-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Ayder Yaylası, Fırtına Vadisi ve Kaçkar'lar...
Kategoriler: Ekolojik Tarım Turizmi
Tarih: 14-Ocak-2007
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Avrupa Birliği tarafından desteklenen EKODİYALOG Projesi'nin amacı, Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisi'nin ve Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan turizm işletmeleri ve yerel tur rehberlerinin eko turizm ve çevre konusunda bilinçlendirilmesini sağlayarak, sürdürülebilir bir ekoturizm alt yapısı ve sivil toplumun ekoturizm alanında karar mekanizmasına aktif katılımını teşvik eden kalıcı bir STK-Kamu işbirliği sistemi kurmak olarak açıklanıyor..

Proje Koordinatörü Yaşar Yeğen, projenin ana hatları ile ilgili olarak aşağıdaki metni basına yolladı:

 

PROJENİN ADI: Ekodiyalog Projesi

 

Proje koordinatörü: Yasar YEGEN (0532 713 03 39)

 

Proje Süresi: 7 Ay

 

Proje uygulama yeri: Ayder Yaylası, Çamlıhemşin-Rize

 

Proje destekçisi: Avrupa Birliği

 

 

Proje web sitesi: www.ekodiyalog.org

 

Proje yazışma adresi: Posta Kutusu 38

                                      Ardeşen 53400

      RİZE

 

 

 

PROJEMİZİN ÖZETİ/KONUSU:


Ekodiyalog projesinin amacı, Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisinin ve Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan turizm işletmeleri ve yerel tur rehberlerinin eko turizm ve çevre konusunda bilinçlendirilmesini sağlayarak, sürdürülebilir bir ekoturizm alt yapısı ve sivil toplumun ekoturizm alanında karar mekanizmasına aktif katılımını teşvik eden kalıcı bir STK-Kamu işbirliği sistemi kurmaktır. Hedef kitlesi bölgedeki yaklaşık 120 işletme, sertifikasız yerel tur rehberleri, turizm il müdürlükleri, orman ve çevre müdürlükleri personeli olan Ekodiyalog projesi, katılımcıların ekoturizm ve çevre konusunda bilinçlendirilmesi için eğitim materyali hazırlanması, 70 kişinin katılacağı eğitim seminerleri düzenlenmesi, projenin eğitim programı ve diğer faaliyetlerinin bütün detaylarını içerecek web sitesi hazırlanması gibi etkinlikler aracılığıyla ekoturizmde sürdürülebilir iş alanları yaratmayı, yörenin yapısını koruyarak yerel resmi makamlarla, yerel idari konulardaki işbirliğini güçlendirilmesi hedeflemektedir.

 

 

PROJEMİZİN  HEDEFLERI:

 

Ekodiyalog projesinin amacı, ekoturizm alanında sivil toplum ve kamu sektörü arasında kalıcı bir işbirliği mekanizması oluşturarak, işbirliği ve karşılıklı danışma süreçlerini tanımlayarak, sivil toplum kuruluşlarının ekoturizm alanında karar alma ve politika belirleme süreçlerine katılım düzeyini artırmaktır.

 

ü     Ekodiyalog projesi yukarıda tanımlanan amaç doğrultusunda aşağıda sıralanan genel hedefleri gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.

 

ü     Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisinin ve Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içinde yer alan turizm işletmeleri, yerel tur rehberlerinin ekoturizm ve çevre konusunda bilgi ve bilinç düzeyini artırmak,

 

ü     Ekoturizm alanında faaliyet gosteren, gosterme potansiyeline sahip yerel halk, bölgesel kamu kuruluşları, yerel sivil toplum kuruluşları, yerel turizm rehberleri arasında işbirliğini teşvik edecek ve bilgi paylaşımını artıracak iletişim ağları kurmak,

 

ü     Ekoturizm alanında sivil toplum, özel sektör ve kamu sektörünü bir araya getiren kalıcı bir bölgesel danışma konseyi yapısı oluşturmak, danışma ve işbirliği için gerekli süreçleri tanımlamak,

 

ü     Yörenin yapısını koruyarak yerel resmi makamlarla, yerel idari konulardaki işbirliğini güçlendirilmesi,

 

ü     Ekoturizm ve çevre konularında doğru davranış kurallarını belirleyerek, doğal kaynakların sürdürülebilirliğini sağlayacak uygulamalar önermek/geliştirmek,

 

ü     Ekoturizm ve çevre konularında belirlenen doğru davranış kurallarının yöresel kalkınma planları ve stratejik planlara dahil edilmesini sağlayacak şekilde sivil toplumun karar alma, politika belirleme süreçlerine katılımını teşvik edecek yapılar geliştirmek,

 

ü     Yerel paydaşların ve ziyaretçilerin yararlanabileceği, başka bölgelerde de uygulanabilir eğitim programı ve eğitim materyalleri geliştirmek,

 

ü     Yöre halkında, ekoturizm uygulamaları sırasında yaban hayat, habitatlar, ekosistem ve doğal varlıkların zarar görmemesini sağlayacak bir çevre bilinci oluşturmak,

 

ü     Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisinin ve Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan turizm işletmeleri güçlü/üstün yanlarının tespiti,

 

ü     Bölgedeki turizmin karşı karşıya bulunduğu tehdit ve tehlikelerin tespiti,

 

ü     Turizmde çeşitliliğin sağlanmasına, yörenin turizme kazandırılmasına, sosyo-ekonomik kalkınmanın sağlanmasına, çevresel ve kültürel tahribatın önlenmesine ve turizm alanında yörede yatırım yapacak yatırımcıları teşvik ederek onlara yol göstermesi hedeflenmiştir.

