[ Sıkça Sorulan Sorular ]

Ana Sayfa
Haberler
Yazılar
Yazarlar
Ekolojik Halk Pazarı
Ta Tu Ta
Rehber
İletişim
English

Hakkında
Tarihçe
Biz Kimiz
Üyelik
Tüzük
Gönüllü Formu
Katkıları ile...

Tanrı bir çömlek ustasıdır ve biz insanlar da onun kiliyiz. Onun tornası sürekli döner ve bizleri istediği gibi şekillendirir. Kimimizi testi, kimimizi çömlek, kimimizi saksı, kimimizi lamba şeklinde yaratır. Bazılarımız su, bazılarımız şarap, bazılarımız süt veya bal, bazılarımızsa işik taşırlar. Kırılırsak O buna aldırmaz ve geri dönüp bize bakmadan yeni kaplar yapmaya devam eder.
Nikos Kazancakis 


Buğday'ın
Hukuk Danışmanlığı

tarafından,


Buğday'ın
Mali Müşavirlik Hizmetleri
Mazars Denge


tarafından yürütülmektedir.
Her iki kuruma da Buğday'ın çalışmalarına verdikleri katkıdan dolayı teşekkür ederiz.
Tüketim toplumuna bir direniş; Güneş evi
Uygar Özesmi
18/03/2004

Yazdır | Yorum Ekle | Arkadaşına Gönder
Diğer Sayfa(lar): 1  

Doğayla uyumlu mimari

AMERİKALI düşünür ve doğa tarihçisi Henry David Thoreau (1817-62) ormandaki yalnızlığına çekilerek yazdığı kitabı Walden’ın ekonomi bölümünde ev yapmanın felsefesini çok güzel açıklıyor:

"Filozof olmak sadece incelikli düşüncelere sahip olmak ve hatta bir okul kurmak değildir, bilgeliğin gerektirdiği basit, bağımsız, alicenap* ve inançlı bir hayat sürdürebilecek kadar bilgeliği sevmektir. Hayatın birtakım problemlerini sadece teorik olarak değil, pratik olarak da çözmektir".

Düşünür ve yaban hayatı bilimcisi Aldo Leopold ise ahlakın evrimsel süreç içinde ortaya çıkışını, birbirimize bağımlı bireylerden oluşan bir toplum oluşumuza dayandırıyor. Bundan yola çıkarak sadece insan olarak birbirimize bağımlı olmadığımızı, aynı zamanda varlığımız için yeryüzündeki canlı ve cansızlara da bağlı bulunduğumuzu, bunun için ahlaki değerlerimizi genişletmemiz gerektiğini söylüyor. Leopold, genişleyerek canlı ve cansız her şeyi kapsayan bu yeni ahlak anlayışına ise "toprak ahlakı" diyor. Leopold’a göre; "toprak ahlakı, Homo sapiens’i toprak toplumunun istilacısından basit bir üyesi ve vatandaşı haline dönüştürüyor."

Modernist düşüncenin etkisinde kalarak, fakat postmodern eleştiriyi de dikkate alarak, "alicenap hümanizm", ev yapmanın düşünsel temelini oluşturabilir. "Alicenap hümanizm", aşağıdaki tanımda görüldüğü gibi, bir evin insanmerkezcilliğini reddetmiyor, insanmerkezcilliği biyomerkezcilliğin içine gömüyor. "Alicenap hümanizm"e göre, insan, hayatını idame ettirme ve doğal kaynakları kullanma hakkına sahiptir, fakat bunu yaparken başka canlı topluluklarını doğrudan veya dolaylı olarak tehdit etmemenin yanı sıra, canlıların yaşam alanlarını ve popülasyonlarını koruyan ve biyoçeşitliliği artıran ekosistemin işlev ve yapısını korumakla yükümlüdür. Bunu yaptığı zaman insanın doğadaki ayak izleri küçülecektir. "Alicenap hümanizm"de amaç, daha uygar bir toplum olmak için bütün ölçeklerde, zamansal ve mekansal boyutlarda, insanların, diğer insanlar, canlılar ve doğanın tümü hakkındaki bilgilerini ve onlara verdiği değeri pekiştirmektir. "Alicenap hümanizm", insanları "bütünleşik" değerlendirmez, örneğin kamu yararı adına baraj altında tarım arazileri bırakarak köylüleri mağdur etmez, önce toplum içinde en zor durumdaki insanları düşünür. Aydınlanma felsefesini ve modernizmi, kibirli hümanizm ve tüketim toplumunun elinden kurtarmaya çalışır.

