-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Ekolojik ve demokratik bir kent için...
Kategoriler: Doğa Dostu Yerleşimler
Tarih: 01-Nisan-2004
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Ekolojiyi, kent yaşamına sokmakta en başarılı uygulamaların yapıldığı kentlerden biri olan Montréal’de, 2002 Mart ayı sonunda gerçekleştirilen Kent Zirvesi’nde her geçen gün artan çevre sorunlarına yeni çözüm arayışları üzerinde duruldu. Zirvede; kentte ekolojik tarımdan ekolojik mahallelere, iklim değişikliğinden toplum sağlığına, yerel yönetimlerin sorumluluklarından sürdürülebilir gelişmeye kadar pek çok konuda oluşturulan çalışma grupları, ekolojik ve demokratik bir kent için fikir alışverişinde bulundu

ÖYLE bir kent düşünelim ki; içinde yüzyıllardır nefes alıp veren ormanlar, korular olsun, parklarında, bahçelerinde yerel bitkiler, ağaçlar boy versin, suyu temiz, berrak, havası mis gibi, sessiz, doğaya saygılı enerji sistemleriyle çalışan trenler, tramvaylar ulaştırsın insanları her köşesine, bisiklet yedek parça ve tamircisi ile dolu olsun her mahallesi, çatılarında sebzeler, otlar yetiştirilsin, her teras bir bahçe olsun, mutfaktaki yiyecek atıkları çöp yığınlarının üzerine eklenmeye değil, gübre yapımına gitsin, haberleşme ağı merkezleri, istasyonları kentten uzakta kurulmuş olsun, eko-köylerden, eko-çiftliklerden gelen ekolojik sebze ve meyvelerin, ürünlerin pazarları kurulsun her semtte, insanlar mevsiminde yetişen gıdaları tüketsin; kışın kereviz, pırasa, havuç, yazın patlıcan, domates...

Alternatif tıp merkezleri, "hastalıkları önleme" klinikleri olsun her ilçesinde, ekolojik bilgilendirme çalışmaları yapılsın, yağmur, sel değil bereket, verim getirsin, güneş ısıtsın evleri, suları, derdimiz çöplerin toplanmaması değil, kağıt, cam ve metal atıkların haftanın hangi günü, saat kaçta toplanacağı olsun ve "yeşil sokak"lar açılsın meydanlara, denizlere.....

Ütopya değil elbette, bu sayıp döktüklerimin yaşama geçirildiği bir şehrin varlığı, kesinlikle mümkün... Sadece doğru soruyu sormak gerekiyor en başta: "Neden olmuyor?" değil, "Nasıl yaparız?" diye sormak ve sonra da kolları sıvamak...

Montréal, "neden" sorularının çoktan beridir "nasıl"a dönüşmüş olduğu şanslı bir kent. Elbette yapılacak, iyileştirecek daha çok şey var, ancak "başlamak bitirmenin yarısıdır" diyerek ve hatta ekolojik bir kent dönüşümünün bugünden yarına bitebilecek bir dizi çalışma ile olmadığını, bunun nesiller boyu sürecek/sürdürülecek bir "gelenek" olduğunu bir ön kabul olarak bilmek gerek...

Bu gerçeği baştan kabullenerek yola çıkmış Montréal. Bu yüzden de her geçen gün çevre sorunlarına yeni çözümler üretmeye devam ediyor. Çünkü program başladı bir kere... Bu devamlılığı sağlama çabasında, "toplayıcı" ve "gözden geçirici" işlevi oldukça önemli olan bir zirvenin organizasyonuna karar verilmişti bundan iki yıl önce. Ve geçen yıl Haziran ayında birincisi, bu yıl 22-23 Mart 2002 tarihleri arasında da ikincisi düzenlendi. 

Amaç, birbirinden bağımsız ya da ender işbirliğiyle çalışan yerel inisiyatiflerin, üniversitelerin ve diğer eğitim birimlerinin, yerel yönetimle daha sıkı bir "işbirliği geleneği"ni oluşturmak, ortak organizasyonların yer aldığı çalışmaları başlatmak veya başlamış olanların deneyimlerinden yararlanmak şeklinde özetlenebilir.

 

Kentli sorumluluğu

Zirve organizasyonunu oluşturan yerel yönetim ve sivil örgütlerin ortak girişimindeki aktörler, sadece konuyla ilgili birimler değil, bu birimlerle sürekli "etkileşim" içinde olması amaçlanan kentliler de doğal olarak. Böylelikle kentliler paylaşımlarını yerel yönetimle, semt ve kent dernekleriyle, akademik uzmanlar ve araştırma enstitüleriyle biraraya gelerek yapmış oluyorlar. Bu paylaşımlar ve karşılıklı bilgi aktarımları, çeşitli konu başlıkları altında düzenlenen "çalışma grupları" aracılığıyla yapılıyor. 

