambalaj, üretilmeyen ambalajdır.
Hazırlayan: Gülnakış Demiren (İletişim Gönüllüsü) | İllustrasyon: Neval Ergün (İletişim Gönüllüsü)
Bir gıdayı seçerken çoğumuz ürünün fiyatına, markasına ya da son tüketim tarihine bakıyoruz. Oysa ambalaj etiketi, ürünün içeriğinin yanı sıra doğayla olan ilişkisi hakkında da ipuçları veriyor bize.
Marketten aldığımız bir ürün birkaç gün içinde tüketilebiliyor. Peki ya onu taşıyan ambalaj?
Bir su şişesi, yoğurt kabı ya da içecek kutusu yalnızca birkaç dakika kullanılsa da doğada onlarca, yüzlerce hatta binlerce yıl varlığını sürdürebiliyor. Bu nedenle alışveriş yaparken sadece ürünün kendisine değil, ambalajına da dikkat etmek gerekiyor.
Bu noktada önemli bir ayrımı da hatırlatmakta fayda var: “Doğada çözünen” ile “geri dönüştürülebilen” atık ya da ambalaj kavramı. Bir ambalaj doğada kısa sürede parçalanabilir ancak geri dönüştürülemeyebilir. Öte yandan, doğada çok uzun süre kalan bir malzeme defalarca geri dönüştürülebilir. Bu yüzden bir ambalajı değerlendirirken yalnızca doğada ne kadar sürede çözüneceğine değil, yeniden kullanılıp kullanılamadığına ve döngüsel ekonomiye kazandırılıp kazandırılamadığına da bakmak gerekir.
Kâğıt ve karton birkaç ay içinde doğada çözünebilirken, ahşap birkaç yıl içinde doğal döngüye katılır. Çelik onlarca yılda çözünür. Alüminyum kutular yüzlerce yıl, PET plastik şişeler ise yaklaşık 450 yıl doğada kalabilir. Cam ise doğada neredeyse hiç çözünmez; buna rağmen kalite kaybetmeden defalarca geri dönüştürülebilen değerli bir malzemedir.
Son dönemde içecek ambalajlarında görmeye başladığımız DOA (Depozitosu Olan Ambalajlar) işareti de ambalajların kullanım ömrünün, ürün tüketildiğinde sona ermediğini hatırlatıyor. Depozito sistemi sayesinde uygun pet, cam ve alüminyum içecek ambalajları iade noktalarındaki makinelerde toplanarak yeniden hammaddeye dönüştürülebiliyor.
Ancak geri dönüşüm her ne kadar doğadaki kirliliği azaltıyor gibi görünse de geri dönüşüm süreçlerinde de su ve enerji kullanılıyor. Hatta bu kullanım bazen ilk üretimden bile daha fazla olabiliyor. Bu nedenle bir ürünün geri dönüştürülecek olması onun ekolojik ayak izinin az olduğunu anlamına gelmiyor.
Sürdürülebilirliğin ilk adımı, atığın oluşmasını önlemek! En çevreci ambalaj, hiç üretilmeyen ambalajdır. Bu nedenle önceliğimiz, gerçekten ihtiyacımız olan ürünleri satın almak, mümkün olduğunca yeniden kullanılabilir seçenekleri tercih etmek ve gereksiz ambalaj tüketimini azaltmak olmalı.
Alışverişte nelere dikkat edebiliriz?
- Gerçekten ihtiyacımız olan ürünleri satın alalım.
- Mümkün olduğunca yeniden doldurulabilir veya depozitolu ürünleri tercih edelim.
- Gereksiz ve tek kullanımlık ambalajlardan kaçınalım.
- Uzun ömürlü ve tekrar kullanılabilir ürünlere öncelik verelim.
- Ambalaj üzerindeki doğada bozunabilir, geri dönüşüm sembollerini ve DOA işaretini kontrol edelim.
Unutmayın, etiket okumak yalnızca daha bilinçli tüketim için değil, doğaya daha az yük bırakan alışkanlıklar geliştirmek için de önemli bir adım.
Ellerinize sağlık
Teşekkür ederiz.