-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Üretim ve tüketim kalıplarının değiştirilmesi için öneriler
Kategoriler: Kullanım Alışkanlıkları
Tarih: 27-Nisan-2004
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


JOHANNESBURG’da 26 Ağustos - 4 Eylül 2002 tarihlerinde yapılan Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi (WSSD), Rio de Janerio’da 1992’de yapılan Çevre ve Kalkınma Zirvesi’nden farklı olarak sadece hükümetlere değil, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarına da seslenen bir uygulama planı hazırladı.

PLANIN, fakirliğin azaltılması, sürdürülebilir olmayan üretim ve tüketim kalıplarının değiştirilmesi, ekonomik ve sosyal kalkınmanın temelini teşkil eden doğal kaynakların yönetimi ve korunması, küreselleşen dünyada sürdürülebilir kalkınma, sağlık ve sürdürülebilir kalkınma, Küçük Ada Devletleri’nde sürdürülebilir kalkınma, Afrika için sürdürülebilir kalkınma, uygulama araçları, sürdürülebilir kalkınma için kurumsal çerçeve gibi bölümler var.

Bunlar içinden 3. bölüm olan "sürdürülebilir olmayan üretim ve tüketim kalıplarının değiştirilmesi" alt başlığının bir özet çevirisini yayımlıyoruz.

Küresel sürdürülebilir kalkınma için toplumların üretim ve tüketim kalıplarında köklü değişiklikler yapmaları kaçınılmazdır. Tüm ülkeler, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere, süreçten faydalanan diğer tüm ülkelerle beraber, Çevre ve Kalkınma için Rio Bildirgesi’nin 7. maddesinde belirlenmiş, ortak ama farklılaştırılmış sorumluluklar prensibi dahil, tüm Rio prensiplerini dikkate alarak sürdürülebilir tüketim ve üretim kalıplarını teşvik etmelidirler. Bu aşağıdaki her seviyedeki eylemi içerecektir:

Ekosistemlerin kaldırma kapasiteleri içinde kalan sosyal ve ekonomik kalkınmayı destekleyecek sürdürülebilir tüketim ve üretime geçişi hızlandıracak bölgesel ve ulusal girişimleri destekleyen ve kaynak kullanımında ve üretim süreçlerinde sürdürülebilirlik ve etkinliğin iyileştirilmesiyle kaynak tahribatı, kirlilik ve atıkların azaltılması yoluyla ekonomik kalkınmayla çevresel bozulma konularına değinen, 10 yıllık program çerçeveleri geliştirilmesini desteklemek ve teşvik etmek.

Şu eylemleri içerir: İlerlemeyi ölçmek için özel faaliyetler, araçlar, politikalar, önlem ve izleme, değerlendirme mekanizmaları belirleme; Çevre ve Kalkınma için Rio Bildirisi’nin 16. maddesinde tanımlandığı gibi "kirleten öder" prensibine de uygun olarak, sürdürülebilir üretim ve tüketim kalıplarının desteklenmesi amaçlı politikalar ve önlemler geliştirmek ve uygulamak; Yaşam-çemberi analizi gibi bilim bazlı yaklaşımlarla çevre ve sağlığa olan etkileri azaltılarak ürün ve hizmetlerin iyileştirilmesi için üretim ve tüketim politikaları geliştirme; Tüm ülkelerde sürdürülebilir üretim ve tüketim kalıplarının önemi üzerine, özellikle gençlere ve ilgili gruplara yönelik farkındalık geliştirme programları hazırlama; Uygun olduğu yerlerde iradeye bağlı olarak, sürdürülebilir üretim ve tüketim ile ilgili, insan sağlığı ve güvenliği konularını içerecek şekilde etkin, şeffaf, doğrulanabilir, yanlış yönlendirmeyen ve ayrımcı olmayan tüketici bilgilendirme araçları geliştirme ve benimseme; Tüm taraflardan mali kaynakları kullanarak eko-etkinliği artırma, ve karşılıklı anlaşma olduğu durumlarda, ilgili uluslararası organizasyonlarla işbirliği içinde kapasite artırma, gelişmekte olan ülkelerle ve ekonomik geçiş dönemi içinde olan ülkelerle teknoloji transferi, ve teknoloji alışverişi.

