Buğday Üyeliğinizle Neyi Destekleyeceksiniz? ENGLISH
S.S.S

 SIKÇA SORULAN SORULAR

Ekolojik/Organik tarım ve ekolojik/organik ürün nedir?

Ekolojik tarım, doğa kurallarına, ekolojik bütünün işleyişine uygun, doğaya ve insana zarar vermeyen yöntemler kullanılarak yapılan üretim yöntemidir.

Ekolojik tarımda üretim ve hatta tüketimin bütün aşamaları, yöntem, girdi, sosyal-etik değerler, doğal döngülerin sürdürülebilirliği gözetilerek, üretim ya da tüketim ağındaki her bireyin bu konulardaki farkındalığı ile gerçekleşir.

Ekolojik tarımın değişik tanımlarıile birçok ülkede kanunlaştığını, gelişmekte olduğunu fakat temelde bireysel katılım ve etik sahiplenme sağlanmadığında tam olarak istenen sonuçların elde edilemediği bir gerçektir.

Ekolojik tarım yoluyla üretilen-tüketilen her tür tarımsal hammadde ve onlardan elde edilen katma değerli ürün ekolojik üründür. Bir ürünün “ekolojik” (biyolojik ve organik  kelimeleri de aynı anlamı taşımaktadır) sıfatını taşıyabilmesi için sistemin bir parçası olan kontrol organı tarafından kontrol edilmesi ve sonucunda sertifikalanmış olması gerekir. Bir ürünün ekolojik olarak tescil edilmesi sürecine “kontrol”, bu süreç sonunda ekolojik olduğunu ispatlayan belgeye de “sertifika” denir. Ülkemizde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından tanınmış dokuz adet sertifika kuruluşu vardır.

İnsan ve çevre sağlığına saygılı ekolojik tarım yöntemlerinin aksine, konvansiyonel tarım yöntemlerinde kullanılan 40 çeşit kimyasal ilacın kronik etkilerinin yanı sıra, kullanımı sırasında akut zehirlenme ve ölüm olayları da görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, her yıl 500 bin kişi tarım ilaçları ile zehirleniyor ve bunlardan 5 bini bu nedenle yaşamını yitiriyor. Bugün ABD’de ve ülkemizde yaygın olarak kullanılan tarım ilaçlarının beyin, lenf kanseri ve lösemi gelişimine neden olduğuna dair veriler giderek çoğalıyor.

Sağlıklı yaşamanın en temel kurallarından biri sağlıklıbeslenmektir. Doğru zamanda doğru yöntemlerle üretilmişbesinlerin tüketimi sağlıklıbeslenmenin en temel kuralıdır. Yalnızca ekolojik logolu ürün, insan ve doğa sağlığınıolumsuz etkileyecek girdi ya da tekniklerin kullanılmadığını garanti eder. “Doğal”, “Natürel”, “Hormonsuz”, “Hakiki”, “Köy ürünü”, “saf” gibi tanımlamalar tüketiciye ürün hakkında hiçbir garanti vermez.  

Basında çıkan haberlerde, internet sitelerinde, gruplarda organik ürün sektörü için arasıra “Anneleri Sömüren Sektör”, “Sahtekârlık” gibi tabirler kullanılıyor. Bu konuda ne diyorsunuz?

 

Öncelikle bütün bir organik ürün sektörünü ve sayısı 40 bine yakın (2009 yılında 35.560 üretici ve 501.641 ha alan) organik tarım çiftçi ve üreticisini zan altında bırakan ve maddi-manevi zarara uğramasına neden olan bu tür haberler, gazeteciliğin araştırmacılık ve objektiflik ilkeleriyle ters düşmektedir. Çünkü bu haberler belgelere ve tarafsız uzman görüşlerine değil, dedikodulara dayanmaktadır. İsterseniz dedikodulara inanırsınız, isterseniz konvansiyonel çiftçilerden çok daha az kazanmayı, pazar bulamama riskini göze alarak Anadolu’da yıllardır doğayı ve insan sağlığına zarar vermemek için ekolojik/organik tarım yapan insanların çabalarına saygı duyar, bu konuda yıllardır emek veren saygın kurum ve uzmanların çalışmalarını dikkate alırsınız.

