DESTEK OL!
HABERLER

Güdül’de Nasıl Bir Dönüşüm?

Published on 30 Temmuz 2019 under Buğday'dan Haberler
Güdül’de Nasıl Bir Dönüşüm?

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği olarak Ankara’nın Güdül İlçesi’nde, GEF Küçük Destek Programı’nın (SGP) desteğiyle, odağında yerel çiftçi ve üreticilerin olduğu bir proje yürütüyoruz: “Güdül’de Gıda Topluluklarıyla Agroekolojik Dönüşüm”. Amacımız tüketicilerin ve gıda topluluklarının yöre çiftçileriyle temasını artırarak, doğa ve insan dostu tarım ve hayvancılık uygulamalarını yaygınlaştırmak.

Günümüzün endüstriyel üretim ve tüketim sistemleri birçok yakıcı soruna sebep oluyor: Doğal çevrenin tahribatı, tarımsal mirasın kaybı, temiz gıdaya erişim zorluğu, sosyal adaletsizlik, sağlık maliyetleri ve diğerleri. Bizler bu projemiz ile, küçük ölçekli ekolojik çiftçiliğe ve kısa tedarik zincirlerine dayalı ‘agroekolojik’ bir gıda sistemi yönünde kolektif adımlar atılmasını hedefliyoruz. Bu bilgi notu ile, konuyla ilgili olarak şimdiye kadar yapılan çalışmaları ve bundan sonrasına yönelik öngörülerimizi paylaşmak istedik.

Güdül, Ankara’nın kuzeybatısında, Köroğlu Dağları’nın güneybatı yamaçlarında yer alan bir ilçe. Genç nüfusun azlığı, tarımsal üretimin ve diğer ekonomik faaliyet alanlarının sınırlı olması gibi çeşitli sorunları olsa da, hâlâ üretken köylüleri, büyük ölçüde temiz olan verimli arazileri, kırsal yaşam kültürü, zengin yaban hayatı, tarihi ve kültürel değerleriyle, doğal üretim ve kırsal turizm için önemli avantajlara sahip.

İlçenin tarımsal zenginliğiyle ilgili birkaç ipucu iletelim. Daha net bilgileri proje sürecinde toparlayıp paylaşacağız. Güdül’de enginar, börülce ve antep fıstığı gibi Ankara’da olmaz sanılan birçok ürün yetişebiliyor. Yakın zaman öncesine kadar pirinç ve pamuk tarımı yapılmaktaydı. Türkiye’nin en büyük bitişik bağ alanı olduğu söylenen bir alanda 20’den fazla atalık üzüm çeşidi yetişiyor. Yerel domates çeşitleri, dutları ve kirazları Ayaş’ı aratmıyor. Boyotu (keyman), Peygamber arpası, hünnap, üvez, dağ ıspanağı gibi yöreye özgü ürünler var. Çok sayıda atalık nohut çeşidi ve kökeni çok eskilere dayanan leblebi üretimi var. İlçe sınırları içinde çok sayıda Ankara keçisi ve yerli kara sığır yetiştiriliyor. Yöresel mutfak kültürü çok zengin.

Ekim 2018’de başlayan proje geliştirme sürecinin öncesinde, Güdül’ün Tahtacıörencik Köyü’nde, yaklaşık 10 yıldır, gıda topluluklarının desteğiyle devam eden bir doğal üretim hareketi vardı. (Bilgi için bkz: www.tahtaciorencik.org). Zaman içinde Güdül’ün diğer köylerinden bu çalışmalara dahil olmayı talep edenler oldu. “Güdül’de Gıda Topluluklarıyla Agroekolojik Dönüşüm” projesi bu şekilde ortaya çıktı. Proje fikrinin bileşenleri şunlardı:

  • Güdül’ün tarımsal mirasını ve mutfak kültürünü belgelemek.
  • Doğa-dostu ve zehirsiz tarım yöntemlerini uygulamak isteyen “öncü” çiftçileri tespit etmek ve onların tanınırlığını sağlamak.
  • Tüketici gruplarının ve ilgili STK’ların üretim alanlarına ziyaretler yapmasını sağlayarak onları çiftçilerle tanıştırmak.
  • Çiftçilere uygulamalı eğitimler vermek ve üretim danışmanlığı sağlamak.
  • Tahtacıörencik Köyü’nde bir agroekolojik uygulamalar bahçesi oluşturmak.
  • Güdül ve Ankara’da farkındalık artırmaya ve katılım sağlamaya yönelik etkinlikler düzenlemek.

Proje geliştirme dönemi içinde, Ankara, Güdül ve Tahtacıörencik’te çeşitli paydaşların katılımıyla danışma toplantıları yapıldı. Güdül yerelinde öncü çiftçi adaylarıyla, İlçe Tarım Müdürlüğü’yle, Güdül Kaymakamlığı’yla ve Güdül Belediyesi’yle görüşüldü ve proje fikirleri birlikte geliştirildi. Güdül’ün tarımsal mirası ve önündeki fırsatlar, üreticilerin yaşadıkları zorluklar ve ihtiyaçlarıyla ilgili veriler toplandı, değerlendirildi ve proje dosyası güncellendi. Sonuç olarak Güdül İlçe Tarım Müdürlüğü, Güdül Belediyesi, DBB (Doğal Besin, Bilinçli Beslenme Ağı), Uluslararası Topluluk Destekli Tarım Ağı (URGENCI) ve Fransa tabanlı bir agroekoloji derneği olan Terre et Humanisme’in destekçi olarak yer aldığı bir proje ortaya çıktı.

