-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




AYURVEDA
Kategoriler: Koruyucu Sağlık
Tarih: 29-Mart-2004
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Doğa ile uyumlu, sağlıklı ve mutlu yaşama sanatı

SANSKRİTÇE'de "yaşam bilgisi" anlamına gelen ayurveda, insanlık tarihinin en eski bilgilerinden. 5 bin yıl önce Hjmalayalar'da yaşayan kavimlerin kuşaktan kuşağa aktardığı bilgilerle günümüze ulaşan, eski Mısır uygarlığında, İnka ve Aztek kültürlerinde izlerine rastlanan ayurveda "bedenin kendi kendini iyileştirme gücü"nü temel alıyor. Yaşam (ayur) ve bilgi (veda), yani yaşam bilgisi anlamına gelen ayurveda, insanı beden ve zihinle bir bütün olarak görür; onun tüm unsurlarını bir arada uyumlu ve dengede tutmaya çalışır. Ayurvedanın amaçları; hayatı uzatmak, mükemmel sağlığı yaratmak ve hastalıkları, bozuklukları, vücuttan uzaklaştırmaktır.

Bu sistemin en önemli noktalarından biri de, sağlığı korumanın, tedavi etmekten daha önemli olduğudur. Yapılan patolojik araştırmalar göstermiştir ki, örneğin 40 yaşındaki bir erkekte oluşan kalp enfaktüsü, koroner damarda tıkanma gibi semptomlarla kendini belli edip, doktora gidince ortaya çıkmaktadır. Oysa daha 20 yaşında bir kişinin damarlarında ileride kalp enfaktüsüne dönüşebilecek ve damar tıkanmasına yol açacak yağ taslakları patolojik olarak saptanmıştır. İşte bu düzeyde olaya müdahele edilirse, her şey çok daha basit ve kolay olur. Çünkü kişinin doşha(kişiye özgü beden tipi) tipine göre ne tür hastalıklara eğilimi olduğu bellidir.

Beden tipinizi öğrenin

Nedir bu doşalar? Ayurveda da çok önemli bir nokta, bireysel psiko-bio-kimyasal özellikler grubu ve kişiye özgü beden tipleridir. Her insanda egemen olan bir, bazen iki, hatta ender olarak üç doşa vardır. Bu doşalar kişiye bütün önemli özelliklerini verirler, böylece hiç kimse bir diğerinin aynı olamaz. Eğer bu doşalar dengeden çıkarsa, artarsa ya da azalırsa hastalıkların yolu açılmış olur. Mükemmel bir sağlık için kişinin kendi beden tipini, yani doşa tipini bilmesi çok önemlidir. Başlıca üç grup doşa vardır; Vata, Pitta, Kapha. Bu doşalar temel olarak beş elementten; boşluk, hava, su, ateş ve topraktan oluşurlar.

1. Doşa Vata (boşluk ve havadan oluşur): Özellikleri; değişken, kuru, hafif, soğuk, küçük, hareketli ve sert olmasıdır. Diğer doşalara liderlik eder. Vücutta enerji ve hareketi sağlar, sinir sistemini çalıştırır. Konuşma, duyu ve hareket organları, nefes alıp vermek, bağırsak ve idrar yolu hareketleri hep bu doşa tarafından yönetilir. Anormal çalıştığında, arttığında, sinirlilik, gerginlik, uykusuzluk, dinlememe, kuruluk, kabızlık, ağrı, endişe, gaz, üşüme, kasların seyirmesi gibi durumlar meydana gelir.

2. Doşa Pitta (ateş ve nemlikten oluşur): Özellikleri; sıcak, keskin, hafif, yağlı, hafif sıvı, asidik, acı, ekşi, kokulu olmasıdır. Bağırsakları bo-şaltıcı etkisi vardır. İştah, susuzluk hissi, ısı dengesi, görme, cilt rengi ve keyif alma bu doşa tarafından yönetilir. Dengede olmazsa aşırı sıcak ve yanma hissi, cilt ve görme problemleri, ülser, kötü koku, kızgınlık, aşırı acıkma, susama, yüzde kızarıklık, terleme oluşur.

3. Doşa Kafa (su ve topraktan oluşur): Özellikleri; yağlı, soğuk, ağır, yumuşaklık, parlaklık, sağlamlık, tatlılıktır. Vücuda kuvvet, destek ve cesaret verir. Bağışlama, iyileşme gücü sağlar. Dengede olmazsa, fonksiyonlarda ağırlık, şişmanlık, aşırı yavaşlık, donukluk, depresyon, allerji, kaşıntı, aşırı uyku gibi problemler ortaya çıkar.