 

Ekolojik (organik, bio) tarım, en basit tabiriyle, üretiminde, işlenmesinde ve paketlenmesinde insan ve çevre sağlığına zararlı kimyasallar kullanılmayan üretim şeklidir. Türkiye’de ekolojik tarım sektörüne yönelik uygulamalar ve kurallar, 5262 numaralı “Organik Tarım Kanunu” ve “Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelik” ile belirlenmiştir. Ülkemizde organik tarım yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler bu kanun hükümlerine uymak zorundadır.

 

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş Türkiye’deki 17 yetkili kontrol ve sertifikasyon kuruluşu, çiftliklerde haberli ve habersiz denetimler, laboratuar analizleri yaparak ekolojik ürünlerde insan sağlığına zararlı kimyasallar kullanılmadığından emin olduktan sonra ekolojik ürün sertifikasını verir. Her üreticinin üretimine yönelik arazi, depo, ürün ve miktar (hasat ve stok ) verileri kayıt altında tutulmakta, her bir parti satış ayrıca belgelendirilerek tam bir izlenebilirlik sistemi uygulanmaktadır. Tüm ekolojik ürünlerin bu sıfat ile işlenmesi, taşınması, depolanması ve pazarlanabilmesi için süresi geçerli ekolojik sertifikasının bulunması gereklidir. Bunun dışında tüm işlenmiş ürünlerde ayrıca Tarım Bakanlığı üretim izni zorunluluğu da vardır.

 

Tamamen kâr amacı güderek, hiçbir dayanağı olmadan, tüm organik üreticileri hedef alan açıklamalarda bulunanlar, kanuna uygun ve kontrollü üretim yapan kuruluşları zan altında bırakıyor.

 

Organik tarım yöntemlerine ya da organik tarımın ne şekilde uygulandığına yönelik eleştiriler eğer dedikodulara değil, çok yönlü bir araştırmaya ve tarafsız belgelere dayanıyorsa bu saygıyla kabul edilir. Ama insanlar herhangi bir belgeye dayanmayan olumsuz eleştirilerin ardından mail mesajları veya gazete yazılarında kendi ürünlerini pazarlıyorsa bu saygıyla karşılanabilecek bir durum olmaz. Bu ancak haksız yere rekabet etmeye calışan etik olmayan bir ticari girişim olarak algılanabilir. Yapılanları kötüleyerek, kendine kişisel/kurumsal rant sağlamak, bugüne kadar organik tarımın gelişmesi yolunda emek veren kişilere saygısızlık anlamına gelir. Bu durum, aynı zamanda da doğa dostu organik tarımı yaymak için her türlü fedakarlığı gösteren, emek veren insanların ekmeğinden de çalmak olarak da algılanabilir.

 

Her üretim ve hizmet sektöründe kötüye kullanmalar, hatalar, kusurlar, gözden kaçanlar olmuştur ve ne yazık ki olacaktır. Ama birkaç kişi veya kurum yüzünden koskaca bir sektörü hedef almak, bir cok insanın sağlıklı beslenmesinin güvencesi olan bu ürünlere yönelik güveni sarsmak sektöre ve dürüst üreticilere zarara verir. Üstelik gerçek ve sağlıklı gıdaya ulaşmak bu kadar zorken, piyasada pek çok ürünün nereden geldiği, içeriğindeki katkı maddeleri, GDO’lu olup olmadığı tartışılırken, tezgâhlar tonlarca zirai ilaç kullanılan ürünle doluyken; talep eden herkesi kapsayacak bir alternatif sunmadan ekositeme, toprak, su ve canlı sağlığına verilen desteği, insanlarda haksız yere bir şüphe yaratarak engellemek, doğa dostu üretim ve kullanım yolunda verilen çabalara zarar verir. Bu çabalar sadece bugünler ve  sadece kendi sağlığımız için değildir. Ekolojik tarım sektörünün gelişimi ve yaygınlaşması gelecek kuşaklara da yaşanabilir bir dünya, ekosistem, toprak ve su kaynağı bırakmak anlamına gelir. Gerçek belge ve bilgilere dayanarak bugün yapacağımız tercihler gelecek nesillerin yani torunlarımızın hayatı demektir. Bunu lütfen unutmayalım.

