-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Dostluk,Vicdan ve Dayanışma
Kategoriler: Gıda ve Tarım, Tarımsal Biyoçeşitlilik, Adil Ticaret, Yaşam ve Kültür, Kültür, Gelenekler ve Yerellik, Dünyadan, Beslenme Biçimleri, Doğa, Victor Ananias
Tarih: 28-Ekim-2014
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Buğday Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Alper Ülgen, katıldığı Terra Madre etkinliğinde yaşadıklarını, deneyimlerini ve izlenimlerini yazdı.

 

Merhaba sevgili arkadaşlar,

Terra Madre etkinliği vesilesi ile Torino'da yaşadığımız inanılmaz değerli günleri sindirmeye değerlendirmeye çalışıyorum.
Torino kentinde sağlanan gönüllük temelli konaklama, yanında kaldığım emekli öğretmen Giancarlo ve mahalleden diğer gönüllüler ile kurduğum iletişim, aramızda oluşan dostluk bağları çok çok önemli.
Etkinliklerde açılış töreninden sonuna kadar her işte koşuşturan, tüm dünyadan gelen delegeleri evlerinde misafir eden bu binlerce gönüllü, Terra Madre'nin
kahramanları bence. Hele beni elimden tutarak metroya bindiren ve Salone Gusto' ya kadar getiren 81 yaşındaki "Clara nene" benim özel kahramanım.
Bizi yerimize sağsalim getirdiğine kani olduktan sonra gün boyu danışma masalarında delegelere yardımcı olmaya devam ediyordu, süper nenemiz.

Açılış seronomisinde ülkemizi temsil şansına sahip olduğum için, bayrağımızı taşıdığım için, rahmetli Victor Ananias'ın şapkasıyla törene katıldığım için, Dutlar köyünden taşçı koca Mustafa'nın Tartamağını sarındığım için ayrıca gururluyum.

150 ülkeden yaklaşık 3000 delegenin katıldığı, onbinlerce insanın hergün bir araya geldiği bu keyifli ve lezzetli buluşmaya katılan çiftçi, aşçı, akademisyen, öğrenci, aktivist ve tüm katılımcılar yanlarında kendi bölgelerinden tatları, ürünleri getirdiler.

Özellikle İtalya'nın tüm bölgelerinden gelen küçük üreticilerin üretimleri benim için çok ilham verici oldu. En ufak çeşit bile değerlendirilmiş; domatesler, biberler sos; tüm sebzeler özel konservelere dönüşmüş; çeşit çeşit peynirler, et ürünleri, buğday, un, makarnalar, tatlılar ve daha neler vardı standlarda...
Daha önemlisi tüm bu çeşitliliği çok doğru ve estetik, temiz ve adil bir biçimde değerlendirmişler ve kurulan yerel slow food birlikler sayesinde ekonomik bir değere dönüştürmüşler.

Bütün bunları yaparken biyoçeşitliliğe, doğaya, geleneksel kültürlere sahip çıkmışlar aynı zamanda.

Dünyanın her yerinden Torino' ya gelen slow food birliklerinin kendileri ve yanlarında getirdiği ürün çeşitliliği göz kamaştırıcı ve şaşırtıcıydı.

Ülkemizden gelen ürün çeşitliliği de az sayılmazdı, ama daha çok çalışmamız gerektiği de bir gerçek. Yerel tarhanalarımız, peynirlerimiz, peksimetimiz, tahinimiz, unumuz, balımız oradaydı.

Foça Yeryüzü pazarımız dünyadaki tüm yeryüzü pazarları içinde ilk beşe girip, sonra da birinci seçildi.
Yedikule bostanlarımız anlatıldı, ülkemizde zeytin ağaçlarına karşı başlayan yıkım anlatıldı. Bodrum peksimetini, Çamlıhemşin balını, peynirlerimizi tattı katılımcılar... Tarhana çorbamız çok ilgi uyandırdı.

Yüzlerce forum, konferans ve atölyelere katıldık. Şeflerimiz Maksut ve Şemsa enfes bir keşkek pişirdi, keşkek tenceresi bir anda boşaldı.

Nuhun ambarında bir çok ürünümüz segilendi, televizyon ve radyolarla programlar yapıldı. Yeni dostluklar ve işbirlikleri başladı.

Lafı fazla uzatmadan, burada bu satırlara sığmayacak kadar bilgi, tecrübe ve ilham edinerek döndüm diyebilirim kısacası...

Yeni, adil ve temiz dünyamızı inşaa etmek için, güzel düşler kurmak ve o güzel düşümüzün içine düşmek için cesaretlendim.

Ve bu yüzden bir kez daha çok teşekkür ediyorum Slow Food hareketine ve Türkiye ekibine...

Dostluk, vicdan ve dayanışma ile
Sevgiler,
Balıkçı

Haber No: 7559