-- GÜNCEL PROJELER:
-- GEÇMİŞ PROJELER:


Victor Ananias
101 Soruda Organik Ürün Rehberi




Karadeniz S.O.S. veriyor
Kategoriler: Biyolojik Çeşitlilik, Doğa Koruma
Tarih: 03-Kasım-2006
Yazdır | Arkadaşına Gönder | Yorum Ekle


Kirlilik Karadeniz'in ekosisteminde 'aşırı değişim'lere yol açtı. Avrupa'nın neden olduğu kirliliğin üçte birinin ulaştığı Karadeniz'de balık stokları da hızla azalıyor.


Kirlilik Karadeniz'in ekosisteminde 'aşırı değişim'lere yol açtı. Avrupa'nın neden olduğu kirliliğin üçte birinin ulaştığı Karadeniz'de balık stokları da hızla azalıyor.

Karadeniz'de her yıl oksijensizleşen alan büyüyor. Oksijen azalınca deniz kirleniyor, bakteri seviyesi artıyor ve mevcut canlı türleri ölüyor.
 
Bugün 31 Ekim Uluslararası Karadeniz Günü... Yaklaşık 8 bin 350 kilometre kıyı şeridine sahip Karadeniz'in flora ve faunası evsel ve endüstriyel kirlenme nedeniyle her geçen gün zayıflıyor.
 
Kirliliğin önlenmesi için başlatılan uluslararası çabalar da süreci engelleyemiyor.
 
Türkiye'nin yanı sıra Karadeniz'e kıyısı bulunan Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya ve Ukrayna'nın Karadeniz'in kirliliğe karşı korunması ve iyileştirilmesini kapsayan stratejik eylem planını imzalamalarının üzerinden 10 yıl geçti. Ancak kirliliğin önlenmesi konusunda önemli bir ilerleme sağlanamadı.
 
Kıyılardaki yapılaşma kirliliği artırıyor

Karadeniz'in kirlenmesi denizle sınırlı değil. Bölge de çevre kirlenmesi tehdidiyle karşı karşıya. Özellikle kıyı bölgesinde yeni yerleşim ve sanayi tesislerinin sayısı sürekli artıyor.
 
Buradan çıkan evsel ve endüstriyel atıklar giderek Karadeniz'i daha fazla kirletiyor. Aşırı kirlenen sular Karadeniz'deki biyolojik hayatın olumsuz etkilenmesine neden olurken, araştırmalara göre, Karadeniz, kıyılarındaki ülkelerin yanı sıra buraya akan nehirlerin geçtiği ülkelerin kirliliğinin de tehdidi altında.
 
Kirlilik kaynaklarından biri Tuna
 
Avrupa'nın neden olduğu kirliliğin üçte biri Karadeniz'e ulaşıyor. Burada en tehlikeli olanı ise Tuna Nehri olarak biliniyor. Kaynağını aldığı Almanya'dan Karadeniz'e doğru 120'den fazla koldan gelen suyu da alan Tuna Nehri, sanayileşmiş ülkelerden, tarımsal alanlardan ve yoğun yerleşim yerlerinden geçiyor.
 
Tuna Nehri, yaklaşık 81 milyon nüfus barındıran söz konusu yerlerden her yıl 900 ton bakır kirliliği alarak Karadeniz'e getirirken, bu da Karadeniz'in ağır metal kirliliğinden etkilenmesine neden oluyor.
 
Belirlemelere göre Karadeniz'de her yıl oksijensizleşen alan büyürken, deniz de 'boğuluyor'. Mevcut oksijenin önemli bölümünü ise düzensiz atıklar ve nütrientler (zemindeki besin tuzları) tüketiyor. Oksijen azalınca da deniz kirleniyor, bakteri seviyesi artıyor, yeni organizmalar geliyor ve bunun sonucunda da yaşayan canlı türleri ölüyor.
 
Balık varlığı
 
Bunlara 1980'lerin ortasında bir geminin balast suyu ile Karadeniz'e geldiği bilinen ve orijini Doğu Amerika kıyıları olan Mnemiopsis leiydi adlı canlının gelmesi eklendi.
 
Kısa sürede tüm Karadeniz'i kuşatan bu cins, balık larvaları ve küçük balıkların yumurtaları ile beslenirken, zamanla Karadeniz'deki varlığı 900 milyon tona ulaşan söz konusu canlı, hamsi ve istavrit gibi balık türlerinin azalmasına sebep oldu.
 
Karadeniz'deki ekolojik dengenin bozulmasıyla 40'lı ve 50'li yıllarda Karadeniz'in karakteristik türleri olarak göze çarpan birçok hayvan ve bitki türü günümüzde ya tamamen kayboldu ya da çok az miktarlarla temsil edilmeye başlandı.
 
Uzman görüşü...
 
Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) Sinop Su ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Bat, son 20-30 yıl içinde büyük nehirler yolu ile yaşanan kirlenmenin Karadeniz'in ekosisteminde önemli değişiklere neden olduğunu söyledi.
 
Özellikle nütrient maddenin artması sonucu Karadeniz ekosisteminin aşırı değiştiğini belirten Bat, ''bu değişikliklerden ilki 1980'de ortaya çıkmıştır. Bu da kendini anormal düzeyde fitoplankton patlamaları ve fazla miktarda medüz biomasında artışla kendini göstermiştir. Sonra bir loblu Ktenefor türü olan Mnemiopsis leiydinin Karadeniz ekosistemine dahil olmasıyla da tüm ekosistem temelinden etkilenmiştir'' dedi.
 
Karadeniz'in ekolojik özelliklerinin değişmesinde büyük nehirlerin önemli olduğunu bildiren Bat, ''Karadeniz, geçmişte birçok balık popülasyonunun yaşamak için uygun ortamı bulduğu bir su havzasıydı. Morfolojik yapısı ve oluşumu itibariyle derinliklerinde hidrojen sülfür gazının oluşturduğu Karadeniz, Tuna nehrinin getirdiği atıklar ile iyice kirlendi'' diye konuştu.
 
Uskumru, kofana, torik, çinekop kayboldu 
 
Bu kirlenmenin özellikle balık varlığına olumsuz etkilerini de vurgulayan Bat, Karadeniz ekosisteminde gözle görülür ilk radikal değişimlerin ticari balıkçılık ile kendini gösterdiğini belirtti.
 
Bat, "uskumru balığı kaybolmuş, palamut ve lüfer azalmıştır. Hamsi ve çaça azalmış, kofana, torik, çinekop kaybolmuştur. Hamsi balığının stoğu, boyu ve ağırlığı azalmıştır. Karadeniz'de havyarı ile tanınan ve nehir ağızlarında yaşayan Mersin balığının, kirlilik ve aşırı avlanma sonucu nesli tüketilmiştir. Pisi, dere pisisi, kalkan balıklarının da nesli azalmış popülasyonlarında hızlı düşüş meydana gelmiştir'' dedi.
 
Bat, Karadeniz'in özellikleri ile ekolojik hedef olarak insan etkilerinin en fazla görüldüğü denizlerden biri olduğuna da dikkati çekti.

Haber No: 1634