 

Buğday Derneği olarak Türkiye’de doğa dostu üretim ve kullanım yöntemlerinin yaygınlaşması yolunda çaba gösterirken, ekolojik yaşamın ve buna paralel olarak ekolojik tarımın yaygınlaşması ve doğa dostu tarım yapan çiftçinin pazar bulması için çalışan bir sivil toplum kuruluşu olarak dedikodularla değil, objektif araştırmalar ve belgelerle iş yapıyoruz.

 

Arazim var ve ekolojik/organik tarıma başlamak istiyorum nasıl bir yol izlemeliyim?

Ekolojik/Organik tarıma başlama kuralları:

a) Ekolojik/Organik tarım faaliyetinde bulunmak isteyen müteşebbis, kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna veya kontrol kuruluşuna başvurur. Aşağıda yer alan bilgi ve belgelerin tamamlanmasını müteakip sözleşme imzalanır.  Bu bilgi ve belgeler;

1)  Müteşebbisin adı, adresi, T.C. kimlik numarası ve vergi numarasını içeren kimlik bilgi ve belgeleri,

2)  İşletmenin yeri ve konumu,

3)  Kadastro çalışması tamamlanmış alanlarda tapu kaydı, tamamlanmamış alanlarda ise araziye ait kroki,

4)  Müracaat edilen arazinin veya arazinin kullanım hakkının kendine ait olduğuna dair bilgi ve belgeleri,

5)  Gıda işleyen işyeri ise "Çalışma İzni ve Gıda Sicili Belgesi", "Üretim İzin Belgesi".

b) Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu, başvuruda bulunan müteşebbisin organik tarım metoduyla üretime başlayıp başlayamayacağına karar verir.

c) Ekolojik/Organik tarıma başlamasıuygun bulunan müteşebbis, başvurduğu kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu ile sözleşme yapar. Müteşebbis, organik tarım faaliyetini bireysel olarak yapabildiği gibi, üretici grubu ile de yapabilir. Bu durumda, müteşebbis üretici grubu adına kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu ile sözleşme yapar. Müteşebbis; aracı tüccar, depolama, işleme ve benzeri fason hizmetleri yaptırdığı gerçek ve tüzel kişi ile de sözleşme yapar.

d) Yetkilendirilmişkuruluş ile sözleşme imzalamış olan, orman ve doğal alanlardan ürün toplayacak müteşebbis, ürün toplamadan önce, bu alanların mülkiyetinin veya kullanma hakkının ait olduğu makamdan yazılı izin alır. Söz konusu alanlardan toplanan ürünler için geçiş süreci, alanın özelliğine göre, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından belirlenir.

e) Su ürünleri üretimi yapacak müteşebbis, kamuya ait alanda üretim yapacaksa, ilgili kurumdan alınacak yazılı izin ile yetkilendirilmiş kuruluşa başvurarak sözleşme imzalar. Su ürünleri için geçiş sürecini, tür özelliğine göre, yetkilendirilmiş kuruluş belirler.

f) Yetkilendirilmişkuruluş, her bir üretim aşaması için, ayrı ayrı sözleşme yapabileceği gibi, her faaliyeti ayrı ayrı belirtmek kaydıyla tek bir sözleşme de yapabilir. Yetkilendirilmiş kuruluş, müteşebbise ister bağımsız, ister üretici grubu dahilinde olsun, Komitece hazırlanacak ve yetkilendirilmiş kuruluşlara bildirilecek kodlama sistemine göre, bir kod numarası verir.

Yukarıda bahsi geçen sertifikasyon kuruluşlarına ve organik tarımla ilgili bilgilere  www.bugday.org  ve  www.tarim.gov.tr  adreslerinden ulaşabilirsiniz.

Ekolojik/Organik ürünler satan bir mekân açmak istiyorum, bunun için kimler ile bağlantıya geçebilirim?