Eko-kent için çalışma grupları

Çalışma grupları, konularına göre şu başlıklar altında toplandı:

Su kalitesi ve korunması; kent çöp yönetimi; sürdürülebilir gelişme; şehircilik yönetimi planı; arazi kullanımı; kent peyzaj planlama; Pestisidler (tarımsal ilaçlar); yeşil alanlar; ulaşım, sosyal ve ekolojik konut; hava kalitesi, iklim değişikliği ve toplum sağlığı; Quebec yerel yönetimleri, idealler; çevre ve gençlik; Montréal’de yeşil kampüsler; kentte ekolojik tarım, eko-inisiyatifler; adanın batısında sürdürülebilir gelişme; eko-mahalleler, bilanço; toplumsal ekolojik ve ekonomik gelişim, çevre koruma ve yerel yönetimlerin potansiyeli.

"Su kalitesi ve korunması" başlıklı çalışma grubunda, kente su kaynaklarından temiz ve arıtılmış su sağlama, su dağıtımı ve atık suların arıtılması ve kullanımı gibi konular üzerinde duruldu. Kentte su yönetimi işlerinin günlük gideri, 800 bin Kanada Doları’ydı ve bu maliyetin bir kısmı da dağıtım sistemindeki kaçak suya gidiyordu. Bu bilgiler ışığında yerel yönetim, akademiler ve çevre araştırma enstitüsü uzmanlarının ortak çalışmasıyla, ayrıntılı bir "su planlaması" hazırlanmıştı ve dağıtım sistemindeki kaçağın önlenmesi için "yenileme ve iyileştirme projesi" hayata geçirilecekti.

Bu alanda yapılan çalışmalar arasında "atık su" arındırma istasyonlarının kapasitesinin artırılması da var. Böylelikle kent atık sularının yarısına yakın bir bölümü yeniden kullanma amacıyla dönüştürülüyor. Montréal, dünyada su kullanımı için hiçbir ücret alınmayan ender kentlerden biri. Bu ücretsiz hizmeti sürdürebilmek için, su kaynaklarının yer aldığı bölgelerin çevre ve orman bakanlıkları tarafından "korunma"sı üzerinde de titizlikle duruluyor.

Kentte toplam çöpün sadece (!) yüzde 45’i "dönüştürülüyor". Orta vadeli planlama çerçevesinde (2004 yılına kadar) çöplerin yüzde 80’inin dönüştürülmesi veya kompost haline getirilmesi planlanıyor.

Montréal’de eko-semt girişimlerinin bilgilendirmesiyle, mutfak artıklarıyla ağaç ve bitkilerin kuru yaprakları bir "dönüşüm" istasyonunda kompost haline getiriliyor ve her yıl iki kez, ekim-dikim mevsimlerinde isteyenlere ücretsiz dağıtılıyor. Ayrıca yerel yönetimin sorumluluğundaki park ve yollarda, resmi ya da özel kuruluşların bahçe ve yeşil alanlarında, kentin organik artıklarının dönüştürülmesiyle elde edilen kompost kullanılıyor.

Sürdürülebilir gelişme, arazi kullanımı ve kent peyzaj planlama çalışma grubunda ise, kentin, "büyük bir master plan puzzle"ı olduğu kabulünden yola çıkarak, parçaların en doğru biçimde yan yana gelerek anlamlı bir bütün oluşturması için, bir "kent ve çevre kültürü" planlamasının uygulamaya yönelik esasları konuşuldu. İçinde barındırdığı birbirinden farklı yüzlerce dinamik nedeniyle, kentin oldukça karmaşık ve zengin bir "büyük organizma" olduğunu, ancak "insan" çıkışlı ve "insan" odaklı her planlamanın toplumu "ekolojik bir kent"e ulaştırmasının doğal ve kaçınılmaz olduğu belirtildi.

Kent peyzajını belirleyen tüm birincil ve ikincil derecedeki önemli unsurların, ayrıntı ve bileşenleriyle birlikte kent perspektifinde ele alındığı belirtilerek, çalışmalar hakkında sözlü, yazılı ve görsel bilgiler verildi.

Kentin önemli tarihi ve peyzaj değeri olan unsurlarından; limanda, Mont Royal tepesindeki kent parkında ve St. Laurent nehrindeki kente bağlı adalarda, rant piyasasının dokunamayacağı şekilde düzenlemelerin yapıldığı, peyzaj tasarımlarının veya iyileştirme projelerinin bu düzenlemelerle geliştirildiği açıklandı.

Ayrıca Chicago’da yapılan bir etütten örnekleme yapılarak; kentteki her teras çatılı binanın çatısı bahçeye ya da yeşil yüzeye dönüştürülebilse, bir yılda yüz milyon dolarlık bir elektrik tasarrufu sağlanabileceği belirtildi.

