DESTEK OL!
Gönüllü Ol
HABERLER

Kompost bir kabul meselesi

Yayınlanma Tarihi: 15 Şubat 2021
Kompost bir kabul meselesi

Buğday Gönüllü İletişim Ekibi’nden Özlem Gürtunca, kompostun kent ölçeğinde yaygınlaştırılması amacıyla Ankara’da yürütülen KompostKent projesi kapsamında hazırlanan “KompostKent – Şehirde Kompost Yapmanın Yollarını Arayanlar” kitabını değerlendirdi.


Yazı: Özlem Gürtunca – Buğday Gönüllü İletişim Ekibi

En kısa tanımıyla kompostlaştırma, organik maddelerin biyolojik yöntemlerle ayrışmasını sağlamak için yapılan işlem. Daha basit haliyle, toprakta doğal olarak gerçekleşen madde döngülerinin taklit edilmesi. Hem basit hem kısası; gıda atıklarımızı toprağa dönüştürme eylemi.

Kompost bir öze dönme meselesi, yaşamı her aşamasıyla tanıma hadisesi. Her şeyin başı, gıdanın sonu, döngünün tamamlandığı nokta, çemberin anahtarı, yolun açık kapısı, girişi. Kompost bir kabul meselesi.

Nicedir, üzerimizden atarak kurtulabileceğimizi sandığımız “çöp” hadisesinin sorumluluğunu yeniden alma yetisi. Esasında zaten yapmamız gereken bir şeyi yapmaya sorumluluk demeye bile dilim varmıyor. Çünkü bu denli temel, aslında bu denli basit ve bu denli doğanın kanunu olan bir şeyin anlatılması gerekiyorsa, ortada yolunda gitmeyen bir şeyler var demektir ve bu yüzden kompost yapmak değil, bunu anlatmak bir sorumluluk haline geliyor.

Öte yandan, aslında bu dünyada insan olmanın gereği olarak zaten yapılması gerekenlere günümüzde ekolojik, atıksız, sürdürülebilir gibi sıfatlar ekliyoruz ya, buradan hareketle; şu anki anlaşılan haliyle kompost meselesine bakacak olursak; bireysel yollarımızın ismi ekolojik dönüşüm ise, ekolojik dönüşümün de en başı, ilk adımı, kilometre taşı aslında kompost.

Yola adım attıysak, çoğunlukla kompost yaparak başlıyoruz ya da niyetliysek adım atmaya, ilk önce kompost yapmaya yelteniyoruz. Ve yapmaya başlayana kadar da muhtemelen içimizde bir tereddüt hasıl oluyor. Başarabilecek miyim, olacak mı, bozulacak mı, hangi kompost yöntemini daha rahat uygularım, hangisini uygulamalıyım?.. Derken kompost meselesi öğrenilmesi, aşılması gereken bir mesele haline geliyor. Fakat yapmaya başladıktan sonra da öyle temel bir pratik halini alıyor ki, o tereddütlerin boşuna olduğunu kendiniz görüyorsunuz.


KompostKent – Şehirde Kompost Yapmanın Yollarını Arayanlar


Kompostun kent ölçeğinde yaygınlaştırılması amacıyla Ankara’da yürütülen KompostKent projesi kapsamında hazırlanan “KompostKent – Şehirde Kompost Yapmanın Yollarını Arayanlar” kitabı da, “Haydi durmayın, sadece bir kavanoz alıp içine biraz toprak, biraz karton biraz da gıda atığı koyun ve başlayın, gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.” diyor.

Kitapçığı okuduğumda aklımda kalan en belirgin şey, kompost yapmanın en başta bahsettiğim doğallıkta ve oldukça kolay olduğunun hissettirilmesi ve beraberinde kompost yapmaya, yapıyorsak ölçeğimizi komşularımız, sitemiz, mahallemiz boyutunda genişletmeye heveslendirmesi oldu.

KompostKent kitabı, kompost yapma yöntemlerinin anlatıldığı bir kitap değil. Kitap, farklı yerlerde, farklı ölçeklerde kompost yapma deneyimlerinden, kavramsal olarak komposttan bahsediyor, röportajlardan oluşuyor. Ve kompostun nasıl yapılacağını değil de, kompost hadisesinin tabir yerindeyse insan canlısının yaşamında ve dünyada nerelere tekabül ettiğini anlatıyor.


“Koskoca dünya azıcık toprak”

Kitap, öncelikle dünyanın ve toprak dediğimiz şeyin ne olduğunu anlatarak başlıyor. Birinci kısımda jeolojik katmanlar, içerikler, toprağı oluşturan ve dönüştüren hadiseler, temel olarak anlatılmış. Toprağın iklim krizi ile ilişkisinden bahsedilmiş. Hemen arkasından, şehirde bir konut sitesinde, parkta, kafelerde ve kırsalda yapılan kompost deneyimleri anlatılmış. Bu kısım son derece ilham verici.

