-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Bugün siz ona gelin ki yarın o sizin olduğunuz semtlere gelsin ...
Kategoriler: Yaşam ve Kültür
Tarih: 24-Ekim-2007
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Ben hep sevinç gözyaşı döksem. Çiftçimiz kasaları dolu gelse, yüzünde tebessüm boş dönse memleketine, evine, çiftliğine...

Her cumartesi Ekolojik Pazar'ımızda gizli gizli gözyaşı döken biri var.
Her tezgâha tek tek sadece bir amaç için bakan biri.
Tezgâhlarımızda bir eksik var mı, sertifikalar yerine konmuş mu, herşey olması gerektiği gibi mi telaşında örnek bir proje için dolaşan biri.
Sabah çok telaşlı öğlene doğru biraz daha sakin... Akşamüstü tadı yerinde, rengi yerinde olmuş bir meyve edasıyla boş bir tezgâhta oturmuş pazarın kedisini severek dinlenen biri.
O benim. Her hafta biten ürünlerin ardından sevinçle, kalan ürünlerin ardından da üzüntüyle gözyaşı döküyorum.
Her hafta biten ürünlerden sonra boşalan tezgâhlara kesekağıdına yazılar yazarken içimde heyecanlı sevinçli bir kıpırtı oluyor.
Kesekağıtlarına el yazımla yazdığım "Bu tezgahta Kandıra'dan yağlı marul, taze soğan, tere, roka, maydonoz ve türlü çeşit yeşillik vardı, tükendi. Haftaya bekleriz" ya da "Bu tezgâhta Eskişehir'den salatalık, sarımsak, çalı fasulyesi vardı. Erkenden tükendi. Teşekkür ederiz" ya da "Bu tezgâhta Antalya Çıralı'dan limon, avakado, portakal, mandalina, nar vardı. Bitti, haftaya yine buradayız." cümleleri boş tezgâhları pazar bitene kadar şenlendiriyor. Her cumartesi boşalan her tezgâh bize gurur veriyor. Gelenimizin gidenimizin eksik olmadığı kalabalık cumartesiler bize ve yaptığımız işe destek veriyor.
Keşke yağmurda çamurda, soğukta da tezgâhlarımız dolop dolup boşalsa.
Ben hep sevinç gözyaşı döksem. Çiftçimiz kasaları dolu gelse, yüzünde tebessüm boş dönse memleketine, evine, çiftliğine...
Elime boşalan tezgâhlara yazı yazmak için kağıdı kalemi bir türlü alamadığım, pazarın müdavimlerinin bile gelemediği günler üzücü.
Sessiz oluyor, serin oluyor o zaman pazar. Kilometrelerce yol katedip uykusuz, bir gün önce özenle topladığı ürününü satmaya gelen çiftçinin İstanbul'a kadar harcadığını kazanamadan döndüğü o nadir günlerde üzüntüyle gözyaşı akıyor gözümden. Çilek kalmış, kavun karpuz eksilmemiş. Kaç kilo çileği evime götürsem, kaç kavun karpuzu alıp birilerine versem nafile.
Ne iyi ki ender oluyor üzüntülü günler. Ama keşke hiç olmasa. İyi bir yaz geçirdik, dilerim kış daha da iyi olacak.
Gelin, kar kış demeden tezgâhlara birlikte yazı yazalım.
Bugün siz ona gelin ki yarın o sizin olduğunuz semtlere gelsin.
Ekolojik pazarda her boşalan tezgâh, çabuk biten ürün, organik tarım potonsiyeli yüksek topraklarımıza, dünyanın toprağına, ruhumuzun ve bedenimizin toprağına saygı ve sevginin simgesi.

Haber No: 2232