 

 

PROJEYE NEDEN İHTİYAÇ VAR?

 

Sivil toplum kuruluşları ile kamu sektörü arasında işbirliğini geliştirmeyi ve sivil toplumun politika belirleme süreçlerine katılımını hedefleyen Ekodiyalog projesinin teması genel olarak çevre koruma, özel olarak da ekoturizmdir. Son otuz yıl içinde, dünyada yaşanan önemli değişimlerden biri de çevresel sorumluluk alanında görülmüştür.  Günümüzde artık sürrdürülebilirlik kavramı tek başına yeterli olmayıp, daha hassas, doğaya daha duyarlı kavramlar geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu kavramlardan biri de ekoturizmdir. Ekoturizm sayesinde hem doğa korumanın sürdürülebilirliği sağlanmakta, hem de bu alanların yakınında yaşayanların hayat standartları yükseltilebilmektedir.

 

Ekodiyalog projesinin ana eksenini oluşturan ekoturizm, vahşi doğa çevresinde doğal çevreye en az etkide bulunan ve bu arada yerel topluluklara ekonomik fayda sağlayan turizm türü olarak tanımlanmaktadır. Ekoturizmin ayırt edici özellikleri şu şekilde tanımlanmaktadır:

 

1.      Doğa temelli olması (ziyaretçiler doğal alanlardaki doğal ve geleneksel kültür unsurlarını gözlemliyor ve anlamaya çalışıyorlar),

2.      Biyoçeşitliliğin korunmasına katkıda bulunması,

3.      Yerel toplumların refahını desteklemesi,

4.      Olumsuz çevresel ve sosyo-kültürel etkilerin minimuma indirgenmesi için etkinliklerin hem turistler hem de yerel halkın sorumluluğunda düzenlenmesi,

5.      Yenilemez kaynakların minimum kullanımını gerektirmesi,

6.      Yerel mülkiyetin ve yerel topluma dönük istihdam imkânlarının üretilmesini öngörmesi

 

Bu turizm türünde ziyaretçilere bölgenin ekosistemi, yerel kültürler ve sürdürülebilirlik konusunda bilgi vermek büyük önem taşımaktadır.  Dünya Bankası’na göre ekoturizm kültür ve macera turizmi ile birlikte paralı, kalış süresi daha uzun ve kaldığı yerde daha çok para harcadığı halde oraya en az çevresel ve kültürel etkilerde bulunmayı isteyen turistlerden oluşan üç niş pazardan biridir.

 

UNEP’in bir araştırmasına göre, ekoturizm günümüzde turizm endüstrisinin en hızlı büyüyen segmentlerinden biridir. WTO’nun uzun dönemli tahminlerine göre, ekoturizm hem turist saysında hem de toplamdaki payı itibariyle yüksek bir hızla yükselmeye devam edecektir. Öte taraftan doğa temelli turizm özellikle de endüstriyel ya da finansal üretimlerin daha zayıf olduğu gelişmekte olan ülke ekonomileri için yaşamsal bir rol üstlenmektedir.

 

Ekoturizm her ne kadar çevre dostu hedeflere sahip olsa da, doğru yönetilmediğinde olumsuz etkileri olabilir. Zaten en hassas, nadir ve çoğu zaman savunmasız çevresel ve kültürel değerlerin var olduğu yerlerde yapılabilecek ekoturizmin olumsuz çevresel etkiler konusunda büyük bir tehdit oluşturabileceğini söylemek mümkündür. Bununla beraber ekoturizm çok olumlu çevresel ve sosyal etkilere de yol açabilir. Daha basit ve sade hizmetlerle yetinebilen ekoturistler çevresel etkileri minimize edebilmektedir. Ekoturizm faaliyetlerinin çoğu ulusal parklarda cereyan etmektedir. Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) dünyadaki park programlarının bir çoğunun finansal kaynak yetersizliğinden korumaya minimum düzeyde fon ayırabildiğini vurgulamaktadır.

 

Ekoturizmin kritik ve hassas yapısı, Ekodiyalog projesinin uygulanacağı alanın çevre ve doğa açısından Türkiye’nin en hassas bölgelerinden biri olması, yerel halkın gelir düzeyini artıracak sosyal etkinliklere ihtiyaç duyuyor olması gibi nedenlerle ekoturizm alanında bütün paydaşların bilgilendirilmesi, sivil toplum ve kamu kurumları arasında iletişim ağı kurulması, sivil toplum ve kamu sektorunun sürekli fikir alışverişinde bulunabileceği kurumsal danışma mekanizmalarının kurulması ve sivil toplumun karar sürecine katılımı kritik önem taşımaktadır.

 

Haber No: 1746