Uygun düzenleyicilerin, mali ve yasal çerçevenin oluşturulmasına yönelik teşvikler, destek tasarıları ve politikalar aracılığıyla tüm ülkelerde eko-etkinliğe ve temiz üretime yatırımların artırılması. Bu, şirketlere verim artırma ve sürdürülebilir kalkınmada destek olacak kapasite geliştirmeyi ve teşvikleri; daha temiz üretim ve eko-etkinlik için yatırım teşviklerini; temiz üretimin, eko-etkinliğin ve çevresel yönetimin maliyet-etkin örneklerine ilişkin bilginin yayımını, özel sektör ve kamuoyu arasında iyi örneklerle çevresel olarak kabul edilebilir teknolojilerin bilgisinin paylaşımını; küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı için eğitim programlarını içerir.

Üretim ve tüketim kalıplarıyla ilgili konuların, sürdürülebilir kalkınma politikalarına, programlarına ve uygun olduğu yerlerde yoksulluğun azaltılmasıyla ilgili stratejilere dahil edilmesi.

Özel sektörün çevresel ve toplumsal sorumluluk ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi. Bunun için, sanayinin sosyal ve çevresel icrasını iyileştirmesini teşvik etmek; şirketlerle birlikte içinde bulundukları toplulukların ve diğer ilgi grupları ile diyalogunun teşvik edilmesi; sürdürülebilir kalkınma kaygılarının mali kuruluşların karar alma süreçlerine dahil edilmesinin teşvik edilmesi; ve çalışma alanı-tabanlı ortaklıkların ve programların, eğitim ve bilgilendirme dahil olarak, geliştirilmesi.

Ulusal ve yerel kalkınma planları, altyapı yatırımları, iş geliştirme ve kamu alımları dahil, karar vermenin her seviyesinde ilgili yetkililerin sürdürülebilir kalkınmaya itibar etmelerinin teşvik edilmesi.

Çevresel tahribata yapılan değişik katkılara göre, devletlerin ortak, ancak farklılaşmış sorumlulukları olduğunu dikkate alarak, hükümetlere, diğer ilgili bölgesel ve uluslararası örgütlere ve tüm ilgi gruplarına Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu’nun 9. toplantısında kabul edilen sürdürülebilir kalkınma için enerji ile ilgili öneriler ve sonuçların, ulusal ve bölgesel özellik ve koşullar göz önünde bulundurularak uygulanması için çağrı yapılması.

Arazi kullanımı, altyapı, kamu ulaştırma sistemleri ve ürün dağıtım ağları politikaları ve planlamaları dahil, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ulaştırma servisleri ve sistemler için ulusal, bölgesel ve yerel seviyede bütüncül bir karar alma yaklaşımının desteklenmesi. Bunu yaparken güvenli, makul ve etkin ulaşım sağlayan, enerji etkinliğini artıran, kirliliği azaltan, izdihamı azaltan, olumsuz sağlık etkilerini azaltan ve kentsel yayılmayı sınırlayan, ulusal öncelikler ve koşulları dikkate alan bir yaklaşımın gözetilmesi.

Çevre üzerine olumsuz etkilerin azaltılması ve kaynak etkinliğinin iyileştirilmesi için hükümet yetkilileri ve tüm ilgi gruplarının katılımıyla, gelişmekte olan ülkeler için mali, teknik ve diğer yardım ile, atığın önlenmesi ve en aza indirgenmesi, tekrar kullanımın en üst seviyeye çıkarılması, alternatif çevre dostu malzemelerin kullanımı ve geri dönüşümü.

Sürdürülebilir kalkınma, insan sağlığının ve çevrenin korunması için tüm hayat döngüleri içinde kimyasalların ve tehlikeli atıkların akılcı yönetimi ile ilgili Gündem 21’de ortaya konan taahhütün yenilenmesi. 2020 yılına kadar, Çevre ve Kalkınma için Rio Bildirgesi’nin 15. maddesinde yer alan ihtiyat prensibini dikkate alan, şeffaf bilim-tabanlı risk değerlendirme süreçlerinin ve bilim-tabanlı risk yönetimi süreçlerini kullanan, kimyasalların insan sağlığı ve çevreye karşı önemli olumsuz etkilerinin en aza indirgeyecek üretim ve kullanım şekillerine ulaşılması ve gelişmekte olan ülkelere teknik ve mali yardımla akılcı kimyasal ve tehlikeli atıklar yönetiminde kapasite geliştirmenin hedeflenmesi.

