-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




İtalya’da Ekolojik Tarım
Kategoriler: Gıda ve Tarım, Ekolojik Ürünler, Dünyadan
Tarih: 31-Temmuz-2005
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


BİR yarımada ülkesi olan İtalya yaklaşık 300 bin km2lik bir yüzölçümüne sahiptir. Kuzeydeki Alp dağlarından güneydeki Akdeniz’e kadar uzanan ülkenin sınırları içinde çok sayıda ada bulunuyor. Bunlardan en önemlileri Sicilya ve Sardunya adalarıdır.

20 değişik bölgeden 5’i özerk. 58 milyon gibi bir nüfusu barındıran bu ülkede, Türkiye ile karşılaştırıldığında insan yoğunluğunun fazlalığı göze çarpıyor. Örneğin başkent Roma’da 2,7 milyon insan yaşıyor.

Tarımsal alanların büyüklüğü yaklaşık 15 milyon hektar civarında. Yaklaşık 2 milyon 300 bin tarımsal işletmenin büyük bölümü küçük ölçekli. 100 hektarın üzerindeki işletmelerin oranı yüzde 1 iken, ortalama işletme büyüklüğü 6,5 hektara ulaşıyor (AB’de bu rakam yüzde 18,5). Tarım, ulusal gelirin yüzde 3’ünü karşılıyor. Po nehrinin bulunduğu delta, tarım alanlarının merkezini oluştururken, Sicilya adası Sardunya’ya göre daha uygun tarım alanlarına sahip.

Dünya ölçeğinde önemli bir şarap, zeytinyağı, şeker, pirinç ve turunçgiller üreticisi olan İtalya’da, organik tarım 1980’li yılların ortalarında başladı ve özellikle 1995 yılından itibaren büyük bir ivme kazandı. 1995 yılında yaklaşık 200 bin hektarlık bir alanda organik tarım yapılırken, bu miktar 2001 yılında 1 milyon 200 bin hektara yükseldi. Bu alan AB içerisinde organik tarıma ayrılan alanların en büyüğü. Dünya sıralamasında ise Avustralya ve Arjantin’den sonra geliyor (Böyle bir karşılaştırmada bu ülkelerin büyüklüğü göz önünde bulundurulmalıdır). Yine bu zaman dilimi içerisinde organik tarım yapan işletmelerin sayısı da 10 binlerden 56 bine yükseldi ve böylece İtalya bu konuda dünyada ilk sıraya yerleşti.

Organik tarıma ayrılan alanlar özellikle Sicilya ve Sardunya adalarında en hızlı artışı gösterdi ve bu bölgeleri ilk sıralara getirdi. Bu kadar kısa zamanda yaşanan artışın nedenleri arasında, özellikle AB içerisinde geri kalmış bölgeleri teşvik etme politikalarının ve üreticilerin orta Avrupa ülkelerinden gelen organik ürünlere olan talep yoğunluğunu görmesi önemli rol oynadı.

Son yıllarda organik tarıma ayrılan alanların artış oranı yüzde 10-20’yi buluyor. Özellikle koyun beslemeye ayrılan geniş mera alanları organik üretime dönüştürüldü. Organik meyve üretiminin büyük bölümünü turunçgiller karşılarken, portakal üretimi toplam meyve üretiminin yüzde 40’ını oluşturuyor.

Organik ürünlerin belirli bir bölümü sertifikalı olarak piyasaya sunulurken, organik üretimin çoğunluğu ulusal tarım ve çevre programları çerçevesinde yapılıyor. Organik tarım yapılan alanların yüzde 41’inde hayvansal yem üretiliyor. Bunu yüzde 21 ile meyve, zeytin ve şarap üretimi izliyor. Tahıl üretimine ayrılan alan miktarı ise yüzde 18 civarında. Geleneksel olarak meyve, sebze ve yumurta en önemli organik ürünler olarak başı çekiyor.

Hayvansal ürünlerin organik olarak üretilmelerinde İtalya ve Güney Avrupa ülkelerinde, Türkiye’de olduğu gibi büyük sıkıntılar yaşanıyor. 2001 yılına kadar süt ve süt ürünlerinin büyük bir bölümü Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerinden ithal edilmekteyken, son yıllarda yavaş da olsa bu ürünlerin üretiminde bir kıpırdanma göze çarpıyor. Organik ette ise dışa bağımlılık hâlâ sürüyor. Özellikle sığır, kanatlı hayvan ve domuz eti için bu durum söz konusu.