18 aylık bir uygulama dönemi olan proje resmi olarak Haziran 2019’da başlamış olsa da, hedeflere yönelik faaliyetler daha öncesinden başladı: 

2019 başından itibaren Agroekolojik uygulamalar bahçesi için planlama çalışmaları, fide üretimleri ve doğa dostu tarım uygulamaları başlatıldı. 2020 sonuna kadar yerel tarım bitkilerinin ekilerek korunmasını, kompost yapımını, toprak iyileştirme uygulamalarını ve bir gıda ormanı örneklemesini de içeren bir dizi faaliyet gerçekleşecek. Yapılan faaliyetler yazılı ve görsel olarak kayda geçirilerek deneyim paylaşımı olarak ilgili kesimlere sunulacak. Ayrıca proje kapsamındaki öncü çiftçilerle alanda uygulamalı eğitimler yapılacak.

Öncü çiftçilerin üretim alanlarında da bazı pilot uygulamalara başlandı. Azime Moyluoğlu (Karacaören) bostanında ‘kardeş bitkiler’ yöntemiyle ekim, sıvı gübre olarak yabani ot çayı uygulaması, Özkan Baş’ın (Güdül merkez) bostanında bitki besin desteği olarak ısırgan otu çayı ve samanla yoğun malçlama, Halit Akbulut’un bahçesinde (Karacaören) sistemik kimyasallara alternatif olarak mantara ve böceklere karşı karşı gülleci bulamacı uygulaması, Ali Karaca’nın (Güdül merkez/Kuşcular) bahçesinde kiraz sineğine karşı feromonlu tuzak uygulaması…

Birlikte çalışmaya başladığımız, üretim alanlarında zehirsiz-doğal yöntemleri artırma uğraşında olan diğer çiftçilerimiz arasında Mağfiret-Ömer Çeliktaş (Karacaören), Akif Yörük (Karacaören), Nursemin-İbrahim-Necati Duran (Tahtacıörencik), Zeki Gürkan (Güdül merkez) ve Yunus Çevik (Tahtacıörencik) ve Hasan Türe (Güdül Merkez) var. Proje geliştirme dönemde tanışma şansı bulduğumuz ve çalışmalara katılmasını arzu ettiğimiz diğer pek çok çiftçi adayımız arasında da Durmuş Akça (Kavaközü), Ekrem-İsmail Zoroğlu (Yelli),  İsmail Akbaş (Kavaközü), Ayhan Demirel (Yeşilöz) var. Yine proje kapsamında çalışmalara dahil olmasını beklediğimiz, Tahtacıörencik Köyü’nde doğal üretim için çaba gösteren Gülay Akyüz, Adnan Durmuş, Havva Sağlam, Arif Yıldırım, Hüseyin-Fatma Korkmaz, Necati Cebeci, Ayşe-Hüseyin-Merve Araç, Durmuş-Yurda Minaz, Zeynep-Oğuz Aygün, Havva Uçak, Rahime Çevik, Hilal Kurban, Özge-Orkun Dişci ve diğerleri…

Yine 2019 yılı içinde, Güdül’e ve köylerine proje dönemine hazırlık niteliğinde ziyaretler de gerçekleşti:

4 Mayıs’ta Sürdürülebilir Yaşam Derneği üyeleri ile birlikte bir ziyaret gerçekleştirdik. Katılanlara projemizi anlattık ve bazı üreticilerle tanışma fırsatı sunduk.

25 Mayıs’ta projemizin destek ekibinde yer alan 20 kişilik bir grupla Güdül ilçe merkezi, Tahtacıörencik köyü ve Yeleş uygulama bahçesine bir gezi düzenledik.

31 Mayıs tarihinde ICOMOS Uluslararası Anıtlar ve Sitler Günü vesilesiyle, ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde düzenlenen “Kırsal Miras: Anlamadan Korumaya” başlıklı uluslararası sempozyuma Güdül Belediye Başkanı Muzaffer Yalçın, önceki dönem Belediye Başkanı Hava Yıldırım, proje ekibinden Ceyhan Temürcü, Gizem Tutumlu ve Sıla Özkavaf katıldı. Ceyhan Temürcü proje faaliyetlerini de içeren bir sunum, Muzaffer Bey ve Havva Hanım da Güdül’deki çalışmalarla ilgili kısa birer konuşma yaptılar. 1 Haziran’da ise etkinliğin alan çalışması olarak Beypazarı merkez, Tahtacıörencik Köyü, Kayı Köyü ve Güdül merkezi kapsayan bir alan gezisi düzenlendi.  

Önümüzdeki süreçte, derneklerimizin Web siteleri ve sosyal medya araçlarımızla bilgi paylaşımını artıracağız. Öncü çiftçilerin görünürlüğünü sağlayacak ve onlar için destek gruplarının oluşmasını teşvik edeceğiz. Çiftçilerin uygun gördüğü zaman ve şekillerde ziyaret davetlerini yayınlayacağız. Uygulama bahçesinde ve öncü çiftçilerin arazilerinde gerçekleşen temiz ve doğa-dostu üretim yöntemleri ile ilgili bilgi aktarımları yapacağız. Proje web sitemiz devreye girdiğinde bu bilgi akışı daha da sürekli hale gelecek. Ayrıca Ankara’da ve Güdül’de yapacağımız çalıştay ve seminerler ile ilgili kesimlerin çalışmalara katılımını ve toplumdaki genel farkındalığı artırmaya çalışacağız.

Tagged:

0 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaş