ENGLISH
DESTEK OL!
Gönüllü Ol
HABERLER

Garaia Çiftlik Gönüllülerini Bekliyor

Yayınlanma Tarihi: 16 Temmuz 2026
Garaia Çiftlik Gönüllülerini Bekliyor

Bu yaz peynir kokulu, bal lezzetli ve bol müzikli çiftlik yaşamına el vermek, bu büyük hayale küçük bir adım eklemek isteyen tüm TaTuTa gönüllüleri Sivas Garaia Çiftlik’e davetli. Ali Haydar Akgünlü ile kırsalın hem zorluklarını hem de kırsalda ortak üretim hayalini konuştuk.

Röportaj: Beyza Özel – Buğday Derneği İletişim Gönüllüsü

İstanbul’dayım. İstanbul çok sıcak, yanıyor. Sivas’ta da sıcak bir güneş var. Ama Tecer Dağları’ından gelen serinlik Ali Haydar’ın yüzüne vuruyor. Pırıl pırıl bir sabaha uyanmış.  

Garaia Çiftlik’te günün ilk işleri belli: Ali Haydar, önce köpekleri; Çiko, Ay Kız, Alaz ve Karo’yu besliyor. Sonra kediler. Ve tavuklar ve devamında keçiler… Çiftlikte yaşayan her canlının Ali Haydar’dan beklediği bir şey var. Çiftlikte gün, yapılacaklar listesiyle değil; birlikte yaşadığı canlıların ihtiyaçlarıyla başlıyor.

Ali Haydar’ın hayatı bir zamanlar bu sabahlardan çok uzakmış. Endüstri mühendisi olarak başlayan yolculuğu onu Kanada’ya kadar götürmüş. Orada 11 yıl yaşamış, çalışmış ve kendine bir düzen kurmuş. Bu düzeni bozup bambaşka bir coğrafyada bambaşka bir düzen kurmasının hikâyesini dinlemek üzere ben bilgisayar ekranında o telefonuyla keçilerinin başında buluşuyoruz. 

Konuşurken araya keçiler giriyor. Nasıl alıştılarsa, illa kendilerini Ali Haydar’a sevdirecekler. Kürkleri parlak, koyu… Her yanlarından sağlık fışkırıyor. Daha da önemlisi bu keçiler çok mutlu. Hopluyor, zıplıyorlar… Arkalarında uçsuz bucaksız Gedik Ovası… Sohbete devam ediyoruz.

Ata topraklarına dönüş

Şehir hayatının içinde kendinde hep eksik kalan bir şey olduğunu anlatıyor Ali Haydar. 2021’de ata toprağına, Sivas Şarkışla’ya dönüyor. Çocukluğundan beri kalbinde taşıdığı köye dönme, doğayla iç içe üretme hayalini böylece gerçekleştiriyor. “Çocukluğumda hayvanlara çok düşkündüm. Doğadan haz alırdım. Doğada olmayı çok severdim. Tabii okul, iş derken betona sıkışmış hayatlar içerisinde o hayali hep erteledim” diye anlatıyor Ali Haydar.

Türkiye’ye döndüğünde karavanıyla farklı bölgeleri geziyor, bir süre Ege’ye yerleşmeyi düşünüyor. Ancak yolu sonunda ailesinin köyüne çıkıyor.

2021 yılının Mayıs ayında Sivas Şarkışla’ya geldiğinde onu hazır bir çiftlik ya da kurulu bir düzen beklemediğini anlatıyor:  “Başımı sokacak bir evim bile yoktu. Yıllardır kullanılmayan eski bir köy evini onardım ve ilk kışımı burada geçirdim. Çevremdeki çoğu kişi bu kararımı anlamakta zorlandı; eğitimine, birikimine yazık değil mi, diyenler oldu.

Aslında Ali Haydar için meselenin, konforu geride bırakmak değil kendine ait, gerçek bir hayat kurabilmek olduğunu anlıyorum.

Doğanın Takvimi: Peynir, Bal ve Bulgur

Kırsalda takvimi doğanın ta kendisi belirliyor. İlk başladığında hiçbir deneyimi olmamasına rağmen adım attığı arıcılık, sonrasında keçi yetiştiriciliği ve buğday üretimi bugün çiftliğin can damarları. Söyleşiyi yaptığımız Temmuz sıcaklarında çiftliğin en yoğun mesaisi, o çok sevdiği keçilerin sütünden peynir üretmek. Hemen ardından, Ağustos ayı geldiğinde ise Şarkışla’nın zengin, bozulmamış florasından süzülen balların hasat telaşı başlayacak. 

Ama Ali Haydar’ın üretimi hayvancılıkla sınırlı değil; hasat ettiği atalık buğdaylar ambarları doldururken, çiftlikte kendi emeğiyle kaynatıp hazırlayacağı bulgurlar da kışa hazırlığın en kıymetli, en lezzetli parçasını oluşturacak.

Garaia, yalnızca bir çiftlik değil!

Tüm bu peynir, bal ve buğday döngüsü aslında Ali Haydar’ın kafasındaki o büyük resmi besleyen yapı taşları. Çünkü Garaia’nın geleceği onun için yalnızca daha fazla üretim yapmak ya da sadece ticari ürünler ortaya koymak anlamına gelmiyor. Onun hayalindeki çiftlik; balın, peynirin ya da buğdayın üretildiği ticari bir alanın çok ötesinde, yaşayan bir ekosistem. 

Ben çok büyük paralar kazanmalıyım, demiyorum. Emeğimin karşılığıyla yapılar olsun. İnsanlar gelip konaklasın. O gelen parayla bir meşkhane olsun, müzik yapılsın. Ortak bir alan olsun. Eğitim, sağlık… Bütün gıdasını kendi üreten bir topluluk olsun.

Belki bugün için büyük, hatta ulaşılmaz bir hayal gibi görünüyor. Ali Haydar da bu tezatlığın farkında ve gülerek ekliyor: “Ben bunu kendi içimde sağlayamazken, daha kendi yemeğimi yapamazken böyle hayallerim var benim.

Ama onu beş yıldır aynı yerde, tüm zorluklara rağmen tutan şey de tam olarak bu inatçı hayal. Çünkü Garaia, yalnızca bir çiftlik değil; kaybolan kırsal yaşamın içinde, emeği ve müziği paylaşan yeni bir topluluk kurma arayışı.

Belki de bu uzun yolculuğun özü, yine bu toprakların en gür sesinde, doğup büyüdüğü Sivas’ın Sivrialan köyü Garaia Çiftliği’ne yakın olan halk ozanı Aşık Veysel’in dizelerinde gizlidir:

“Karnın yardım kazmayınan belinen / Yüzün yırttım tırnağınan elinen / Yine beni karşıladı gülinen / Benim sadık yârim kara topraktır.”

Garaia Çiftlik gönüllülerini bekliyor

Bir zamanlar türkülerde toprağın, emeğin ve insanın hikâyesini anlatan bu coğrafyada, köylerin yıllar içinde göçlerle sessizleştiğini; genç nüfusun azaldığını ve üretim biçimlerinin değiştiğini konuşuyoruz. Ali Haydar, “Bulunduğum köy çok küçük bir köy. 8-10 ev var diyebilirim. Kışın kalan kimse yok. Yazın da 5 ev dolu. Genelde yaşlılar. 4-5 ay zaman geçirip kışın tekrar dönüyorlar” diyor.

İşte bu ıssızlığın ortasında, şehirden uzaklaşmanın o çok anlatılan romantik tarafının arkasında, kırsalda yeni bir yaşam kurmanın görünmeyen, ağır yükleri beliriyor. Ali Haydar, tüm bu zorluklara tek başına göğüs germenin insanı ne kadar yorduğunu gizlemiyor. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan işler, hiç bitmeyen sorumluluklar, üstelik hastalıkta ya da yorgunlukta bile durma hakkı tanımayan amansız bir düzen…

Tam da bu yüzden, bir çiftliğin bir çift elle sürdürülebilir olamayacağını; buranın yaşaması için paylaşmaya, dayanışmaya ve birlikte üretmeye ihtiyaç duyduğunu fark etmiş. Bu farkındalık, onu uzun zamandır ertelediği bir adımı atmaya yönlendirmiş: 

Bugüne kadar tam manasıyla bir düzen oturtamamıştım. Ama artık vakti geldi dedim ve WWOOF Türkiye/TaTuTa çiftliklerinin arasına katıldım. Gönüllüleri bekliyorum.

Garaia ve diğer ekolojik çiftliklerde gönüllü olmak için WWOOF Türkiye TaTuTa‘ya üye olun, Türkiye’nin dört bir yanındaki ekolojik çiftliklerde doğaya, doğa dostu üretime, kendine yeterli bir yaşamın nasıl kurulacağına dair bilgi ve deneyimler edinin. Bir TaTuTa ziyaretiyle hayatı değişen yüzlerce kişiden oluşan bu ağın bir parçası olun.

Etiketler: , , , , ,

Henüz yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Paylaş