Kişiler sadece bir doşa tipli olabileceği gibi, iki, hatta, üç doşa tipli de olabilirler. Böylece çift özellikli dediğimiz bireyler oluşur. Kişi kendi beden tipini, hangi doşası arttığında ne gibi hastalıklara zemin hazırladığını bilirse, doşasını dinleyerek ve artmış doşayı pasifize ederek, başka hastalıklar ortaya çıkmadan sağlığını koruyabilir veya onu daha köklü bir şekilde onarabilir.

Hastalığın habercisi; artan doşhala

Vata Doşayı Artıran Faktörler: Aşırı uyanıklık, yetersiz uyku, korku, endişe, heyecan halleri, aşırı beyin faaliyetleri, doğal ihtiyaçların giderilmemesi, yolculuk, açlık, aşırı kuvvetli rejimler, kuru, hafif, acı, buruk tatsız yiyecekler, aşırı kilo kaybı, mevsimlerin değişme dönemleri, sabah erken ve öğleden sonra saatleri, 60 yaş döneminde olmak, kuru, soğuk, rüzgarlı hava.

Pitta Doşayı Arttıran Faktörler: Aşın konuşma, düşünce ve faaliyet, aşırı güneş ışını-sıcak, asitli yiyecek ve içecekler, kızgınlık, kıskançlık, acı, keskin, ekşi ve tuzlu sıcak yiyecekler, öğlen ve gece yarısı saatleri ve sıcak hava.

Kafa Doşayı Arttıran Faktörler: Aşırı dinlenme ve uyku, gündüz uykusu, yetersiz günlük faaliyet, yetersiz fiziksel ve zihinsel çalışma, aşırı yemek, ağır-yağlı, soğuk-ekşi, tatlı-tuzlu yiyecekler, çocukluk çağı, sabah-gece saatleri, soğuk yağışlı hava.Dengede olmazsa astım, allerji, romatizma, şişmanlık gibi durumlar ortaya çıkabilir.

Beden dengeden çıkarsa...

Beş duyu ile algıladığımız her şey bedenimiz üzerinde bir etkiye sahiptir.Yediklerimiz, algıladıklarımız, sindirdiklerimiz zihin ve beden dengemizi değiştirir. Algıladığımız her şeyin vata, pitta, kafa özelliğini artırıp azaltma özelliği vardır. Bu nedenle farkında olmadan bir doşanın özelliğini gösterdiği herhangi bir şeyi vücudumuza gereğinden fazla alırsak, o zaman o doşa vücudumuzda birikmeye başlar ve zamanla dengeden çıkar. Ancak bedende hiçbir şey sonsuza kadar artamaz. Hiç kimse sürekli koşamaz, yatamaz, tek tip gıda ile beslenemez. Mutlaka herşeyin zıddının belli bir şekilde karşılanması gerekir. Bedenin dengesinin düzeltilmesi amacıyla ayurveda da pek çok yöntem uygulanıyor. İşte bu yöntemlerden en önemlileri:

Zihin teknikleriyle iyileşme

Günlük yaşantımızda ve hayatımız boyunca geçmiş yaşantımızda biriktirdiğimiz unutulmuş gibi görünen stresler davranışlarımızda ve zihinsel durumumuz üzerinde çok önemli etkiye sahiptir. Bağışıklık sisitemimizle zihinsel durum arasında çok yakın bir ilişki vardır.

Zihinsel olarak kendisini güvende, emin, mutlu ve huzurlu hisseden kişiler, fazla miktarda salgılanan immünglobulin-A protein sayesinde enfeksiyon hastalıklarına karşı dirençli olular. Zihin tekniklerinden amaç, birikmiş olan gerginlik ve gerilimleri azaltarak, temizleyerek, kendi kendini iyileştirme gücünü artırmaktır. Bunların içinde en önemlisi "meditasyon" dur. Ayurveda'nın en temel uygulaması olan meditasyon, sadece hastalıklardan kurtulma ve sağlığı korumak için değil, aynı zamanda insanda saklı olan ful potansiyelin gelişmesi için çok yararlı bir tekniktir.

Ne yersek oyuz

Yediklerimizin sağlığımız üzerinde çok önemli etkileri vardır. Ayurvedik beslenmede beden tipine ve artan doşhanın azaltılmasına yönelik besinlere ağırlık verilmesinin yanısıra en temel toksik maddeler olan "serbest kökler"in (vücûtta yaşlanma süreçlerine ve tahribata neden olan maddeler) azaltılması çok önemlidir.

