-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Bir takvim, bir hareket
Kategoriler: Dünyadan, Kullanım Alışkanlıkları
Tarih: 17-Temmuz-2005
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


İÇİNDEN yazıları ve fotoğrafları alıntıladığımız bu takvim Xarxa Consum Solidari (Dayanışmacı Tüketim Ağı), Barcelona Belediyesi ve La Via Campesina’nın katkısıyla üretilmiş. Katalunya’da kooperatifler ve tüketici gruplar ekolojik, dayanışmacı ve sorumluluk gerektiren tüketim için örgütlenirken, Xarxa ve benzer gruplar adil ticareti Katalunya’ya yaymak için çalışıyor ve adaletsiz uluslararası ticari ilişkileri değiştirmek için mücadele ediyor.

Merkezi Honduras olan La Via Campesina ve benzer kalkınma sivil toplum kuruluşları dünyada kuzey ve güney halkları arasındaki dayanışma, ekonomik kaynakların adil dağıtımı, sosyal adalet ve barış için çalışıyor. Movimiento de pagesos Sin Tierra (MST-Topraksız Çiftçiler)’nın Barcelona şubesi de Sebastiao Salgado’nun fotoğraflarıyla takvime katkı vermiş. Takvim aynı zamanda kırsal kalkınma, adil ticaret ve besin bağımsızlığı konusunda bir deklerasyon niteliği taşıyor. 

İşte Takvimin her ayın sayfasında bu konularda yer verilen metinlerden bazıları:

“Biz, dünyanın her bölgesindeki yerli halkları, tarla işçileri, küçük üreticileri ve çiftçi örgütlerinden oluşan “Kırsal Yol” (La Via Campesina) hareketi olarak, üreticileri bütünüyle hesaba katmadan gıda güvenliğinin gerçekleşmeyeceğinin bilincindeyiz. Bizim katkımızı saymayan herhangi bir tartışma kentsel ve kırsal alanlardaki yoksulluk ve açlığın yok edilmesinde başarısız olur.”

“Besin, temel insan’ın hakkıdır. Bu hak ancak besin bağımsızlığının garantisi olan bir sistemde güvence altına alınabilir. ‘Besin bağımsızlığı’, kendi halkı tarafından her memleketin, kendi temel gıda üretim kapasitesini kültürel ve üretim çeşitliliğine saygı duyarak, sürdürme ve geliştirme hakkıdır.”

“‘Besin bağımsızlığı,’ gerçek besin güvencesinin ön şartlarındandır. Her birey, sağlıklı bir hayatı insanlık onuru ile yaşamak için, yeterli miktar ve kalitede sağlıklı, besleyici ve kültürüne uygun gıdaya ulaşabilmelidir. Kendi toprağımızda kendi gıdamızı üretme hakkı garantiye alınmalıdır.”

“Halkların ‘besin bağımsızlığı’ toprağa bağlı köylüler, yerliler ve balıkçı topluluklarla birlikte; öncelikle yerli ve ulusal pazarın ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik; insanı merkez alan köylüler ve yerlilerin toprak kullanımı ve üretim modellerinin çok işlevliliğini teşvik eden ve değer veren bir tarım anlayışını onaylıyor.”

“‘Besin Bağımsızlığı’, küçük ya da aile çapında yapılan yerli tarım ile, ülkelerin ekonomik, sosyal, çevresel ve kültürel çıkarlarını fark etmesini gerektiriyor.”

“‘Besin Bağımsızlığı’, her ülke ve bölgenin koşullarına göre uygulanmış kadınlara eşit imkan tanıyarak yerli halklara üretim kaynaklarının (toprak, su orman ile birlikte; üretim, sermaye, ve yetenek kazandırma araçları, diyalog kurma ve eylem yeteneklerinin güçlenmesi) yolunu açan tarımsal reformun harekete geçmesini gerektirir.”

“‘Besin Bağımsızlığı’, kadınların tarımda, balıkçılıkta, hasatta, pazarlama da, ürün işleminde ve toplumların besin kültürünün korunması ve yeniden üretilmesindeki vazgeçilmez rolünü tanıyor ve buna değer veriyor. Kadınların üretim kaynaklarına ulaşabilme, üretme ve yerli üretimini tüketme hakkı için verdikleri mücadeleyi destekliyor.”

“‘Besin Bağımsızlığı’, doğal kaynaklar, özellikle toprak, su ve tohumların sürdürülebilir kullanımı ve işlenmesini gerektirir. Bizim, toprağı işleyenler olarak doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını uygulama hakkımız olmalıdır. Bu ancak sağlam bir yerel taban, tarlanın kira süresinde güven, sağlıklı topraklar ve kimyasal tarımsal ürünlerin azaltılmış kullanımı ile yapılabilinir. Uzun vadede sürdürülebilirlik, çeşitli doğal ve dengeli yöntemlere, kimyasallara, ihracata yönelik mono kültüre ve yoğun sanayi üretim modellerine bağımlılığa dair değişiklik talep eder.”

“‘Besin Bağımsızlığı’, çiftçi toplumların çeşitli genetik kaynaklarını serbestçe kullanma ve koruma hakkını onaylıyor. Tohumları da içeren çeşitli genetik kaynaklar tarih boyunca bu çiftçi toplumlar sayesinde gelişmiştir.

Genetik kaynaklar, binlerce yıllık gelişimin sonucudur ve insanlığa mal olmuşlardır. Tüm bunlar birçok yerli neslin öz verili çalışmalarını ve farkındalığını gözönüne seriyor. Özel şirketlerin genetik kaynaklarını imtiyazla temin etmeleri ve pazarlamaları yasaklanmalıdır.

Kaynak:

Haber No: 764