Doğadaki ayak izlerimizi küçülten bir ekolojik güneş evi yapmak da "alicenap hümanist" bir projedir. Güneş evi, enerjisini ekosistemlerde olduğu gibi -araya en az üretim aşaması ve dağıtım mekanizması sokarak- doğrudan güneşten sağlar. Hayatın temeli güneştir, güneş evi güneşe dönerek hayatla bütünleşir. Böylece yüksek modernist enerji santrallerinin üretim ve dağıtımı sırasında neden olduğu eko-sistem tahriplerinden, yaşam alanlarının bölünmesi ve yok edilmesinden nispeten uzak durur, bu yüksek modernist projelerle yerel halkların bütünleşik toplum yararı adına mağdur edilmesini engeller. Güneş evi, insanın "dünyaya hakim olma" kibrinin ve insanlığın tüketim toplumuna dönüşümünün son aşaması olan küreselleşmeye karşı bir direniştir. Fakat alicenaplığı ile, küreselleşmenin hümanist değerlerini reddetmez. Amacı, küreselleşmenin içinde yer alırken, küreselleşmeye karşıt bir yapı ile küreselleşmenin yeniden tanımlanması için -söylemin yanında- fiziki bir gerçeklik sağlamaktır.

Güneş evi, küreselleşme gerçekliğine karşıt yapısını, kullandığı yerel malzeme, yapı biçimi ve ekolojik bir güneş evinin gerekli kıldığı hayat tarzıyla ortaya koyar. Günümüz çalışma koşullarında insanın "alicenap hümanist" yaklaşımı benimseyebilmesi için gerekli olanakları sağlar. Bu ekolojik barınak, uluslararası patentlere dayanan prefabrike veya endüstriyel süreçlerle üretilmiş, pek çok değişik ülkeden gelen ham ve işlenmiş maddelerle, uzak, bilmediğimiz bir yerde üretim süreci tamamlanan, sonra taşınarak geldiği mekanda birleştirilen bir küresel malzeme ile değil, yerel, hatta yerinde toplanan ve işlenen, yerel işgücüne dayanan malzemelerle üretilmiş bir yapıdır.

Biz istesek de istemesek de, kullandığımız ürünler ve uluslararası yaşam tarzlarımızla çoğumuz, küresel sistemin bir parçasıyız. Güneş evimizi yaparken elektrik enerjisi üretimi için küresel malzeme diyebileceğimiz güneş pilleri (PV) gibi malzemelerden yararlanmak zorunda kalabiliriz. Kimi zaman küresel malzeme bize felsefi bir çelişki gibi görünse dahi, bu, çelişkilerden çıkan bir yaratıcılıktır. Sistemin bir parçası olmamız, ona teslim olmamız anlamına gelmez. PV sistemleri gibi küresel malzeme ve yanında yerel malzemelerle, yaşam tarzlarımızla sistemin dışına çıkmadan sistemi yeniden tanımlayabilir ve alt edebiliriz. "Alicenap hümanizm"le doğadaki ayak izlerimizi küçültebilir ve seçimlerimizle yaptığımız direnişi, hayatın her alanına olduğu gibi evimize de yayabiliriz.

Güneşkaya Evi...

Uygar ve Stacy L. Özesmi / Erciyes Üniversitesi / Çevre Mühendisliği Bölümü

Astrid Schmeing / Karlsruhe Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi

Güneşkaya evini yaparak, doğadaki ayak izlerimizi küçültmek ve her şeyi yutan küreselleşme ile tüketim toplumuna direnerek, toplumsal dönüşümü katalize edebilecek bir barınak yapmayı amaçlıyoruz.

Güneşkaya, kayalık bir bölgede, batıya bakan bir yamaçta yer alıyor. İsmini yerel özelliklerden, yani doğanın kendisinden alıyor. Kayseri’nin eski bağlarında 6 bin 800 m2 arazi içine yapılacak Güneşkaya evi, Erciyes Dağı’nın volkanik kayaları üzerine, arazideki gri ve kırmızı tonlardan oluşan andezit taşlarından inşa edilecek. Temel kaya gri ve kırmızı tonlardan oluşan andezitlerden oluşacak. Yörede Ekim’den Nisan ayına kadar ev ısıtması Haziran’dan Ağustos’a kadar da ev soğutması gerekiyor. Bu nedenle Güneşkaya evi, fazla sıcaklık dalgalanmaları olmadan 20 derecelik ısıyı koruyacak şekilde, pasif solar bina olarak tasarlandı.

Güneşkaya evi, elektriğini güneş pili sistemi ile üretecek. Ancak, güneş pillerinin ekonomik olabilmesi için evde enerji kullanımının irdelenmesi gerekiyor. Nelerin yaşam için gerekli olduğu ve nerelerden enerji tasarrufu yapılabileceği belirlenmelidir. Bu analize göre Güneşkaya evi için toplam elektrik enerjisi ihtiyacı, aylık 74 kw saat. Güneşkaya evi, tüketim alışkanlıklarını değiştirdiği gibi, ayda 176 kw saat enerji tasarrufu da sağlayacak (ortalama bir evin aylık elektrik enerji sarfiyatı 250 kw saat civarında). Ayrıca Güneşkaya evi, enerjisini kendisi üreterek kullanıcılarını, baraj altında kalan tarım arazilerinin, evinden yurdundan olan insanların, termik santrallere bağlı asit yağmurlarının ve sağlık problemlerinin, karbondioksit üretiminin sorumluluklarından kurtaracak. Güneş pilleri, kendi üretimi için gerekli olan enerjiyi 2-3 yılda kendisi çıkarıyor ve sonradan ürettiği enerji kâr hanesine yazılıyor.

Güneşkaya’nın tasarımında rüzgar hızları ve yönleri dikkate alınıyor. Kapı ve pencerelerin konumu, yazın rüzgarın içeri alınıp devridaime yardımcı olacak, kışın ise ısı kaybını önlemek için rüzgarlardan koruyacak şekilde yapılacak.

Güneşkaya evi, basit kompost tuvalet, gri su sistemi ve kendi kendini ısıtan pasif solar sistemi kullanacak. Su ısıtması içinse güneş panellerinden yararlanacak. Bu şekilde su ve yakıt tasarrufu, bahçe için gübre ve gri su sağlayarak yüzey sularının kirlenmesini önleyecek. Kullanılan sistemler deterjan ve diğer kimyasalların kullanımını da sınırlayarak tüketim alışkanlıklarını değiştirecek özellikte. Güneşkaya’da yaşam, güneşin, enerjinin, çöpün, suyun ve dışkının takibini gerektirdiği için, içinde yaşayanların, bağımlılıklarının ve bu bağımlılıkların etkilerinin farkına varmalarını da sağlayacak.

90 m2 alana oturacak olan ev, yazları açılarak bahçeye ve teraslara doğru genişleyebilecek. Yerel yapı malzemelerinden yararlanılacak, çevresel yaklaşımları gereği yeniden kullanılmak üzere, yıkılan binalardan kurtarılmış yapı malzeme ve elemanları alınacak.

Biz, insanlara zevkli, ekonomik ve kendi biçimlendirebilecekleri bir seçenek sunulduğu zaman toplu dönüşümün gerçekleşebileceğine inanıyoruz. Toplum, bu seçeneklerin farkına ancak görerek ulaşabilir. Bu nedenle Güneşkaya evi, insanlara bu seçeneği sunacak bir deneyim evi olacak.

* Alicenap: Yüce gönüllü

Yazdır | Yorum Ekle | Arkadaşına Gönder
Diğer Sayfa(lar): 1  

Yazarın Tüm Yazıları
Yazı/Makale Türündeki Tüm Yazılar
İlgili Kategoriler:
  Ekolojik Mimari

  • En temel ihtiyac isbirligi ve iletisim

  • Mukadder Usanmaz

  • Video Arsiv

E-Bültene üye ol
Haftalık E-Bülten listemize üye olmak için e-posta adresinizi giriniz.
E-Posta *

İsim

Soyad

%100 Ekolojik Halk Pazarı


Ayın şu anki konumu Uydumuz Ay, üzerimizdeki etkisini hatırlamamızı bekliyor!




üst © 2004 - 2010 Bugday Ekolojik Yaşam Kapısı.. | portal@bugday.org | Gizlilik Sözleşmesi 

Tasarım ve Programlama: Mesut TUNGA