-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Hakkari Güncesi
Kategoriler: Gelenekler ve Yerellik
Tarih: 23-Nisan-2004
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


İnsan Hakkari gibi zorlu bir coğrafyada da yaşayabilmenin bir yolunu bulmuş, kendine özgü bir kültür oluşturmuş.

Hakkari güncesi

Derleyen SOLMAZ KARABAŞA / Kültür Bakanlığı HAGEM Folklor Araştırmacısı

HAKKARİ, Türkiye haritasındaki yeri ve kendine özgü coğrafyası nedeniyle yıllardır hep bir yolunu bulup gitmek istediğim bir yerdi. Van’ı görmeye gittiğim bir gezide Hakkari’yi göremeden dönmek de hiç hoşuma gitmemişti. Bu yaz aylarında hayalimi gerçekleştirme fırsatını buldum: 24 Haziran – 5 Temmuz 2002 tarihlerinde, çalıştığım Kültür Bakanlığı tarafından Hakkari yöresinde halk oyunları konusunda bir araştırma yapmak üzere görevlendirildim.

Umduğum gibi bir coğrafya buldum karşımda. Dağlar inanılmaz heybetli. Beklendiği gibi, Cilo, Sümbül vb. saymakla bitmez çoklukta dağlar var. Benim gibi dağ sevdalısı biri için çok güzel tabii ama bir şey insanı düşündürüyor: Bu kadar yüksek rakımlı, sebzenin yetişmediği bir yerde yaşam devam edebilir mi, ediyorsa nasıl?

Kaygılarım boşunaymış. Çünkü bu sorunun cevabı normalde; evet. İnsan burada da yaşayabilmenin bir yolunu bulmuş, kendine özgü bir kültür oluşturmuş.

Hakkari, insan yaşamının önemli dönüm noktalarına imza atan kültürlerin bulunduğu Yakındoğu içinde yer alıyor. Bu nedenle de yaşam için gerekli olan bilgi bu kültürlerden zenginleşerek aktarılagelmiş. Bugün bölgenin en önemli geçim kaynağı hayvancılık. Rakım yüksek, arazi engebeli. Geriye bitki için uygun yerler olarak sadece dere vadileri veya platolar kalıyor. Buralarda da yetişen otlar biçilerek kış için saklanıyor. (Tabii, aralarda çok küçük çapta da olsa soğan, maydanoz, patates, domates vb. için bahçeler yapılıyor.)

Sadece hayvancılığın yapılabildiği Hakkari’de insanlar hiç sebze yemeden nasıl yaşıyorlar? Herhalde otlu peynir bunun en güzel cevabı. İşte insanın beslenmeyle ilgili dengeyi kurabilmek için bulduğu pratik çözüm. Birçok çeşidi (yerel adlarıyla; lüş, bük, catır, siyabu, sirik) bulunan otlar baharda toplanıyor, yapılan peynire karıştırılıyor yahut salamura edilerek, kurutularak kışın kullanılmak üzere saklanıyor. Kışın bunların bir kısmı yine peynirde kullanılabildiği gibi bir kısmı da çorbalara, pilavlara konuyor.

İnsanların alışageldiği bu yaşamı sarsan anormal durum da herkesin çok iyi bildiği ve ülke olarak hepimizin çok canını yakan Güneydoğu sorunuyla birlikte yaşanan sıkıntılar. Yaşanan süreçte insanlar köylerinden ayrıldı, arazide rahat dolaşamadığından hayvanlarını yaylaya çıkaramadı ve bu neredeyse hayvancılığın sonu oldu. Çok şükür ki ben Hakkari’yi bu sıkıntıların bittiği bir anda gördüm. Artık yavaş yavaş geriye (boşaltılan köylere) dönüşler başlamış, bazı yaylalar bile hareketlenmişti. Neyse ki bölge için uygun geleneksel yaşamla ilgili bilgi ve geçmiş kültürlerle iletişimin kesintiye uğramadan yeni nesle aktarılabileceği bir süre içinde başladı bu.

Beni bu konuda umutlu yapan şey de üzerinde çalıştığım konu oldu. Hakkari oyunları da dağları gibi pek çok ve pek güzel. Her gittiğim yerleşimde aldığım bilgiler hâlâ bu oyunların yaşıyor olduğu yönündeydi. Hatta katıldığım birkaç düğünde bunu bizzat gözlemledim de. Yeni müzik aletleri girmiş ama çevirmeli türküyle de mutlaka oyun oynuyorlar. Hakkari oyunlarını mutlaka izlemelisiniz. Hele renk renk kiraz fistan giymiş kadınlar veya kocaman bir alanı kapsayan oyun halkasında sanki bir eğitimden geçmiş gibi disiplinle oynayan erkekleri gördüğünüzde dağlarına sığmayıp akan sular gibi coşuyor içiniz...

Ve bu oyunlarda baharda fışkıracak çiçekler gibi yeni bir yaşamın kıvılcımları var.

Haber No: 118