Günlük rutin

Doğada güneşin, mevsimlerin döngüleri vardır. Bu rutin döngülere bağlı olarak bedenimizde de bir uyum gelişmiştir.

Güneş battıktan sonra uykumuzun gelmesi bu döngünün fizyolojimizdeki yansıması sonucudur. Bu döngüleri bilmek ve yaşamımızı bunlara göre düzenlemek sağlığımız açısından çok önemlidir.

Nabıza göre şerbet

Ayurveda hekimi hastanın nabız muayenesinde bulduğu dengesizlikleri düzeltmek için doğal preparatlar hazırlar. Bu preparatlar, baharat, sebze, meyve ve otların sadece toz haline getirilmesi, çaylar, yağlar hazırlanması gibi işlemlerle hazırlanır. Saflaştırma ve kimyasal işlemlerden geçirme ayurvedik yaklaşımda yoktur. Bu nedenle saflaştırılmış C Vitamini, rafine edilmiş tuz, rafine şeker ayurveda açısından uygun değildir.

Günlük rutin için öneriler

SABAH

  • 05.00-07.00 arası çalar saat kullanmadan kalkın
  • Mesane ve bağırsakları boşaltın
  • Dişleri fırçalayın
  • Dili kazıyarak temizleyin
  • Bir bardak ılık su için
  • (2-3 damla limon damlatılabilir)
  • Bedene susam yağıyla masaj yapın
  • Banyo ya da duş yapın
  • Çok hafif kahvaltı
  • 5-10 dakika yürüyüş

ÖĞLE

  • 12:00-13:00 arası günün en büyük yemeğini yiyin
  • Yemekten sonra 5 dakika sağ yanınıza yatın
  • 5-10 dakika yürüyüş yapınAKŞAM
  • Meditasyon yapın
  • Hafif akşam yemeği
  • Yemekten sonra 5 dakika uzanın
  • 5-1 5 dakika yürüyüş yapın

YATMA

  • Akşam hafif etkinlikler (müzik, kitap...)
  • TV seyretmeyin (özellikle
  • saldırgan ve üzücü programlan)
  • Yataktayken okumayın ve yemeyin
  • Saat 22:00'yi geçmeden yatın

Günde bir kez temiz havayı derince ciğerlerimize çekmelisiniz. Yemek araları en az üç saat olmalı. Çok hızlı ve yavaş ve de acıkmadan yenmemelidir. Her gün tercihan aynı saatlerde ve güzel ortamda, oturarak yenmeli. Yemek arasında, yemekten bir saat önce ve sonra sıvı almamaya özen gösterin. İyi çiğneyin, sindirim çiğnemeyle başlar. 

Bir Ayurveda yöntemi: Pancha-Karma

5 bin yıllık bir doğal sağlık sistemi olan Pancha-Karma, fizyolojik arınma ve gençleşme kürüdür ve Maharishi Ayurved'in 20 tane mükemmel sağlığı geliştirme yöntemi içinde özel bir yere sahiptir.

Yanlış sanayi ve tarım politikaları sonucu oluşan doğadaki kirlenme ile dışarıdan alınan ve çağdaş yaşamın kaçınılmaz kıldığı streslerle vücutta oluşan toksinler, dokulara yerleşerek ciddi hastalıklara zemin hazırlar ve fizyolojimizin çalışma düzeni bozulur. İşte biriken bu toksinler gelecekte hastalıklara zemin hazırlar. Türkiye'de ilk defa Doğa Arınma Merkezi'nde uygulanmaya başlayan bu Ayurveda yöntemi ile beden, sağlık için tehdit oluşturan zararlı atıklardan temizleniyor. Uygulanan 1-2 haftalık kürle, beden, toksinlerden arındırılıyor ve sinir sistemi rahatlıyor. Bu yöntemle, yanlış beslenmeden dolayı biriken toksinler vücuttan atılır, sindirim ve metabolizmanın gücü artar, dolaşım sistemi güçlenir ve etkinlik kazanır,bir çok hastalık önlenir, vücudu gençleştirir ve hastalıklara karşı direnç sağlar, kişi canlı, güçlü ve dirençli bir bedene sahip olur, fazla kilolardan arınır, zamanın getirdiği yıpranmadan etkilenmez, sağlıklı, genç ve uzun bir yaşam sürer.

Bu yazı, Dr. Ender Saraç ve Dr. Muammer Karakaş'ınBuğday Dergisi için hazırladığı bilgilerden derlenmiştir.

Detaylı bilgi için;

Hay Sağlık Merkezi

  • Tel: (0212) 283 10 80

Muammer Karakaş

 

 

Haber No: 72