Organik ürünlerin kontrol ve sertifikasyon işlemleri İtalya’da dokuz özel firma tarafından yapılıyor (Bunlardan bazıları “Associazione Italiana per l’Agricoltura Biologica”, “Instituto Mediterraneo Certificazione”, “Bio Agri Coop” olarak sayılabilir). Ancak organik ürünlerin ortak bir logo altında etiketlenmeleri söz konusu değil. Kontrol kuruluşları müşterilerine kendi amblemlerini kullanmaları için izin veriyorlar. Böylece organik ürünlerin üzerinde ilgili kontrol ve sertifikasyon kuruluşunun adı ve sembolü yer alıyor.

İtalya’da yaklaşık 4000 kadar organik ürün işleyen firma bulunuyor. Bu ürünlerin yüzde 43’lük bir bölümü konvensiyonel gıda sektöründeki firmalar tarafından pazarlanmaktayken (bu yolla piyasaya sunulan ürün miktarı 2001 yılında yüzde 50’lik bir artış göstermiştir), Biyo dükkan (yalnızca organik ve doğal ürünler satan dükkanlar) ve benzerleri aracılığıyla piyasaya sunulan oran yaklaşık yüzde 39. Üreticilerin doğrudan pazarladıkları organik ürün miktarı ise yüzde 11. 2000 yılına kadar genellikle dış satıma yönelik olarak üretilen organik ürünler konvensiyonel gıda sektöründeki büyük süpermarketlerin girişimleri (reklam kampanyaları, tanıtım vb.) sonucunda iç piyasada da yavaş yavaş tüketilmeye başlandı. AB içerisindeki oranlara bakıldığında İtalyan tüketicilerin çok az bir bölümünün organik ürünleri tükettikleri görülüyor. Araştırmalar, tüketicilerin yaklaşık yüzde 30’unun arada bir bu tip ürünleri aldığını ortaya koyarken, yüzde 6’sının ise ayda birden fazla organik ürün aldığını gösteriyor.

İtalya aynı zamanda AB ülkeleri içerisinde en yüksek organik ürün iç piyasa potansiyeline sahip ülke. Bu talebi karşılamaksa piyasadaki yapıların geliştirilmeleri ve profesyonel pazarlama stratejileri uygulamalarıyla gerçekleştirilebilir. Bu konuda önemli bir sorun tüketicilerin organik ürünlerin gerçekliğine kuşkuyla bakması. Organik ürünlerin cirosu 2002 yılında yüzde 33’lük bir artış göstererek 1,6 milyar Euro’ya yükseldi. AB ortak para biriminin (Euro) piyasaya sunulmasından bu yana organik ürünlerin fiyatları İtalya’da da bir artış gösterdi. Sebze ve meyve fiyatları yüzde 5-6 dolaylarında arttı. Hayvansal ürünlerin fiyatları ise AB ortalamalarının çok üzerinde. Bunun nedeniyse üretim düşüklüğü ve dışa bağımlılık olarak gösteriliyor.

Organik üretimin yüzde 60’a yakını başta Almanya olmak üzere, İngiltere, Fransa, Avusturya ve İsviçre gibi ülkelere satılıyor. Organik olarak üretilen şarapların yüzde 55’i ihraç ediliyor.

İtalya’da 1995-2001 yılları arasında büyük bir hızla çoğalan organik üretim alanları ve üretici sayısı önümüzdeki zamanda çok daha az bir ivmeyle artacak gibi görülüyor. Bunda AB’ye yeni katılan 10 ülkeyle birlikte tarım politikalarının -ki AB’de en çok baş ağrıtan konulardan birisi tarımda uygulanan desteklemeler- değişmesi rol oynuyor. Bunun yanı sıra organik ürün çeşitliliğinin çoğaltılması, hayvansal ürün üretiminin artırılması, tüketici güveni kazanılarak iç piyasanın canlandırılması gibi konular İtalya’da organik tarım alanında yapılacak önemli adımlar olarak belirtiliyor.

 

Kaynaklar

  • IFOAM Italia
  • Associazione Mediterranea Agricoltura Biologica
  • Assoziazione Italiana per l'Agricoltura Biologica 
  • Bio Agri Coop
  • Biobank
  • Bioland-Südtirol
  • Biopuglia
  • BioService

Haber No: 809