-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Yaşamı yeniden keşfeden bir köy; Gaviotas
Kategoriler: Doğa Dostu Yerleşimler
Tarih: 07-Nisan-2004
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Gaviotas Kolombiya’daki Ilanos dağlarının eteklerinde gözlerden ırak bir köy. Bir üniversite projesi kapsamında deneyler yapmak üzere yola çıkan bir avuç mühendisin 1970’li yılların başında kurduğu köyde bugün yaklaşık 2 bin kişi yaşıyor.

Gaviotas Kolombiya’daki Ilanos dağlarının eteklerinde gözlerden ırak bir köy. Bir üniversite projesi kapsamında deneyler yapmak üzere yola çıkan bir avuç mühendisin 1970’li yılların başında kurduğu köyde bugün yaklaşık 2 bin kişi yaşıyor. Otuz yılda sürdürülebilir bir yaşam modeli kuran Gaviotaslılar, polis ve politikaya ihtiyaç duymadan, kültürlerinden ödün vermeden ve doğal döngüyü bozmadan yaşamak üzere yaratıcılıklarını kullanıyorlar.

Buğday Dergisinin bir sayısında İskoçya’nın Findhorn köyünde gerçekleştirilen "Dünyanın Restorasyonu’’ konferansı ile ilgili yazımda, okuyucuları toplumsal yaşam ve doğanın iyileştirilmesi için kendi adımıza yapabileceğimiz "olumlu, en az bir katkı" yı gün ışığına çıkarmaya davet etmiştim. O günden bugüne yazıma gelen tepkilerden çıkardığım sonuç; içimizde var olan olumlu katkı ve sevgiyi hayata geçirecek inanca yeterince sahip olmayışımız oldu. Daha sonra  ‘Sürdürülebilir Kalkınma’ kavramının irdelenmesi yönünde karar aldığımızda, aklıma, Findhorn’daki konferans sırasında yaptığı sunuşla beni etkileyen gazeteci yazar Alan Weisman ve sunuşunun konusu üzerine kitap yazdığı Kolombiya’daki Gaviotaslılar geldi...

Gaviotas, 1970’li yılların başında Kolombiya’nın kuzey doğusunda, sadece piranha (Tropikal bölgelerde yaşayan, et yiyen bir çeşit balık) ve sivrisineklerin yaşadığı, makilerle kaplı, ücra bir bölgede, üniversite projesi kapsamında, çeşitli deneyler yapmak üzere yola çıkan bir avuç mühendisin kurduğu, bugün yaklaşık 2 bin kişinin yaşadığı bir köy. Gaviotas aslında adını Nehir Martısı adlı bir su kuşundan almış. Köyde yerleşenlerin olumlu katkı ve sevgilerini, buradaki sürdürülebilir yaşama dönüştürmesinin altında yatan sır, yaşanmayacak bir bölgeyi yaşanacak hale getirme misyonunu üstlenmeleri ve bunu yaparken inançlarından ödün vermemelerinde yatıyor.

Gaviotaslıları ele alırken, öncelikle inançlarına bağlılıklarından söz ederken Kolombiya’nın sosyal, ekonomik, politik ve doğal gerçeklerini gözardı etmemek gerekiyor. Gerilla, paramiliter, militer ve politik güçlerin arasında umutsuz bir şekilde sıkışmış bir ülke Kolombiya. İç savaş ve politik dalgalanma ülkeyi on yıllardır yıpratıyor. Mayıs ayında yapılan seçimler sonucunda başkanlığa Uribe’nin gelmesiyle iç savaşın daha da hızlanması, ABD’nin daha fazla silah yardımında bulunması ve kaosun daha da derinleşmesi işten değil. Kolombiya sayı olarak Afrika kıtasında var olan nehirlerden daha fazlasına sahip. Aynı zamanda biyolojik çeşitlilik ve canlı türleri açısından da en önde gelen ülke. Bu doğal kaynaklar ve uygun iklim koşullarına rağmen gerillalar, gelir elde etmek amacıyla koka tarlalarına (kokainin hammaddesi) yer açmak için, yağmur ormanlarını kesiyorlar. Nedeni ise basit; yerel olanaklar dahilinde hiçbir ürün, gerek düşük fire oranı gerekse ulaştırma kolaylığından dolayı, iki avantajı birarada sağlayamıyor. Bütün bu olumsuzluklara ve ülke gerçeklerine rağmen Gaviotas, politik tarafsızlığını bugüne kadar sürdürebilmiş. Köylerinde ise ne politikaya ne de silaha izin var. Üstelik sürdürdükleri tek şey tarafsızlıkları değil; Gaviotas bugün dünyanın gözlerinden uzakta sürdürülebilir yaşam konusunda da örnek olabilecek bir teknolojiye ve düzene sahip.