Deneyimler, bireysel kompost yapma hikayeleri değil ancak, her yerde bunun mümkün olduğunu basit bir dilde okumak insanı bireysel olarak kompost yapmaya da yönlendiriyor. Ayrıca toplumsal ölçekte yapılan kompost denemelerinin, dinamikleri, karşılaşılan güçlükler ve dikkat edilmesi gerekenlerle birlikte anlatılması, bireysel olarak zaten kompost yapanların da ölçeklerini genişletip sitelerinde, mahallelerinde kompostu denemeye heveslenmesini kaçınılmaz kılmış.


“Değişimin direnç alanlarına dokunmak”

Kitabın ikinci kısmında kompost meselesine sosyo-ekolojik ve biyo-döngüsel açıdan bakılmış. Bu kısımda, insan ve doğa ilişkisinden, bu ilişkide meydana gelen kopmadan bahsedilmiş ve yazının başında bahsettiklerime benzer şekilde bu kopmanın kompostu bir mesele haline getirişi anlatılmış. Ardından, bu kopmanın sonucu olarak, insanların kompost yapmaya olan dirençleri, tepkileri ve bunların sebepleri anlatılmış. Okurken, çoğunun çok yakın zamanda karşılaştığım tepkiler olması beni çokça gülümsetti. Tepkilerin önceki kavramsal kısımla bağdaştırılması da bir çeşit sırrın çözülmesi hissinin oluşmasına yol açıyor.

Tepkilerin bu denli sebepli ve tanımlı olması da, onları kırmaya çalışmak için teşvik edici oluyor. Kitap, dirençlerin anlatılmasının ardından da evde kompost yapmanın, yönetsel açıdan nelere tekabül ettiğinin, birtakım yüzdelik oranlarla anlatıldığı kısımla devam ediyor.


İyi örnekler ve planlama

Kitabın 3. bölümü, Buğday Derneği ve Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği ortaklığındaki “Güdül’de Gıda Topluluklarıyla Agroekolojik Dönüşüm” projesinin yürütücüsü Dr. Ceyhan Temürcü ile agroekoloji, Sertaç Hekim ile Kent Tarım Hobi Evi ve Mehmet H. Odabaşı ile kent bostanları üzerine yapılan söyleşilerden oluşuyor. Araya bir de kompost ve gıda yetiştirmeyi birleştiren, zaman ve su kullanımında %60 tasarruf sağlayan Lazanya Bahçesi metodunun yapılışı kaynaklarıyla birlikte eklenmiş.

Kitabın 4. bölümünde ise kent peyzajları incelenmiş. Kent peyzajlarının doğal ekosistemlerden toprak açısından farkı ortaya konmuş. Ardından mutfak tasarımlarının kompost etkinliği için uygunluğu değerlendirilmiş. Mutfaklarımızı, yaşam alanlarımızı kompost yaparak döngünün eksik parçasını tamamlayabilmeye uygun hala getirebilmek için araştırmacıları, eğitimcileri, öğrencileri, tasarımcıları ve kullanıcıları kapsayan bir aksiyon planından bahsedilmiş.

Kitabın 5. ve son kısmında ise bir nevi kullandığımız malzemelerin kompostu demek olan biyobozunurluktan bahsedilmiş.


“Doğa kendi ürettiğini yine kendisi yok eder.”

Son olarak da, bir kompost kavanozu önerisi ile aslında kitabın ana fikri özetlenmiş. Başlamanız için, daha doğrusu, kompost yapmaktan ziyade, neden ve nasıl yaptığımızı anlamak için, bunun doğanın bir kanunu olduğunu gözümüzle görebilmek için, küçücük bir gözlem kavanozu ile başlanabileceği anlatılmış. Dönüşümün nasıl gerçekleştiğini, kokusuyla, rengiyle görebilmek, şüphesiz ki bizi kompost yapmayı, toprak oluşturmayı biliyor hale getirecek ve bildiğimiz bir şeyi yapmak da hiç zor olmayacak.

Özetle, kompost yapmak, doğanın zaten bir kuralı, başlamak için fazlaca boyumuzu aşan kitabi bilgiye ihtiyacınız yok. Biraz toprak, biraz gıda atığı, biraz karton ile gözlem yapıp başlarsanız, birçok şeyi içgüdüsel olarak bile anlayabiliyor hale gelmeniz çok muhtemel. 

Kompost yöntemleri ve nasıl yapılacağı ile ilgili bilgi edinmek istiyorsanız, videolu anlatımlardan yazılı içeriklere, sayısız kaynak bulabilirsiniz. Buğday Derneği’nin hazırladığı Sağlıklı Gıda ve Sağlıklı Bitkiler için Kompost Rehberi de bunlardan bir tanesi. Hem komposta dair bilgi almak için hem de KompostKent’in çalışmalarına göz atmak için web sayfalarını (www.kompostkent.com) inceleyebilirsiniz.

“Kirlenen ne varsa temizlenmeye, bozulan ne varsa dönüşmeye, kırılan ne varsa iyileşmeye devri daim olsun.”

“KompostKent – Şehirde Kompost Yapmanın Yollarını Arayanlar” kitabını buradan indirebilirsiniz.

Etiketler: ,

Henüz yorum yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaş