-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Ben çok zenginim…
Kategoriler: Yaşam ve Kültür
Tarih: 08-Ekim-2007
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


"Bana bir balyoz verin de içimdeki hapishanenin parmaklıklarını kırayım"... Bu anlamlı cümle bu aralar sıkça aklıma geliyor…

Kendimi çok mutlu hissediyorum. Çok zengin, bir o kadar da imkânlarla dolu. Bu yalnız ve fakir zamanda çok zenginim ve çok dostum var. Bu şiddet dolu ve nefretle beslenen yeryüzünde çevrem sevgi ile dolu. Bu şuurdan yoksun, sanal dünyada her an beni uyanık tutacak araçlara sahibim!

Daha ne isteyeyim? Uğraşımın bütünü -Buğday Derneği'nde projelerin genel koordinasyonu ve karar vericiliği, Doğa Derneği yönetim kurulu üyeliği, Atlas Dergisinde yazarlık, Yeşil Atlas dergisinin editörlüğü, TRT İstanbul Radyosunda doğa takvimi programının konuğu, Adatepebaşı Köyünün sakini, anne ve babamın küçük kızları, ablamın kardeşi, yeğenlerimin teyzesi, arkadaşlarımın arkadaşı, eşimin eşi.... ve sayamadığım diğerleri..- sayesinde, çiftçisinden bürokratına; sivil toplumundan özel sektörüne, medyasından milletvekiline, galaksiden toprağa kadar, hem de yerelden evrensele uzanan bir eksende bağlantı halindeyim. Hem de büyük çoğunluğu gerçek iletişim ile. Çoğunlukla yaşadığım yer köylere yakın, doğanın coşkusunu henüz - ve herseye rağmen- kaybetmediği kırsal bir yöre. Arasıra geldiğim Ankara ve İstanbul bir süre sonra beni boğmaya başlasa da buralarda da içimi besleyecek şeyler olduğunu farkettim. En azından dostlarım buralarda yaşıyor. Çevremdeki insanlar bana kendimi hatırlatan, yoldan çıktığımda beni yola sokacak kadar samimi ve korkusuz kişiler. Üstelik bunu büyük bir sevgi ile yapıyorlar. Yaptıklarımın olumlu sonuçları olduğunu görüyor ve zaman zaman gururlanmaya vakit bile bulabiliyorum!

Yıllar önce Victor rahmetli Şefik Can'ı ziyarete gittiğinde sormuştu, benden bir isteğiniz var mı? diye. O da cevap vermişti: "Bana bir balyoz verin de içimdeki hapishanenin parmaklıklarını kırayım"... Bu anlamlı cümle bu aralar sıkça aklıma geliyor. İçimdeki hapishanenin farkına varmanın tam zamanı. Böyle güçlü ve üretken hissederken.

Şu sıralar yerel tohum çeşitlerinin korunabilmesi için kurmayı planladığımız bir tohum ağı ile meşgulüz. Ulusal Doğa Dostu Tarım Programı için yürüttüğümüz proje yavaş yavaş meyvelerini vermeye başladı. Avrupa Gönüllü Hizmeti tarafından üç yeni gönüllümüz Küçükkuyu'daki kırsal merkezimizde çalışmaya başladılar, tam bir yıl bizimle kalacaklar. Bahçedere köyündeki ofisimizin tamiratı bitti neredeyse, yavaş yavaş içine yerleşeceğiz ve faaliyetlerimizin bir kısmına oradan devam edeceğiz. Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek ve organik tarımın her yönüyle masaya yatırılacağı muazzam bir kongre için hazırlıklarımız son hızıyla sürüyor...
Ve daha neler neler....

Daha ne isteyeyim? Zaten istemişim ve oluyor.

Geriye şükretmek kalıyor. Şükürler olsun!

Haber No: 2211