Gaviotas sakinleri, ülkenin başkenti Bogota’dan yola çıkıp, bugün yerleşim alanları olan Doğu Ilanos dağlarının eteklerindeki bölgeye ilk geldiklerinde önce temiz su bulma problemiyle karşılaşmışlar. Ketenden yaptıkları rüzgar değirmenleriyle yeraltından su pompalamaya başlayan Gaviotaslılar, değirmen plakalarını oluşturan keten sık sık tutuştuğu için plakaları ince alüminyumdan yaparak yanma tehlikesini ortadan kaldırıp, pompaladıkları suyla verimin artmasını sağlamışlar. Zamanla, üretilen bu alternatif teknoloji araçlarının, tropik fırtınalara dayanıklı olduğu ve durgun havada bile, saatte dört mil hızla, serinletici rüzgar sağladığı anlaşılmış.

İkinci adım olarak el pompalarına yerleştirdikleri hafif plastik borularla normal bir pompanın çektiğinin yedi katı daha derinden su çekmişler. Bu pompalar ufak bir çocuğun kolaylıkla kullanabileceği kadar hafif olduğu için, tahterevallilerin altına monte edilerek, hem çocukların oyuncağı, hem de işlevsel bir araç haline getirilmiş.

Elektrik üretimine, tropikal rüzgardan yararlanarak çalışan ve 10 kilovatlık elektrik üreten mikro-türbinler ile başlamışlar. Ardından yağmurlu havalarda da çalışan güneş enerji panellerini üretmişler. 1970’li yıllarda dünya, enerji krizi yaşarken Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, (UNDP) Gaviotas’ı ürettikleri alternatif teknolojilerle "doğru teknolojilere model köy" ilan etmiş. 1980’lerde Kolombiya’da yapılan binlerce konutta Gaviotas’ın güneş enerji panelleri, 700’den fazla köyde tahterevalli pompaları (çizimi arka sayfada) ve ülkenin en büyük hastanelerinde güneş enerjisi ile çalışan su arıtma cihazları kullanılmaya başlanmış.

Bütün bu gelişmeler yaşanırken madalyonun diğer yüzünde de, üretilen alternatif teknoloji cihaz ve araçlarının hammaddesinin -kısmen de olsa- büyük şehirlerden getirilmesi gibi bir sorun yaşanıyordu.

Gaviotas’ın yerleşik olduğu bölgeyi Kolombiyalılar arasından görenlerin sayısı bile yüzde 10’u bulmuyor. Sadece jiple ulaşımın sağlandığı bu bölgeye büyük şehirlerden en kısa ulaşım süresinin 17 saat olduğu düşünüldüğünde, kaynakların çok dikkatli kullanılmasının gerekliliği ortaya çıkıyor. Bunun yanında, doğayla uyumlu bir yaşam sürdürmenin önemi de kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Gaviotas’ın doğayla uyumunu yansıtan en önemli örneklerden biri, uzun araştırmalar sonucunda Karayip çamlarının bölgede yetişebildiğini keşfetmeleri. Honduras kökenli olan bu ağaç, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin artmasını sağlamanın yanında boya, kozmetik, parfüm ve ilaç sanayi gibi bir çok alanda kullanılabilen reçinenin de elde edilebilmesiyle sürekli bir gelir kaynağı olmuş. Dahası, Gaviotas’ın elde ettiği reçinenin yüksek kalitesi sorgulandığında, neden olarak doğal yangınların ekolojik yapısı büyük oranda değişmiş olan bölgede yağmur ormanlarının öncü türlerinin yeniden ortaya çıktığı gösterilmiş.

Otuz yılı aşkın bir süredir Gaviotas’ta yaşayanlar, polis ve politikaya ihtiyaç duymadan, kültürlerinden ödün vermeden ve doğal döngüleri bozmadan yaşamak üzere, yaratıcılıklarını kullanıyorlar.

Ben birey olarak, yaşadığımız olayların boyutunun bilincimizle birebir bağlantılı olduğu inancındayım. Bilincimizi yükselttiğimizde, hayata bakış açımızı ve benliğimizi de yükseltiyor, dolu ve parlak bir yaşamın oluşmasına izin veriyoruz. Hayalimizdeki yaşam modellerini başkalarından duyabilir ya da yaşandığını gözlemleyebiliriz, ancak kendi bilincimizi yükseltmediğimiz ve yaptıklarımızın başta kendimiz için olduğunu kabul etmediğimiz sürece, gerçek gelişimin olması mümkün değil. Herkes daha yüksek bilinç düzeyine erişme olanağına sahip. Ancak bu, içte bilinenden, yani ilham ve seziden oluşmakla birlikte, hiçbir dış bilgi ve bilgeliği gerektirmiyor. Bu herkesin içinde var; keşfedilmeyi, ilerletilmeyi ve yaşanmayı bekliyor. Kolombiya gibi her açıdan yaşanması çok zor bir ülkede, Gaviotas gibi örnek bir yaşam alanı yaratılabiliyorsa, kendi yaşamımızda doğaya geri verdiklerimizi sorgulamanın da ötesine geçip birey olarak hangi adımı atacağımıza karar vermemiz gerekiyor. İşe önce inanarak başlamaya ne dersiniz?

Fotoğraflar Alan Weisman’ın "Gaviotas" kitabından alınmıştır.

Haber No: 101