ENGLISH
DESTEK OL!
Gönüllü Ol
HABERLER

İklim değişikliğinin yoksul ülkelere verdiği zararlardan kim sorumlu?

Yayınlanma Tarihi: 21 Aralık 2022
İklim değişikliğinin yoksul ülkelere verdiği zararlardan kim sorumlu?

Dünyanın iklimden en çok etkilenen ülkeleri; iklim değişikliğine neden olacak çok az şey yapmış olmalarına rağmen aşırı sıcak hava dalgaları, seller ve iklimin neden olduğu felaketlere daha fazla maruz kalıyorlar.

“Kayıp ve hasar” ifadesi gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle karşı karşıya kaldıkları hem ekonomik hem de fiziksel maliyetleri ifade ediyor. Bu ülkeler, sera gazı emisyonlarının en büyük kaynağı olan daha zengin ülkelerin bu zararın bedelini ödemesini istiyor.

Buzulları eriten bir sıcak hava dalgasının hemen ardından gelen aşırı yağışların 2022 yazında ülkenin neredeyse üçte birini sular altında bıraktığı Pakistan bunun güçlü bir örneği.

Sel, Pakistan’ın tarım alanlarını kilometrelerce genişlikte göllere dönüştürdü ve toplulukları haftalarca mahsur bıraktı. 1700’den fazla kişi öldü, milyonlarca kişi evlerini ve geçim kaynaklarını kaybetti ve 4 milyon dönümden fazla ekin ve meyve bahçesinin yanı sıra çiftlik hayvanları boğuldu veya zarar gördü. Bunu, sivrisineklerin durgun suda üremesi nedeniyle sıtma vakalarındaki artış izledi.

Pakistan, iklim değişikliğine yol açan küresel sera gazı emisyonlarının sadece %1’ine katkıda bulunuyor. Ancak sera gazları ulusal sınırlar içinde kalmıyor, emisyonlar her yerde iklimi etkiliyor. Isınan bir iklim yağışları yoğunlaştırır ve araştırmalar iklim değişikliğinin Pakistan’ın yağış yoğunluğunu %50’ye kadar artırmış olabileceğini gösteriyor.

Kayıp ve zarar için ödeme konusu, 1995 yılından bu yana neredeyse her yıl düzenlenen Birleşmiş Milletler iklim konferanslarında uzun süredir müzakere edilen bir konu ancak uluslararası iklim anlaşmalarına kayıp ve zarar için mali bir mekanizmanın dahil edilmesi yönünde çok az ilerleme kaydedildi.

Afrika’nın iklim konferansı

Mısır’ın bu yılki BM iklim konferansına ev sahipliği yapmasıyla birlikte, kayıp ve hasarın ön plana çıkması şaşırtıcı değil.

Afrika’daki ülkeler en düşük ulusal sera gazı emisyonlarından bazılarına sahip ve kıta, dünyanın iklimden en çok etkilenen ülkelerinin çoğuna ev sahipliği yapıyor.

Birçoğu dünyanın en yoksulları arasında yer alan bu ülkelerin iklim değişikliğiyle başa çıkabilmek için iklime duyarlı tarım, yüksek ısı ve aşırı fırtınalara karşı daha dayanıklı altyapı gibi uyum önlemlerine yatırım yapmaları gerekecek. BM Çevre Programı’nın 3 Kasım 2022’de yayınlanan Uyum Açığı Raporu, gelişmekte olan ülkelerin daha zengin ülkelerin sağladığından beş ila on kat daha fazla uluslararası uyum finansmanına ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.  

İklim felaketleri yaşandığında; ülkelerin yardım çabalarını, altyapı onarımlarını ve toparlanmayı karşılamak için daha fazla mali yardıma ihtiyacı var. 

Mısır, zengin ülkelerin hem uyum hem de kayıp ve hasar için mali destek sağlama konusunda daha fazla ilerleme kaydetmesi gerektiğini vurguluyor. 

İklim adaletsizliği ile “kayıp ve zarar”

Küresel ısınmaya neden olmak için çok az şey yapmış olan ülkeler neden zengin ülkelerin emisyonlarından kaynaklanan zarardan sorumlu olsunlar?

Müzakereciler, kayıp ve hasar için ödeme fikrinin, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kölelik veya Avrupalı güçler tarafından uygulanan sömürgecilik gibi tarihsel adaletsizliklerin mali telafisi hakkında daha fazla tartışmaya yol açma potansiyeline sahip olduğunu biliyorlar.

2021 yılında İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenen COP26’da müzakereciler, daha güçlü emisyon hedefleri ve gelişmekte olan ülkeler için uyum finansmanını iki katına çıkarma taahhüdü gibi bazı önemli konularda ilerleme kaydettiler. Ancak COP26, gelişmekte olan ülkelerdeki kayıp ve zararlar için finansman sağlamak üzere daha zengin ülkeler için bir mali mekanizma kurmaya çalışan savunucular tarafından bir hayal kırıklığı olarak görüldü.

Kâr amacı gütmeyen İklim ve Enerji Çözümleri Merkezi, tartışmaların gelişmekte olan ülkelerin kayıp ve hasarını en aza indirmelerine yardımcı olmak için teknik yardım sağlamaya odaklanan Santiago Kayıp ve Hasar Ağı için kurumsal düzenlemelere ve ülkeleri kayıp ve hasar için finansmanı tartışmak üzere bir araya getirmek için 2021’de geliştirilen resmi bir süreç olan Glasgow Diyaloğu’na düzenleme yapılmasına odaklanmasını bekliyor.

Gelişmiş ülkelerin bir kayıp ve zarar mekanizmasını resmileştirme konusundaki isteksizliğinin iki unsuru, hangi ülkelerin veya toplulukların tazminat almaya uygun olduğunun nasıl belirleneceği ve böyle bir mekanizmanın sınırlarının ne olacağı ile ilgili.

Ülkelerin veya toplulukların mevcut emisyonlarına veya gayrisafi yurtiçi hasılalarına dayalı olarak kayıp ve hasar için tazminat almalarını sınırlamak, sorunlu ve karmaşık bir süreç haline gelebilir. Çoğu uzman, uygunluğun iklim kırılganlığına göre belirlenmesini öneriyor, ancak bu da zor olabilir.

Bir kayıp ve zarar mekanizmasının kurulması, küresel iklim adaletsizliğinin telafi edilmesi için bir yol olarak görülüyor. 

Çeviren: Özgür Göndiken   

Kaynak: İklim değişikliği’nin yoksul ülkelere verdiği zarardan kim sorumlu?,  Bethany Tietjen, WORLD ECONOMIC FORUM 

 Fotoğraf: Image: REUTERS/Akhtar Soomro

Henüz yorum yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Paylaş