-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




NASA'nın açıklamasına göre 2016 Temmuz'u 136 yılın en sıcak ayı!
Kategoriler: Yaşam ve Kültür, Ben ne yapabilirim, Ekolojik Mimari, Temiz Enerji, Rüzgar Enerjisi, Jeotermal Enerji, Güneş Enerjisi, Hidro Enerji, İklim Değişikliği, Doğa, Biyolojik Çeşitlilik, Doğa Koruma, Kullanım Alışkanlıkları, Diğer
Tarih: 18-Ağustos-2016
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA tarafından, hava sıcaklıklarının kaydedilmeye başlandığı 1880 yılından itibaren ölçülen en sıcak ay, 2016 yılının Temmuz ayı olarak belirlenmiş. Deniz yüzeyi sıcaklığı ile karadaki hava sıcaklığının ölçülmesiyle elde edilen verilere göre Temmuz, üst üste rekor kıran 10’uncu ay olmuş.

The Guardian gazetesinin haberine göre, benzer bir veri de Amerikan Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’ne (NOAA) ait. NOAA, Temmuz ayı verilerini henüz açıklamasa da, son 14 aydır üst üste sıcaklık rekorlarının kırıldığı ifade ediliyor. NASA’nın verilerine göre; 2016 yılının Temmuz ayının, 1951-1980 yıllarının Temmuz ayı ortalamasından 0.84 santigrad derece daha sıcak olduğu ölçüldü. 2015 yılının Temmuz ayına göre ise 0.11 santigrad derece daha sıcak olarak belirlendi.

Peki, ısı artışlarının sonuçları nelerdir?

1900’lerden 2000’lere kadar atmosferin ortalama sıcaklığı 0.5 derece arttı ve iklim değişikliğinin zincirleme sonuçları yaşamımızı etkilemeye başladı. Su kaynakları kuruyor, çiçekler erken açıyor, erken yağan karlar ürünleri telef ediyor, bitkiler zamansız meyve veriyor ya da hiç vermiyor. Ülkemizde de haberlerini duyurduğumuz, arı kolonilerinde çökmeler görülüyor. Örneğin, Aydın'da; Nazilli, Bozdoğan, Koçanlı, Karpuzlu ve Çine ilçelerinde 18-19 Haziran 2016 tarihlerinde yaşanan mevsim normalleri üzerindeki yüksek sıcaklıktan dolayı, binlerce arı kolonisi öldü.

Uzmanlar, fosil yakıtların etkilerini kısa ve uzun vadeli olarak değerlendiriyorlar. Kısa vadede oluşan sonuçlar artık yaşamımızın bir parçası. Sıcaklık arttıkça buzlar ana kütleden koparak eriyor, çığ olayları artıyor, fazla miktarda su dolaşıma giriyor, sel felaketleri, fırtınalar, kasırgalar oluşuyor. Deniz kıyısında yaşayan binlerce kişi sel suları altında ölüyor. Geçtiğimiz hafta Bartın'da yaşanan sel baskını da yine bu artan ısınmanın sonuçlarındandır. Küresel ısınmanın, uzun vadede öngörülen sonuçlarıysa daha vahim; ortalama sıcaklık artışı bu hızla devam ederse, 2020 yılında deniz seviyesi bir metreye kadar yükselecek! Bu, dünyanın en büyük kentlerinin sular altında kalması anlamına geliyor!

Çözüm: Yenilenebilir enerji kaynakları ve BİZ

2020 yılında dünyada üretilen elektriğin yüzde 50’sinin yenilenebilir kaynaklardan olması planlanıyor. Dünyada pek yaygın olmayan başka yenilenebilir enerji kaynakları da bulunuyor. Dalga, med-cezir (gel-git), çöpten sağlanan metan gazı ve kanalizasyon ısısından da ısınma ve elektrik üretimi için enerji elde edilebiliyor. 

Ancak sorunun esas çözümü bizde. Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmediğimiz, kullan-at kafasından kurtulmadığımız, dünyayı insanın hizmetindeki sonsuz bir kaynak olarak görmeye devam ettiğimiz sürece, hiçbir enerji, hiçbir buluş bizi bekleyen sonu değiştirmeye yetmeyecek. 

Haber No: 7931