Son dönemde sivil toplum kuruluşlarının çabalarıve çeşitli sorunlar sonucunda ülkemizde ekolojik ürünlere talep çok arttı fakat henüz bu konuda istikrarlı bir üretim alt yapısı oluşmadı. Dolayısıyla fiyat ve ürün çeşitliliğinde ciddi sıkıntılar var. Buna bağlı olarak iletişimde olduğumuz birçok perakendecinin zarar ederek, zor koşullarda işi yürütmeye çalıştıklarını bazılarının da kapatmak zorunda kaldıklarını biliyoruz.
Daha önceleri Buğday Derneği olarak bu konuda profesyonel danışmanlık veriyorduk ama şu an çoğu bilgi, iletişim adresleri, yayınlarımızda ve web sayfamızda bulunuyor. Siz yayınlarımızı edinerek pek çok bilgiye ulaşabilirsiniz. Buğday dergisinin tüm sayılarından, 2006 ekoloji ajandamızdan, TaTuTa rehberimizden ve web sayfalarımızdan bilgi edinebilirsiniz. Derneğimize üye olup ondan sonra merak ettiğiniz soruları yazılı olarak bize iletirseniz ilgili arkadaşlar yardımcı olmaya çalışacaktır.
Kısaca bu konuda Türkiye’de ilk kurulan dükkânlar ve hatta öncesinden beri edindiğim tecrübelerden yola çıkarak bir işletmenin henüz riskli ve meşakkatli bir iş olduğunu, diğer örneklerden kapsamlı dersler almak, araştırma yapmak ve çok sabırlı olmak, güçlü bir vizyon edinmek gerektiğini söyleyebiliriz.  

Ekolojik/Organik tarım yapmak istiyorum. Bu konuda sermaye desteğini nereden bulabilirim?

Sermaye konusunda ekolojik/organik tarım için Ziraat Bankası’nda çok ucuz kredi uygulaması var, bunun ötesinde doğrudan bir teşvik söz konusu değil. Zaman içinde mümkün olabilir, ama şu an yok. Çeşitli projelerde ekolojik üretim işin bir parçası olarak destek görebilir ama bu projeler de sivil toplum, kamu, özel sektör vs. ortaklı kapsamlı projeler olmalı.

Siz imkân yaratacak, yatırımcıları ikna ederek bir hareket başlatacak, yörenizde çalışmalar yapacak olursanız oluşabilir.İmkânlar çerçevesinde derneğimiz de elinden gelen desteği verebilecektir. Bu vesile ile web sitemizi inceledikten sonra sizi Türkiye’de bu işin öncülerinden olan derneğimize de üye olmaya davet ediyoruz.  

Ekolojik Halk Pazarı’nda ürünlerimi satmak istiyorum. Ne yapmalıyım?

Eğer ürünleriniz ekolojik sertifikası olan ürünlerse Ekolojik Halk Pazarı proje koordinatörümüz Batur Şehirlioğlu ile  batur@bugday.org  adresi aracılığıyla iletişim kurabilirsiniz.  

Buğday Ekolojik Yaşam Rehberi’nde yazmak istiyorum. Ne yapabilirim?

Göndereceğiniz yazıların daha önce yayınlanmamış olması ve ele aldığınız konuların ekolojik yaşamın herhangi bir alanında ancak rehber nitelikli günlük yaşamda kullanılabilecek pratikleri içermesi gerekiyor. Ayrıca ekolojik yaşam, doğa koruma ya da gıda güvenliği gibi konulardaki çalışmalarınızı, araştırmalarınızı, duyurularınızı da paylaşabilirsiniz. Bununla birlikte yazıların herkesin anlayabileceği netlikte ve akışta olması gerekiyor. Biliyorsunuz rehber olarak ticari bir amaç gütmüyoruz ve amacımız ekolojik yaşam bilgisine ulaşmak isteyenlere bu bilgiye kolay ulaşabilmelerini sağlayacak bir kaynak olabilmek.

Bu nedenle yayınlarımızda sorunlara parmak basmaktan çok, alternatif ekolojik çözümler sunmaya özen gösteriyoruz.Göndereceğiniz yazıların yayınlanıp yayınlanmayacağına ise yayın  danışmanlarımızla birlikte yayın kurulumuzda karar veriyoruz. Yazı, haber ve duyurularınızı  mine@bugday.org  adresine gönderebilirsiniz.

Buğday Ekolojik Yaşam Rehberi’ni nasıl temin edebilirim?

Buğday Ekolojik Yaşam Rehberi Buğday Derneği üyelerine gönderilmektedir. Derneğimize üye olur olmaz her üç ayda bir mevsimlik olarak yayımlanan rehberimiz adresinize ulaştırılacak. Üye olmak için Buğday Derneği’ni 0212 252 52 55’ten arayabilirsiniz.  

 

Sayfa No: 31