-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Enerji etkin tasarımı: Örnek yapılar
Kategoriler: Ekolojik Mimari
Tarih: 04-Mayıs-2004
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


MİMAR olarak toplum ve doğaya karşı sorumluluk ve görevlerimizi yerine getirirken çevreye duyarlı yaratımı ilke ediniyoruz. Bu ilke çerçevesinde çalıştığımız konular arasında yenilenebilir (tükenmez) enerjinin kullanımı, doğadan yağmur sularının toplanarak kullanımı, gri su ve katı atık toplama değerlendirme (doğal döngülerin sağlanması), doğal yapı malzemeleri ve yenebilir peyzaj tasarımlarımız yer alıyor.

Çevreci ilkelere göre planlanmış yerleşimlerde erke, su ve diğer kaynaklar toplanır, ayrıştırılır, korunur, yeniden kullanılır ve dönüştürülür. Bu nedenle doğal ve yenebilir peyzaj özellikle yapıların tüm çevresini sarar. Güneş, doğal ışık, su, rüzgar vb. erke türleriyle bitki örtüsü, ağaç, ahşap, yosun, taş kerpiç, cam, çelik ve farklı malzeme türlerinin mekanda, yaygın ve yoğun bir şekilde yer aldığında, mekan yaratısı sanatıyla ekoloji ilişkisi kurulmuş olur.

Hasandede’de kerpiç ev

Hasandede’de yapılması planlanan ekoköyde bir öncü deney olarak yapılan kerpiç evde yaşam paylaşımı ve birlikte üretim amaçlandı. Bu amaç doğrultusunda evin yapımı komün üyeleri tarafından gerçekleştirildi. Nisan 1997’de atılan evin temelleri su basman seviyesine kadar yöresel taştan yapıldı. Bunun üzerine 50 cm. kalınlığında, “Analı kuzulu” olarak yörede bilinen tarzda, kerpiç duvar örüldü. Köyün eski ustalarıyla görüşülerek geleneksel yapım tekniği konusunda bilgi alındı. Isı depolama özelliği çok yüksek bir malzeme olan kerpiç bölgenin iklimi için çok uygundu. Yapının tabanında taş ve toprak dolgu üzerine ahşap kirişleme ve ahşap kaplama düşünüldü. Yine çatı örtüsü de ahşap kirişleme ve ahşap kaplama üzerine yörede yaygın olarak kullanılan hasır ya da saz serilerek üzerine toprak atılıp, sıkıştırılmasıyla yapıldı. Yeşil yüzeylerin dış mekana doğaya ve topluma kazandırılması amacıyla çatı örtüsünün yeşermesi ve yüzeyinin çeşitli amaçlar için kullanılması planlandı. Bina yüzeyinin en dikkat çekici öğesi olan doğramalar ahşaptan yapıldı. “Küçük güzeldir”i destekler nitelikte evin minimum ölçülerde tutulmasıyla gereksiz kaynak israfından kaçınıldı. Yörede ve yakın çevresinde bulunan malzeme kullanımı, hem taşıma masraflarını ortadan kaldırdı, hem çevreyi kirleten petrole dayalı ulaşımı indirgedi.

Güneş erkesinden yararlanma

Yapı özellikleri ve yüzeylerde kullanılan malzeme ve renk özellikleri nedeniyle güneş toplama özelliği taşıyor. Tüm yüzeyler, bir bütün olarak güneş toplayıcısı olması amacıyla bölge için optimum yön olan güneyden doğuya doğru 300° açı yapacak biçimde yerleştirildi. Yapı açıklıkları da bu yönde tasarlanarak doğrudan güneş erkesinden yararlanılması düşünüldü. Doğu ve batı yüzeylerindeyse gereken en az açıklık planlandı. Kuzey cephesi bir metreye kadar gömüldü ve sağır bırakılarak dış yüzeylerin olabildiğince azaltılması ilkesi uygulandı. Açık yüzeylerin oranı ve yönüyle ısı kayıplarını en aza indirgerken ısı kazançlarının da çoğaltılması amaçlandı. Yapının taban biçiminin kareye yakın tasarlanmasıyla dış yüzeylerin azaltılarak ısı kayıplarının minimize edilmesi planlandı. Yapıya ekli tasarlanmış sera sayesinde, hem bir ısıl tampon bölge oluşturarak evin dış etkilere doğrudan maruz kalması engellendi, hem de dolaylı kazanç yoluyla güneş erkesinden elde edilen ısının eve geçirilmesini sağlandı. Eve giriş olarak kullanılan sera, kış aylarında gündüzleri yaşama, hafta sonu kalacaklar için de yatma mekanı olarak tasarlandı. Serada gece yalıtımı düşünüldü. Kış gecelerinde sera yüzeyinin mekanik makaralı bir sistemle kapatılması planlandı. Seranın tabanı ısıl depolama amacıyla kaya dolgu olduğundan gündüz depolanan ısı, gece ev içine iletilmesi düşünüldü. Sera alanının bir kısmında da öncülerin kışlık gereksinimlerini karşılamak üzere sebze yetiştirilmesi tasarlandı. Evin dışında yalnızca gereksinim kadar yiyecek yetiştirmek amaçlı başka seralar da öngörüldü.

Fethiye, Durudeniz ekoköy ve yeraltı evleri

Bu yaratımda, binaların bir bölümü tamamen yer yüzeyinin altına gömülerek sadece pencerelerin ışık, manzara ve hava alma amacıyla açıkta kalması sağlandı. Eğimin çok fazla olması ve eğim yönünün ışık ve manzara için uygun olma koşularının sağlanma zorlukları nedenleriyle yaratılan bu tasarımın her noktada uygulanması olanaksızdı. Ancak hem yörede Fethiye geçmiş yaşamına, hem de Kapadokya yeraltı şehirlerine; geleneksele, gönderme yapılabildi. Yapıların tamamen veya kısmen yeraltına gömülmesi ekolojik bir yüzey tanımıydı.

Yapıların çatısında yenebilir peyzaj örnekleri olarak üretilen kabak, biber, patlıcan, yaşayanların gereksinimini karşılamakla birlikte site dışında da satılıyordu.

Yapıların eğime göre konumlanan diğer bölümü, eğimden yararlanabildiği ölçüde arka bölümünde toprağa gömülü ortak giriş mekanları planlandı.

Yüzey sularını toplayacak havuz yapıldı ve tasarlanan sarnıç, su deposuna dönüştürüldü. Depo üstü ise siteye giriş ve dinlenme mekanı olarak düzenlendi. Trafo, bekçi ve depo mekanları bütünleştirilerek yeraltına gömüldü, büyük bölümü taştan yapıldı ve bitki ile sarıldı.

Haber No: 190