Yeşil Ürün Tasarımı

İyi bir ürün tasarımının klasik tanımı; işlevini başarıyla yerine getirebilen, doğru malzeme ve teknikle imal edilmiş, kullanımı rahat, güvenli, parasının değerini veren ve çekici görünen üründür. Oysa ürün tasarımının yeni tanımı çevresel endişeleri de içeriyor: Acaba ürün tüm hayat döngüsü içinde çevreye olan etkisini en aza indirecek şekilde mi tasarlanıyor?

Ürün ömür: Ürünlerin herkese ulaşılabilir olması için fiyatlarını düşürme arzusu dayanıklı ürünleri piyasadan sildi. Genellikle ürünün farklı zamanlarda eskiyen veya bozulan parçalarını onarmak veya yenilemek "tüm ürünü at-değiştir"den daha zor ve pahalı oldu. Yeşil tasarımda bir ürünün kullanımını uzatmanın yolu, dayanıklılığı tekrar ön plana çıkarmanın yanı sıra, kolay ayrışabilen, parçalarının değişebileceği ürünler yaratmak.

Geri dönüşebilirlik: Üründe bileşik malzemeler yerine tek malzeme kullanılması, malzeme çeşitliliğinin azaltılması geri dönüşümü kolaylaştırıyor. Ayrıca ürünün, geri dönüşümden önce zehirli bileşenlerinden kolayca ayrışabilir şekilde tasarlanması gerekiyor.

Geri dönüştürülmüş malzeme: Cam ve alüminyum gibi bazı maddeler geri dönüştürüldükten sonra aynı özelliklerini korurlar. Diğer bazıları ise, plastikte olduğu gibi, geri dönüşüm sonrasında ilk işlevini yerine getiremezler. Tasarımcılar bu ikincilerin geri dönüştürülmüş formları için yeni kullanım alanları bulmaya çalışıyorlar. Örneğin birkaç kez geri dönüştürülmüş plastikler son olarak parklarda bank veya işaret levhası olabiliyor.

Doğada çözünebilir malzeme: Yeşil tasarımda ahşap, pamuk gibi doğal malzemelerin kullanımı plastiğe tercih ediliyor. Tamamen çözünebilir plastiklerin gelişimi ise ancak kullan-at ürünler için kullanışlı olabiliyor.

Zehirli maddeler: Yeşil tasarımıcıdan kullanımları veya atıklarıyla sağlığa zarar vermeyeceğinden emin olduğu malzemeler kullanması bekleniyor. Boyalarda çözücü-bazlı boyalar yerine su-bazlı boyaların tercih edilmesi gerekiyor.

Üründe basitleştirme ve küçültme: Tasarım ne kadar basit olursa malzeme ihtiyacı, gereksiz süslemeler de o oranda azalıyor.

Etkin ve yenilenebilir enerji kullanımı: Bazen çok basit tasarım farkları ile önemli enerji tasarrufu sağlanabiliyor. Örneğin, parça parça ısınabilen fırınlar, anti-frost buzdolaplarında olduğu gibi. Ayrıca ürünün kullanımında doğrudan güneş ve rüzgar enerjisinden faydalanmak da mümkün. Örneğin; hesap makinalarında…

Etkin su kullanımı: Bazı mekanik değişikliklerle su kullanımı önemli ölçüde değiştirilebiliyor. Sifon tasarımları, daha az su kullanan bulaşık makinaları gibi.

Kirliliği önleme: Ürünün hayat döngüsü içinde su, hava ve gürültü kirliliğine sebep vermemesi yeşil tasarımın bir parçası sayılıyor. İdeal olan, her şeyden önce kirlilik riskini önlemek olmakla birlikte en aza indirmek de yeşil tasarımın amaçları arasında yer alıyor.

Kaynak: Green Design isimli kitaptan

Haber No: 148