 

Kentte ekolojik üretim

Kentte ekolojik tarım çalışma grubu ise, bir "Buğday" üyesi olarak merakla beklediğim bir atölye çalışmasıydı. Atölyenin kolaylaştırıcılığını "ekolojik bahçe dostları" inisiyatifi üstlenmişti. Kentin hemen her semtinde, kamu arazilerinin üzerinde yer alan "toplum bahçeleri"nin bir bilançosu yapıldı. Toplum bahçeleri, yerel yönetimlerin ve semt derneklerinin işbirliğiyle ve elbette semtlilerin ortak katılımıyla yürütülen bir proje. Yaklaşık on yıl önce "pilot bölge projesi" olarak başlayan çalışma gittikçe gelişti ve bugün kentin pek çok semtinde ekolojik tarım yöntemleriyle sebze, meyve ve ot yetiştiriliyor. Bu ürünlerin yüzde 50’si semtlilerin mutfağına, diğer yarısı ise semtteki yaşlılar yurdu, kimsesizler evi vb. gibi hayır kuruluşlarının mutfağına gidiyor. Katılımın ve talebin yoğun olması nedeniyle yeni bahçelerin oluşturulması gündemdeydi. Bunun için arazi arayışları başlamış durumda, ancak öncelikle toprağı kirlenmiş arazi aranıyor, zira inisiyatif, yerel yönetim ve uzmanlarla birlikte kentteki "kirlenmiş arazilerin rehabilitasyonu" projesini de üstlenmiş durumda.

Pestisidler ve yeşil alanlar çalışma grubunda, kent yerel yönetimi tarafından kamu arazilerinde, park, bahçe vb. yeşil alanlarda, çim sahalarda sentetik ilaçların ve pestisidlerin kullanımının tamamen yasaklanmış olduğu belirtildi. Özel yeşil alanlar için ise titiz bir "halk egitimi" kampanyası sürdürüldüğü ve alternatif mücadele yöntemleri bilgilendirilmesinin yapıldığı açıklandı. Yerel yönetim, hassas bölgeler için yüz metrelik bir "korunan bölge" oluşturarak, bu çemberin içindeki okul, hastane, çocuk yuvası, klinik, kültür merkezleri, müzeler, yaşlılar için bakımevi, kamu arsaları, parklar ve gençlik kampları gibi alanların çevresinde de pestisid ve sentetik ilaçların kullanılmasını önleyici tedbir alıyor.

Orta vadede (2003 baharına kadar) kent yönetimi, sadece kent sınırları içinde değil, kenti çevreleyen banliyölerde ve çevre yollarında da pestisid ve herbisidlerin (tarımda kullanılan sağlığa zararlı kimyasal ilaç ve hormonlar) kullanılmasını yasaklayan bir düzenleme getirecek.

Eko-konut çalışma grubunda ise, kentlilerin konutlarını ne şekilde daha sağlıklı, rahat, ekonomik ve ekolojik hale getirebilecekleri konusunda sözlü ve görsel bilgiler verildi. Grubun konu alt başlıkları olan; eko-yenileme, eko-konut seçimi, konut bakımı ve temizliğinde eko-alternatifler, eko-enerji ve ısıtma, yeşil kutular ve kompost, bitkilendirme/konut gibi konular açılarak, uzmanlar tarafından bilgilendirme yapıldı.

Tüm bu kampanya ve bilgilendirme çalışmaları, kent yönetiminin ilgili birimleri tarafından yapılıyor, ayrıca eko-mahalle, eko-konut, yerel eko-inisiyatif, kent ekoloji merkezi, toplum bahçeleri organizasyonu gibi sivil toplum kuruluşları ve gönüllü derneklerin oluşturduğu "destek birimleri" ile, sıkı ve örgütlü bir işbirliği çerçevesinde gerçekleştiriliyor.

Çalışma grupları sonrasında oluşturulan ortak forumda; pestisid kampanyasının yanı sıra "yerel eylem planı", iklim koruma ve gazların sera etkisini önlemek için "hava kalitesi"ni iyileştirmeyi hedefleyen kampanya gibi, çevre duyarlılığını pratiğe dönüştürerek somut sonuca ulaşmayı amaçlayan çalışmaların dökümü yapıldı ve artısı-eksisiyle kampanyalar tartışıldı.

Ayrıca kent yönetiminin "eko-bütçe"sinin gelecek yıl artırılması gerektiği de konuşuldu. Eko-bütçenin artmasına bağlı olarak; eko-mahalle birimlerinin sayısının da çoğaltılarak, semt ölçeğinde eko-servis sağlayan bu oluşumların, kapasitelerinin geliştirilmesine ve sokak sokak hizmet vermeye başlamasına karar verildi.

22-23 Mart 2002 Kent Zirvesi yapıcı çözüm önerilerinin yer aldığı, sivil toplum kuruluşlarının "ses" ve "nefes" verdiği, kentlilerin sorumluluk üstlendiği ve ekolojik bir kent oluşturmaya yönelik yeni çözümlerin üretildiği bir "fırsat" oldu...

Yakın gelecekte, tüm dünya kentlerinin de "acil planlama kararları"nı alarak, uygulama misyonuyla, kendi "ekolojik kent yönetimleri"ni oluşturmaları kaçınılmaz bir gelişme olarak beliriyor ufukta...

Haber No: 85